Kelime ve Kelime Türleri

KELİME


Türkçe kelimeleri anlamlarına, yapılarına ve cümlede aldıkları görevlere göre sınıflandırabiliriz. Bu sınıflandırma aşağıdaki tabloyu meydana getirir.

ANLAMLARINA GÖRE KELİMELER

§ Zıt Anlamlı Kelimeler

§ Eş Anlamlı Kelimeler

§ Eş Sesli Kelimeler

§ Zıt Anlamlı Kelimeler

§ Mecaz Anlamlı Kelimeler

YAPILARI BAKIMINDAN KELİMELER

§ Basit Kelimeler

§ Türemiş kelimeler [Çekim ve yapım ekleri]

§ Birleşik Kelimeler

GÖREVLERİ BAKIMINDAN

§ İsim Olan Kelimeler

§ Sıfat Olan Kelimeler

§ Zamir Olan Kelimeler

§ Zarf Olan Kelimeler

§ Edat Olan Kelimeler

§ Bağlaç Olan Kelimeler

§ Ünlem Olan Kelimeler

§ Fiil Olan Kelimeler

§ Fiilimsiler

DİĞER KELİME ÇEŞİTLERİ

iÜü[Edatlar, Baglaçlar, Ünlemeler]



ANLAMLARINA GÖRE KELİMELER

§ Zıt Anlamlı Kelimeler

§ Eş Anlamlı Kelimeler

§ Eş Sesli Kelimeler

§ Zıt Anlamlı Kelimeler

§ Mecaz Anlamlı Kelimeler

1. Zıt Anlamlı Kelimeler: Anlam yönünden birbirinin karşıtı olan kelimelere ZIT (KARŞIT) ANLAMLI KELİMELER denir. çok - az, akıllı - akılsız, zor - kolay, arka - ön, sağ - sol...

2. Eş Sesli Kelimeler: Yazılışları ve okunuşları aynı, anlamları farklı olan kelimelere EŞ SESLİ (SESTEŞ) KELİMELER denir.

Gül, çok sevdiğim bir çiçektir.
Gül, sınıfımızın en çalışkan öğrencisidir.
Anlatılan fıkraya herkes güldü.

3. Eş Anlamlı Kelimeler: Yazılış ve okunuşları ayrı, anlamları aynı olan kelimelere EŞ ANLAMLI (ANLAMDAŞ) KELİMELER denir. nemli - rutubetli, sor - güç, okul - mektep, öğretmen - muallim

4. Terim Olan Kelimeler: Bilim, sanat, meslek ve teknik konularda bazı kavramları karşılayan kelimelere TERİM denir.

Coğrafya terimi Ada, dağ, ova, deniz, göl, nehir...
Hukuk terimi Anayasa, kanun, dava, davacı, mahkeme...
Geometri terimi Açı, kenar, köşegen, kare...
Matematik terimi Toplama, çıkarma, eksi, artı, kalan, denklem...
Edebiyat terimi Roman, piyes, masal, hikaye, denem, makale...
Müzik terimi Nota, solfej, türkü, şarkı...

5. Mecaz Anlamlı Kelimeler: Kelimelerin cümle içinde, sözlük anlamlarından başka anlamlarda kullanılmasına MECAZ anlamı denir.

Keçi ağaçların baş düşmanıdır
Keçi gibi birisin
Aslan, ormanların kralıdır.
Ahmet Ali'yi gösterip: "Aslana bak aslana." dedi.

6. Deyimler, Özdeyişler ve Atasözleri
1. Deyimler : Bir anlamı karşılamak amacıyla, birden çok kelimenin gerçek anlamı dışında kullanılarak oluşturdukları kalıplaşmış sözbirliğine DEYİM denir. Kafası kızmak, Gözünü budaktan esirgememek...

2. Özdeyişler: Kim tarafından söylendiği belli olan, kısa ve özlü sözlere ÖZDEYİŞ (VECİZE) denir.

Ben sporcunun zeki, çevik, aynı zamanda ahlaklısını severim (Atatürk)
Bana arkadaşını söyle sana kim olduğunu söyleyeyim. (Cervantes)

3. Atasözleri: Söyleyeni belli olmayan, toplumumuza mal olmuş, kısa, özlü ve kalıplaşmış sözlere ATASÖZÜ denir.

Akacak kan başta durmaz.
Boş çuval ayakta durmaz
Bilmemek ayıp değil, sormamak (öğrenmemek) ayıptır



YAPILARI BAKIMINDAN KELİMELER

§ Basit Kelimeler

§ Türemiş kelimeler [Çekim ve yapım ekleri]

§ Birleşik Kelimeler

1. Basit Kelimeler: Kelime kökü ek alsa bile anlamca bir değişikliğe uğramamışsa, bu tip kelimelere BASİT KELİMELER denir. Genellikle kök halindeki (bazen gövde) kelimelerdir.

Yurdumuzun denizleri balık yönünden pek zengin sayılmaz. (Burada "deniz" kelimesi -leri ekini almasına rağmen anlamı değişmemiştir. buna göre "deniz" ismi basit bir kelimedir.

2. Türemiş Kelimeler: Kök veya gövde halindeki kelimelere yapım ekleri eklenerek meydan gelen yeni kelimelere TÜREMİŞ KELİME denir.

Kelimeler, sonlarına bazı ekler alarak değişik biçimlerde cümlede kullanılırlar.
Türkçe de ekler ikiye ayrılır:

1. Yapım Ekleri: Kelimelerin sonlarına eklenerek yeni anlamda kelimeler türeten eklere YAPIM EKLERİ denir.

Dilimizde çeşitli yapım ekleri vardır: -lik, -li, -ci, -cik, -sız, -şer, -cık, -im, -ma, -iş, -si, -gen, -tı, -giç, -gın... Bu ekler ses uyumuna göre kelimelere eklenirler.

mimar - mimar_lık, göz - göz_lük, duvar - duvar_cı

2. Çekim Ekleri: Eklendikleri kelimeleri çekimli hale getiren, yani yeni anlamda kelime türetmeyen eklere ÇEKİM EKLERİ denir. Çekim ekleri kelimelerden yeni kelime türetmezler.

ders + ler + i + miz + de __ derslerimizde .................. kaldır + dı __ kaldırdı

3. Birleşik Kelimeler: Dilimizde iki veya daha fazla kelime birleşerek başka anlamda yeni bir kelime meydana getirirler. Böyle kelimelere BİRLEŞİK KELİME denir.

Beşiktaş, Çanakkale, devekuşu...



DİĞER KELİME ÇEŞİTLERİ

Edatlar: kendi başlarına anlamı olmayan, ancak cümlede beraber kullanıldığı kelimeler arasında ilgi kuran kelimelere EDAT denir.

İçerde bulunan birkaç çalı çırpı ile ateş yaktık.
Aslan gibi ****kanlı diye seni tanıttı.
Ahmet'e göre sen daha çalışkansın.
Yaşamak için çalışmak l3azım.

Dilimizde kullanılan edatların büyük bölümü tümleç olarak kullanıldığında zarf tümleci gibi görev yaparlar. Unutulmaması gereken şudur: Edat olan kelimeler yalnızca kelimeler arasında ilgi kurarlar.


Başka edat olan kelimeler: dek, deği, üzere, karşı, beri, yana, bile, öte, iken,ötürü...

Bağlaçlar: Cümleler arasında ilgi kuran, birbirine bağlayan kelimelerdir. Tek başlarına anlamsızdırlar. Ancak cümle içinde anlam bulurlar.
ki, ya da, ama, lakin, veya, veyahut, fakat, meğer, zira, madem, ile...

Açlık ve yorgunluktan gözleri kapandı.
Hem gel diyorsun, hem de beni beklemiyorsun...

Ünlemler: Sevinme, kızma, korku, acıma, şaşma gibi ansızın beliren duyguları, bazı sesleri belirtmeye yarayan kelimelerdir.
Ünlemler, ünlem cümleciklerinde kullanılır ve bu çeşit cümlelerin sonuna ünlem işareti konur.

Mükemmel! Harika! Şahane!
Yaşa, varol!
Eyvah, yanıyoruz!






SÖZCÜK TÜRLERİ TEST - 1
1. "Artık" sözcüğü aşağıdaki cümlelerin hangisinde ad. olarak kullanılmıştır?
A) Yemek hazır, artık sofraya oturabiliriz.
B) O bardaktaki artık suyu dökebilirsin.
C) Yemek artıklarını değerlendirmemiz gerekir
D) Havalar ısındı, artık kar yağmaz.
E) Sus artık, biraz da beni dinle!
(1995-ÖSS)
2. "Bu" sözcüğü, aşağıdaki dizelerin hangisinde tür bakımından ötekilerden farklıdır?
A) Kolay değil bu dünyadan ayrılmak
B) "Bu taşındır" diyerek Kabe'yi diksem başına
C) Bu eller miydi resimleri tutarken uyuyan
D) Gönlüm bu sevincin heyecanıyla kanatlı
E) Ağır ağır çıkacaksın bu merdivenlerden
(1993-ÖSS)
3. Aşağıdaki cümlelerin hangisindeki altı çizili sözcük, sözcük türü bakımından ötekilerden farklıdır?
A) Yeni bir kitaplık alması gerekli.
B) Bugünlerde sende bir durgunluk var.
C) Ağır işittiği için kulaklık kullanıyor.
D) Yalnızlık en korktuğu şeydi.
E) Kışlık odun ve kömürünü yazdan aldı.
(1988-ÖYS)
4. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde soru zamiri vardır?
A) Arkadaşın Ankara'ya ne zaman gelmiş?
B) Bu tabağı buraya kim koymuş olabilir?
C) Ben de onunla gidebilir miyim?
D) Kaçıncı katta oturuyorsunuz?
E) İstanbul'a ilk kez mi gidiyorsun?
(1995-ÖSS)
5. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde, soru anlamı bir zamirle sağlanmıştır?
A) Bunca sıkıntıya neden katlandınız?
B) Bu romanı benden sonra kim okumak ister?
C) Bu çiçeklere kaç para verdiniz?
D) Kaçıncı katta oturduğunu söyledi mi?
E) Bana gizlice ne söylediğini biliyor musunuz?
(1983-ÖYS)
6. "Kimi zamirler, özneyi pekiştirerek belirtirler. Bunlar tek başlarına asıl şahıs zamirlerinin yerini tutabildikleri gibi, onlarla birlikte de kullanılabilirler."
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bu açıklamaya uygun bir zamir vardır?
A) Doğrusu, onun sözüne pek kulak asmadım.
B) Bence, alınan sonuç pek de olumlu değildi.
C) Bu elbiseyi ben kendim diktim.
D) İşittiklerimiz bunları doğrular nitelikteydi.
E) Ahmet o yaz, tatilini bizde geçirecekti.
(1989-ÖSS)
7. "O" sözcüğü, aşağıdaki cümlelerin hangisinde kişi adılı (şahıs zamiri) olarak kullanılmıştır?
A) Çocuklar o ağacı sulamışlar.
B) Annesi onu, biraz önce hastaneye götürdü.
C) Kitaplıktan o kitabı alıp gitti.
D) Ben bu evi değil, onu beğendim.
E) Dosyayı göstererek: "Onu bana ver." dedi.
(1998-ÖYS)
8. Aşağıdaki cümlelerin hangisindeki altı çizili sözcük, sözcük türü bakımından ötekilerden farklıdır?
A) Balıkçılar, saatlerce azgın dalgalarla boğuşmak zorunda kalmışlar.
B) Barakayı aydınlatan lambanın ölgün ışığı altında-okumaya çalışıyordu.
C) Orası, eskiden bir sürgün yeriymiş.
D) Esmer ve dolgun yüzü ile annesine çok benziyor.
E) Büyüdükçe çevresine karşı İlgisiz, suskun bir çocuk olmuş.
{1997-ÖYS)
9. Çocukken, seslerin hep o(I) minicik(II) kutunun içine doluştuğunu sanırdım. Düğmesi çevrilince o(III) , evimizi hoş nağmelerle doldururdu.
Yukarıdaki cümlelerde numaralanmış sözcüklerin türleri, aşağıdakilerin hangisinde sırasıyla doğru olarak verilmiştir?
A) İşaret sıfatı Niteleme sıfatı İşaret zamiri
B) İşaret sıfatı Belgisiz sıfat Kişi zamiri
C) İşaret zamiri Niteleme sıfatı Kişi zamiri
D) Kişi zamiri Belgisiz sıfatı İşaret zamiri
E) İşaret sıfatı Sayı sıfatı Kişi zamiri




SÖZCÜK TÜRLERİ TEST - 2
10. Aşağıdaki dizelerin hangisinde, somut bîr addan türeyip somut bir varlığı niteleyen sıfat vardır?
A) İçindeyim şimdi o alaca sessizliğin.
B) Ne vefalı komşumuzdun sen Fahriye Abla.
C) Bırak yorgun başları bu taşlarda uyusun.
D) Sonsuz ufuktan âh o ne coşkun gelişti o.
E) Geyikli örtüyü ser masaya, dinlen biraz.
(1989-ÖYS)
11. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir adlaşmış sıfat vardır?
A) Otel sahibi bizi güler yüzle karşıladı.
B) Yürüyüşe çıkan konuklar henüz dönmediler.
C) Eski yöneticileri toplantıya çağırmışlar.
D) Sınıfın çalışkanı, bu sınav sonunda belli olacak.
E) Kendilerine yöneltilen sorulara cevap vermediler.
(1996-ÖYS)
12. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir sözcük hem belirtme hem de niteleme sıfatı almıştır?
A) İçeriye orta yaşlı bir kişi girdi.
B) İnsana tepeden bakan, İtici biriydi.
C) Gözü eski, cumbalı evleri arıyordu.
D) O yıllarda çift düğmeli, dar yakalı ceketler modaydı.
E) Her gün aynı yorgun, asık yüzleri görmekten bıkıp usanmıştı.
(1996-ÖSS)
13. Aşağıdaki dizelerin hangisinde soru anlamı, soru sıfatıyla sağlanmıştır?
A) Deniz ufkunda bu top sesleri nerden geliyor?
B) Hangi çılgın bana zincir vuracakmış? Şaşarım!
C) Kim bu cennet vatanın uğruna olmaz ki feda?
D) His var mı bu âlemde nekahet gibi tatlı?
E) Nasıl tahammül eder eski, hasta bir tekne?
(1994-ÖYS)
14. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde "ağır" kelimesinin görevi "Ağır bir hastalık geçirdiğini bilmiyordum." cümlesindekinden farklıdır?
A) İşler neden bu kadar ağır gidiyor, anlayamıyorum.
B) Ağır ve kirli hava çocuklara daha çok dokunuyormuş.
C) Kapı açılınca etrafa ağır bir koku yayıldı.
D) Suçlarken bile çok ağır sözler kullanmadı.
E) Sağlığı, ağır işlerde çalışmasına engel değil.
(1983-ÖSS)
15. Tembeller başarılı olamaz.
Bu cümledeki "tembel" kelimesi "sıfat olduğu halde isim olarak" kullanılmıştır. Aşağıdaki l erde n hangisinde böyle bir kelime vardır?
A) Fidanlar susuz kalmış.
B) Gençler ağaç dikiyor.
C) Askerler bahçede spor yapıyor.
D) Çocuklar eve döner dönmez uyudu.
E) Arabalar yolun kenarına park edilmiş.
(1987-ÖYS)
16. "Çekim eki almış her sıfat adlaşmıştır."
Aşağıdaki cümlelerin hangisindeki altı çizili sözcük bu kurala örnek gösterilebilir?
A) En büyük zevki, rahatça koltuğuna oturup televizyon izlemekti.
B) Evleri caddeye çok yakın, daracık bir sokağın başındaydı.
C) Aralarında nedeni bilinmeyen bir soğukluk vardır.
D) Birden başlayan sıcaklar herkesi bunalttı.
E) Kumaşlardan kırmızılı olanı daha çok beğendim.
(1994-ÖSS)
17. Aşağıdaki cümlelerde geçen altı çizili sözcüklerden hangisi türü bakımından ötekilerden farklıdır?
A) Sen de şöyle bir ayakkabı alabilirdin.
B) Sözünü ettiğim yazı öteki dergideydi.
C) Onu değil, şuradaki kalemi istiyorum.
D) Öyle sorular yöneltti ki yanıt bulamadım.
E) Böyle konuşursan anlaşamayız.
(1992-ÖSS)
18. "Kimi niteleme sıfatlarının ilk ünlüsüne kadar olan bölümü, m, p, r, s ünsüzlerinden yakışanı ile bir önek haline getirilir ve sözcüğün başına eklenerek sıfat pekiştirilir."
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bu kurala uymayan bir pekiştirme sıfatı vardır?
A) Bayram olmasına karşın caddeler ıpıssızdı.
B) Gülünce bembeyaz dişleriyle daha da sevimli oluyordu.
C) Köyleri, ağaçsız, yeşilliksîz, çırçıplak bir ovanın ortasındaydı.
D) İlk kez, böylesine özü sözü doğru, sımsıcak bir insanla arkadaş olmuştu.
E) Bu sapasağlam ayakkabıları bu kadar çabuk nasıl eskittiğini doğrusu anlayamadım.
(1993-ÖSS)





İSİM(AD)
Günlük hayatta karşılastığımız nesnlere bazı sembol ve kavramlar yükleriz.İşte bu sembollere isim denir.

İsim-Fiil Farkı
Öncellikle isimler bir varlığı gözünüzün önünde canlandırır.Fiiller ise yapılan bir eylemi ifade eder.Yapı olarak da farkları vardır.Mesela isimler me ma olumsuzluk ekini alamazlar ancak fiiler me ma olumsuzluk eikini alabilirler.
Örn:Çiçek,meyve,yaprak,ırmak,n ehir bunlar birer isimdir.
Örn:Eğil,koş,kalk,yürü,zıpla bunlar eylem bildirdiği için fiildirler.

1991 öss

Aşağıdakilerden hangisinin yüklemi isim soyludur?

a)Ben bir köy öğretmeniyim,bir bahçıvanınım.
b)Bütün köy çocuklarını getirin buraya
c)Yalnızlıktan açarlar kimse bilmez onları
d)Kaya diplerinde açmış çiğdemlere benzer
e)Toprağınasıl örterseniz öylece örtün beni
Burda cevap a şıkkıdır bahçıvanım isim soylu bir sözcüktür

SIFAT(ÖNAD)
İsimlerin önlerine gelerek onları niteleyen sözcük türleridir.
Örn: Yeşil penceresinden bakıyordu kuşlara. Burda pencere isimdir ve yeşil sözcüğü isimi nitelemiştir.

NİTELEME SIFATLARI

Varlıkları birbirinden ayırmak için kullanılan sözcüklerdir.İsme sorulan nasıl sorusuna cevap verir.
Örn:Sapsarı yapraklar düşmüştü yerlere.Bu cümlede isme nasıl sorusunu sorduğumuzda cevap verdiği için sapsarı niteleme sıfatıdır.
BELİRTME SIFATLARI
A)İşaret sıfatları Varlıkların bulundukları yerleri gösterir.
Örn:Bu kalem ,Şu araba gibi
B)Sayı sıfatları:İsimlerin sayısal özelliklerini bildirler.
Örn:Yedi öğrenci gelsin,Yedinci öğrenci gelsin,Yedişer kişi gelsin
Yedide bir ihtimal var,Sınavda tek soru yapamadım.Burda yedi ve tek sözcükleri belirtme sıfatıdır.
C)Belgisiz sıfatlar:İsimleri sayısal yönüyle belirsizliklerini ifade eder.
Örn:Bazı evler yıkıldı,Birtakım insanlar üzüldü,Hiçbir resmi beğenmedim gibi isimleri belli belirsiz belirttiği için belgisiz sıfattırlar.
ADLAŞMIŞ SIFAT
Adlaşmış sıfatlar genelde niteleme sıfatıyla yapılır.Adlaşmış sıfatlarda isimler düşer sadece sıfat kullanılır.
Örn:Yenileri görünce eskileri unuttu.Burda yeni ve eski sözcükleri adlaşmış sıfattır.
ZAMİRLER(ADILLAR)
İsimin yerine geçen sözcük türlerine zamir denir.
a)Şahıs zamirleri:Ben,sen,o,biz,siz,on lar gibi şahısların yerine geçen zamirlerdir.Örn:Bizler bu dünyayı kirletiyoruz.Bizler şahıs zamiridir.
b)Dönüşlülük zamiri:Bu zamir kendi sözcüğüdür.Örn:Kendisi biliyor mu?
c)İşaret zamirleri:İsimlerin yerlerini işaret ederek karşılayan zamirlerdir.
Örn:Bunu arkadaşımdan almıştım.Burda bunu sözcüğü isimin yerine geçmiştir.
d)Belgisiz zamirler:İsimleri belli belirsiz sözcüklerle karşılayan zamirlerdir.
Bazı,birkaçı,kimse,herkes,heps i gibi Örn:Hepsi beni tanır,Kimse görmedi.
e)Soru zamirleri:İsimlerin yerini soru yoluyla tutan zamirlerdir.Soru cümlesinden alınan cevap isimse soru sözcüğü zamirdir.
Örn:Çarşıdan ne aldın? Cevap:Elma verilen cevap isimdir bu yüzden ne sorusu zamirdir.
ZARFLAR(BELİRTEÇLER)
Fillerin niteliklerini ve durumlarını belirten sözcük türleridir.
a)Durum zarfı:Fiilin durumunu yada nasıl yapıldığını belirtir.Fiile sorulan nasıl sorusuna cevap verir.Örn:O hızlı koşardı.Hızlı burda durum zarfıdır.
b)Zaman zarfı:Fiilin ne zaman yapıldığını belirten zarflardır.Fiile sorulan ne zaman sorusuna cevap verir.Örn:Tatilden akşam dönmüşler.Akşam burda zaman zarfıdır.
c)Yer-Yön zarfı:Fiilin yöneldiği yeri bildirirler.Fiile sorulan nereye sorusuna cevap verir.Örn:Aşağı indi,Öte gitti,Geri geldi,Beri geldi,Dışarı çıktı
d)Azlık-Çoklul zarfı:Fiile sorulan ne kadar sorusuna cevap verir.
Örn:Pastadan biraz alabilir miyim? Ne kadar sorusunu sorduğumuzda biraz cevabını alırız bu yüzden miktar zarfıdır.
e)Soru zarfı:Bu zarf çeşidini örneklerle daha iyi anlayabiliriz.
Örn:Nasıl buldun burayı?Güzel buldum Bu cümlede güzel sözcüğü fiili durum yönünden belirtmiştir.
Örn:Gittiği yerden ne zaman dönecek?Yarın dönecek.Verilen cevap zarftır.
Örn:Gölde ne kadar kaldınız? Çok kaldık verilen cevap zarftır.



SÖZCÜK TÜRLERİ TEST - 1
1. "Artık" sözcüğü aşağıdaki cümlelerin hangisinde ad. olarak kullanılmıştır?
A) Yemek hazır, artık sofraya oturabiliriz.
B) O bardaktaki artık suyu dökebilirsin.
C) Yemek artıklarını değerlendirmemiz gerekir
D) Havalar ısındı, artık kar yağmaz.
E) Sus artık, biraz da beni dinle!
(1995-ÖSS)
2. "Bu" sözcüğü, aşağıdaki dizelerin hangisinde tür bakımından ötekilerden farklıdır?
A) Kolay değil bu dünyadan ayrılmak
B) "Bu taşındır" diyerek Kabe'yi diksem başına
C) Bu eller miydi resimleri tutarken uyuyan
D) Gönlüm bu sevincin heyecanıyla kanatlı
E) Ağır ağır çıkacaksın bu merdivenlerden
(1993-ÖSS)
3. Aşağıdaki cümlelerin hangisindeki altı çizili sözcük, sözcük türü bakımından ötekilerden farklıdır?
A) Yeni bir kitaplık alması gerekli.
B) Bugünlerde sende bir durgunluk var.
C) Ağır işittiği için kulaklık kullanıyor.
D) Yalnızlık en korktuğu şeydi.
E) Kışlık odun ve kömürünü yazdan aldı.
(1988-ÖYS)
4. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde soru zamiri vardır?
A) Arkadaşın Ankara'ya ne zaman gelmiş?
B) Bu tabağı buraya kim koymuş olabilir?
C) Ben de onunla gidebilir miyim?
D) Kaçıncı katta oturuyorsunuz?
E) İstanbul'a ilk kez mi gidiyorsun?
(1995-ÖSS)
5. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde, soru anlamı bir zamirle sağlanmıştır?
A) Bunca sıkıntıya neden katlandınız?
B) Bu romanı benden sonra kim okumak ister?
C) Bu çiçeklere kaç para verdiniz?
D) Kaçıncı katta oturduğunu söyledi mi?
E) Bana gizlice ne söylediğini biliyor musunuz?
(1983-ÖYS)
6. "Kimi zamirler, özneyi pekiştirerek belirtirler. Bunlar tek başlarına asıl şahıs zamirlerinin yerini tutabildikleri gibi, onlarla birlikte de kullanılabilirler."
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bu açıklamaya uygun bir zamir vardır?
A) Doğrusu, onun sözüne pek kulak asmadım.
B) Bence, alınan sonuç pek de olumlu değildi.
C) Bu elbiseyi ben kendim diktim.
D) İşittiklerimiz bunları doğrular nitelikteydi.
E) Ahmet o yaz, tatilini bizde geçirecekti.
(1989-ÖSS)
7. "O" sözcüğü, aşağıdaki cümlelerin hangisinde kişi adılı (şahıs zamiri) olarak kullanılmıştır?
A) Çocuklar o ağacı sulamışlar.
B) Annesi onu, biraz önce hastaneye götürdü.
C) Kitaplıktan o kitabı alıp gitti.
D) Ben bu evi değil, onu beğendim.
E) Dosyayı göstererek: "Onu bana ver." dedi.
(1998-ÖYS)
8. Aşağıdaki cümlelerin hangisindeki altı çizili sözcük, sözcük türü bakımından ötekilerden farklıdır?
A) Balıkçılar, saatlerce azgın dalgalarla boğuşmak zorunda kalmışlar.
B) Barakayı aydınlatan lambanın ölgün ışığı altında-okumaya çalışıyordu.
C) Orası, eskiden bir sürgün yeriymiş.
D) Esmer ve dolgun yüzü ile annesine çok benziyor.
E) Büyüdükçe çevresine karşı İlgisiz, suskun bir çocuk olmuş.
{1997-ÖYS)
9. Çocukken, seslerin hep o(I) minicik(II) kutunun içine doluştuğunu sanırdım. Düğmesi çevrilince o(III) , evimizi hoş nağmelerle doldururdu.
Yukarıdaki cümlelerde numaralanmış sözcüklerin türleri, aşağıdakilerin hangisinde sırasıyla doğru olarak verilmiştir?
A) İşaret sıfatı Niteleme sıfatı İşaret zamiri
B) İşaret sıfatı Belgisiz sıfat Kişi zamiri
C) İşaret zamiri Niteleme sıfatı Kişi zamiri
D) Kişi zamiri Belgisiz sıfatı İşaret zamiri
E) İşaret sıfatı Sayı sıfatı Kişi zamiri




SÖZCÜK TÜRLERİ TEST - 2
10. Aşağıdaki dizelerin hangisinde, somut bîr addan türeyip somut bir varlığı niteleyen sıfat vardır?
A) İçindeyim şimdi o alaca sessizliğin.
B) Ne vefalı komşumuzdun sen Fahriye Abla.
C) Bırak yorgun başları bu taşlarda uyusun.
D) Sonsuz ufuktan âh o ne coşkun gelişti o.
E) Geyikli örtüyü ser masaya, dinlen biraz.
(1989-ÖYS)
11. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir adlaşmış sıfat vardır?
A) Otel sahibi bizi güler yüzle karşıladı.
B) Yürüyüşe çıkan konuklar henüz dönmediler.
C) Eski yöneticileri toplantıya çağırmışlar.
D) Sınıfın çalışkanı, bu sınav sonunda belli olacak.
E) Kendilerine yöneltilen sorulara cevap vermediler.
(1996-ÖYS)
12. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir sözcük hem belirtme hem de niteleme sıfatı almıştır?
A) İçeriye orta yaşlı bir kişi girdi.
B) İnsana tepeden bakan, İtici biriydi.
C) Gözü eski, cumbalı evleri arıyordu.
D) O yıllarda çift düğmeli, dar yakalı ceketler modaydı.
E) Her gün aynı yorgun, asık yüzleri görmekten bıkıp usanmıştı.
(1996-ÖSS)
13. Aşağıdaki dizelerin hangisinde soru anlamı, soru sıfatıyla sağlanmıştır?
A) Deniz ufkunda bu top sesleri nerden geliyor?
B) Hangi çılgın bana zincir vuracakmış? Şaşarım!
C) Kim bu cennet vatanın uğruna olmaz ki feda?
D) His var mı bu âlemde nekahet gibi tatlı?
E) Nasıl tahammül eder eski, hasta bir tekne?
(1994-ÖYS)
14. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde "ağır" kelimesinin görevi "Ağır bir hastalık geçirdiğini bilmiyordum." cümlesindekinden farklıdır?
A) İşler neden bu kadar ağır gidiyor, anlayamıyorum.
B) Ağır ve kirli hava çocuklara daha çok dokunuyormuş.
C) Kapı açılınca etrafa ağır bir koku yayıldı.
D) Suçlarken bile çok ağır sözler kullanmadı.
E) Sağlığı, ağır işlerde çalışmasına engel değil.
(1983-ÖSS)
15. Tembeller başarılı olamaz.
Bu cümledeki "tembel" kelimesi "sıfat olduğu halde isim olarak" kullanılmıştır. Aşağıdaki l erde n hangisinde böyle bir kelime vardır?
A) Fidanlar susuz kalmış.
B) Gençler ağaç dikiyor.
C) Askerler bahçede spor yapıyor.
D) Çocuklar eve döner dönmez uyudu.
E) Arabalar yolun kenarına park edilmiş.
(1987-ÖYS)
16. "Çekim eki almış her sıfat adlaşmıştır."
Aşağıdaki cümlelerin hangisindeki altı çizili sözcük bu kurala örnek gösterilebilir?
A) En büyük zevki, rahatça koltuğuna oturup televizyon izlemekti.
B) Evleri caddeye çok yakın, daracık bir sokağın başındaydı.
C) Aralarında nedeni bilinmeyen bir soğukluk vardır.
D) Birden başlayan sıcaklar herkesi bunalttı.
E) Kumaşlardan kırmızılı olanı daha çok beğendim.
(1994-ÖSS)
17. Aşağıdaki cümlelerde geçen altı çizili sözcüklerden hangisi türü bakımından ötekilerden farklıdır?
A) Sen de şöyle bir ayakkabı alabilirdin.
B) Sözünü ettiğim yazı öteki dergideydi.
C) Onu değil, şuradaki kalemi istiyorum.
D) Öyle sorular yöneltti ki yanıt bulamadım.
E) Böyle konuşursan anlaşamayız.
(1992-ÖSS)
18. "Kimi niteleme sıfatlarının ilk ünlüsüne kadar olan bölümü, m, p, r, s ünsüzlerinden yakışanı ile bir önek haline getirilir ve sözcüğün başına eklenerek sıfat pekiştirilir."
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bu kurala uymayan bir pekiştirme sıfatı vardır?
A) Bayram olmasına karşın caddeler ıpıssızdı.
B) Gülünce bembeyaz dişleriyle daha da sevimli oluyordu.
C) Köyleri, ağaçsız, yeşilliksîz, çırçıplak bir ovanın ortasındaydı.
D) İlk kez, böylesine özü sözü doğru, sımsıcak bir insanla arkadaş olmuştu.
E) Bu sapasağlam ayakkabıları bu kadar çabuk nasıl eskittiğini doğrusu anlayamadım.
(1993-ÖSS)






1. Aşağıdaki altı çizili sözcüklerden hangisi küçültme anlamlı bir addır?

A) Bu daracık pantolonla rahat edebilecek misin?

B) Öyle üzgün durma, azıcık gülümse, ne olur.

C) Minicik ellerini ceplerine sokmuş, ısıtmaya çalışıyor.

D) Sıcacık suyla küveti iyice doldurup içine daldı.

E) Parmağımın ucunda bir yaracık oluştu.




2. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde çoğul eki, sonuna geldiği sözcüğe “benzerleri” anlamı katmıştır?

A) Barış Manço’lar kolay mı yetişir sanıyorsun?

B) Özgürlükleri kazanmak kadar kaybetmemek de önemlidir.

C) Adamlar kendilerini her konuda uzman sanıyorlar.

D) Toplumların gelişmişlik düzeyleri nasıl anlaşılır?

E) Sözler, buz üstüne yazılmış yazılar gibidir.



3. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde altı çizili sözcük addır?

A) Çalışmakla kazanılır güzel günler.

B) Bazı arkadaşlar üye olmak istemiyor.

C) Sınavı kazanmak biraz özveri ister.

D) Planlı çalışmak işinizi kolaylaştırır.

E) Uzun bir koşudan sonra mola verdik.



4. Biçimce tekil, anlamca çoğul olan adlara topluluk adı denir.

Aşağıdaki altı çizili sözcüklerden hangisi topluluk adı değildir?

A) Elinde bir demet kırmızı karanfil vardı.

B) Kervan akşama doğru hana sağ salim ulaştı.

C) Çoban sürüyü dağın yamacında otlatıyordu.

D) Küçük kızı için bir düzine kurşun kalem aldı.

E) Bizim sınıf iki gündür hiç süpürülmedi.



5. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde yansımadan türemiş bir ad kullanılmıştır?

A) Üst kattan garip tıkırtılar geliyordu.

B) Çatlayan boruların onarılması gerek.

C) Yemek yerken ağzını şapırdatır.

D) Horlamazsan ben de uyuyabilirim.

E) Dışarda havlayan köpek bebeği uyandırdı.



6. Kimi tür adları kişilere özel ad olarak verilebilir.

Aşağıdaki cümlelerin hangisinde tür adı ile yapılmış bir özel ad yoktur?

A) Bekleyin, Çiçek de bizimle gelecek.

B) Yarın Kaya’yı okuldan kim alacak?

C) Dosyayı Selim’e imzalattınız mı?

D) Annesinin hastalığını önce Şahin öğrendi

E) Bahar, bugün pek neşesiz görünüyor.



7. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde durum (hal) eki almış bir ad yoktur?

A) Bu konu üzerinde çok fazla düşünme.

B) Yoldan geçenlere çiçekler attılar.

C) Gençler, cumhuriyeti sizler yaşatacaksınız.

D) Çocuklar annelerini dört gözle bekliyordu.

E) Üç hafta sağ bacağı sarılı kalacakmış.



8. Soyut adlar özne olup çoğullanırsa yüklem tekil olur.

Aşağıdakilerin hangisinde bu kural örneklenmiştir?

A) Yol çalışmalarında dağlar büyük zorluk çıkardı.

B) Bu sesler beni benden alıp uzaklara götürür.

C) Hatıraları gözünde canlandırdı yaşlı kadın.

D) Duygular tüm insanları hemen hemen aynı biçimde etkiler.

E) Ormanlar ülkemizin hem süsü hem de ciğeridir.



9. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde taml***** ortak bir belirtisiz ad tamlaması vardır?

A) Şiirin de romanın da görevi insanı insana yaklaştırmaktır.

B) Sizlere çiçek kokuları, renkleri getirdim dağlardan.

C) Gördüğünü, düşündüğünü yazmıyorsa ne yazacak?

D) Kalitesiz, sıradan bir kitabı bir bakışta anlardı.

E) Bu şiirler daha çok Acem ve Akdeniz havası taşıyordu.



10. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde birden çok belirtisiz ad tamlaması vardır?

A) Şairin dizelerinde aruz ölçüsü kendini çok belli ediyor.

B) Yenilgi duygusu, kan kokusuna gelen köpekbalığı gibidir.

C) Sanatsal kaygı güdülmeden yazılmış bir roman okudum.

D) Eski özlemi, yeniyi anlamayanların özlemidir.

E) Beyaz diziler, pembe diziler okurdu durmadan.




11. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir zincirleme ad tamlaması kullanılmıştır?

A) Uçağımızın kalkış saatine daha çok var.

B) Siyah bir güneş gözlüğü taktığı için onu tanıyamadık.

C) Büyük odanın penceresinden deniz görünüyordu.

D) Öğrencilerin zayıf notları ikinci yarıyılda düzelmişti.

E) Yoksul insanların dertlerini dinlemeye gitmiştik.



12. Aşağıdakilerin hangisinde belirtisiz ad tamlamasının tamlayanı cümle niteliğindedir?

A) Kendi uçağını kendin yap kampanyası hızla gelişiyor.

B) Artık gazete anketlerinin yerini TV anketleri alıyor.

C) **** dana hastalığı çıkınca tavuk satışları patladı.

D) Hukuk sisteminde önemli değişiklikler yapılacak.

E) Türk - Fransız anlaşmazlığı Ermeni tasarısı ile yeniden gündeme geldi.



13. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde tamlayanı ortak bir ad tamlaması vardır?

A) Konuşmacılardan birkaçı o konuya değindi.

B) Adayların adresleri, telefonları not ediliyordu.

C) Çiçek kokuları, kuş sesleri sarmıştı ortalığı.

D) Baharın gelişi en çok çocukları sevindirir.

E) Doğruların, yanlışların söylenmesi herkesi memnun etmez.



14. Aşağıdaki dizelerin hangisinde tamlayanı ile tamlamanı yer değiştirmiş bir ad tamlaması vardır?

A) Bir sonsuz rüyaya açılmış gözler

Kim ondan daha çok hayatı özler

B) Eriyen karlar gibi içinden

Bütün sıkıntıların akıp gidecek

C) Böyle akar bahar gelince

Irmakları bu memleketin

D) Ben yıllardır o yarin yolunu gözlerim

Yaş yerine kan akıtır benim gözlerim

E) Kara gözlüm düğün dernek yaklaştı

Vatan borcu biter bitmez ordayım




15. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde ad tamlaması vardır?

A) Okula giden en kestirme yol budur.

B) Otomobil durduğunda yolcular teker teker indi.

C) Üst kattaki piyano sabahtan beri hiç susmadı.

D) Doğa, bu insanlara biraz acımasız davranmıştı.

E) Kamyon, süt şişelerini dükkanın önüne bıraktı.




16. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde belirtili ad tamlamasının arasına sıfat girmiştir?

A) Ani kalp krizlerinde yapılacak ilk müdahale hastayı kurtarabilir.

B) Sağlık Bakanlığı yeni mezun doktorlarının görev yerlerini belirledi.

C) B vit***** en çok yeşil sebzelerde bulunuyormuş.

D) Beslenme uzmanlarının önemi 20. yüzyılda daha iyi anlaşıldı.

E) Göğsünün sağ tarafı özellikle sabahları müthiş ağrıyormuş.



17. Aşağıdaki altı çizili sözcüklerden hangisi, bir zincirleme ad tamlamasının tamlayanını nitelemektedir?

A) Bu yoksul dağ köyünün sorunları saymakla bitmezdi.

B) Kardeşimin anlamsız karne kaygısı günlerce sürdü.

C) Kentimizin bütün meydanları yemyeşildir.

D) Minik kuşların cıvıltısını dinlerdik sabahları.

E) Evimizin arka bahçesinde toplanırdık arkadaşlarla.



18. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir zamir, belirtili ad tamlamasının tamlayanı olarak kullanılmıştır?

A) Hangisinin kumaşı daha iyisine onu almamı tavsiye etti.

B) Eleştirmenlerin çoğu sanatı ve sanatçıyı yönlendirdiğini sanır.

C) Birçoğunu tanımama rağmen, bu çocuğu bir türlü hatırlayamadım.

D) Yağmurun şiddeti arttıkça eve dönme isteğim de büyüyordu.

E) Başbakanın açıklamaları bazı gazetecilere doyurucu gelmedi.



19. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde altı çizili sözcük türce ötekilerden farklıdır?

A) Hiçbiriniz yaşamınızı bir düzene sokmak için çaba gösteremiyorsunuz.

B) Okul kitaplarındaki bu bilgiler, gözden geçirilmek zorundadır.

C) Şunları daha sonra çözüp sonuçlarını bir kağıda yazın.

D) Tanpınar’ı çok severim, o benim hayata bakışımı değiştirmiştir.

E) Bu kitapları kitaplığa, ötekileri masaya koyar mısın?



20. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde, soru anlamı bir zamirle sağlanmıştır?

A) Programa kimin çıkacağını söylediler mi?

B) Nasıl bir dünyada yaşamak isterdiniz?

C) Soruların kaçıncısında hata varmış?

D) Otomobilin arızası fren sisteminde miymiş?

E) Neden anlamaz insanlar birbirlerini?



21. Aşağıdaki dizelerin hangisinde birden çok zamir vardır?

A) Hâlâ koşar durur Karamanoğlu’nun kızı

Solgun elinde devletinin ay ile yıldızı.

B) Anlat bana bir parçacık ecdadımı anlat;

Muhtacım o efsaneye, tarihe masal kat.

C) Günler, elimin çizdiği yerlerden akardı;

Üç kıt’ada korkunç atımın izleri vardı.

D) Maziye sor, ecdadımı söyler sana kimdi;

Bir bitmez ufuktan, küre vaktiyle benimdi.

E) Çünkü üç kıt’ayı takmıştı bu ruh arkasına

Gidiyorken şu siyah örtülü sandukasına.



22. Aşağıdaki dizelerin hangisinde işaret zamiri vardır?

A) Bir devdi o sanmayınız cücedir

Mağrur başı Altaylar’dan yücedir.

B) Kır ata nal mı dayanır.

Dağlar uykudan uyanır.

C) Ateşten kızaran bir gül arar da,

Gezer bağdan bağa çoban çeşmesi

D) Paydos bundan böyle çılgınlıklara

Şart koşmaya başladı aynalar.

E) İçmiş gibi geceyi bir yudumda

Göğün mağrur bakışlı bulutları



23. Aşağıdaki dizelerin hangisinde tamlayanı zamir olan bir tamlama vardır?

A) Çocuk düşerse ölür, çünkü balkon

**ümün cesur körfezidir evlerde

B) Mehtap kemer taze belinde

Yıldızlar onun güldür elinde

C) Tüfek icat oldu mertlik bozuldu

Eğri kılıç kında paslanmalıdır

D) Sen kaçan bir yavru geyiksen dağda

Ben peşine düşmüş bir canavarım

E) Aylarca gezindim yıkık ve şaşkın

Benliğim kazan ve aklım kepçe



1)E 2)A 3)C 4)E 5)A 6)C 7)E 8)D 9)E 10)B 11)A 12)A 13)B 14)C 15)E 16)E 17)A 18)A 19)B 20)C 21)D 22)D 23)B






SÖZCÜK TÜRLERİ SINAVI - 3

1. Olumsuz şartlardan sanatçılar bile etkilenir.
2. Özgürlük kişiye göre değişen bir kavramdır.
3. Bilgiyle görgüyle olacak iş değil bu.
4. Ot yeşermeyecek kadar verimsizleşmişti toprağımız.
Numaralanmış cümlelerin hangisinde bağlaç vardır?
A)1 B) 2 C) 3 D) 4

2. "Göre" kelimesinin, diğer üçüne göre farklı bir işlev (fonksiyon) yüklendiği cümle hangisidir?
A) Bana göre, bu sınav için çok çalışmak gerek.
B) Bu kitaba göre dünya gittikçe ısınıyor.
C) Size göre bu maçı kim kazanır?
D) Yunus'un etkisi Fuzuli'ninkine göre çok daha geniş olmuştur.

3. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde "Burası güzel bir yer, ama ıssız." cümlesindeki "ama" bağlacının kullanımıyla özdeş bir kullanım vardır?
A) Kitabı alabilirsin ama okuyacaksın.
B) Çok gayret etti ama olmadı.
C) Az ama çok az yemeye çalış.
D) Buraya geleceksin ama tek başına.

4. "Aşkın güllen solmaz, lâkin ümit ile sulayanı olursa." cümlesindeki "ile" sözcüğünün görev ve anlam bakımından özdeşi aşağıdakilerin hangisinde vardır?
A) Kalbi ile kafasını işletebilen iyi insandır.
B) Sabırlı insan, hasmını tebessüm ile yener.
C) Heyecanlandığında eli ile ayağı birbirine dolaşır.
D) Ali kalemi ile defterini sınıfta unutmuş.

5. "Hem gezinti yaparız hem oradaki işlerimizi görürüz." cümlesindeki altı çizili sözcüklerin türdeşi aşağıdakilerden hangisinde yoktur?
A) Ne beni aradı ne arkadaşını. im m
B) Ya ders çalışın, ya kitap okuyun.
C) Sevgiyle, özlemle annesinin yolunu gözlüyordu.
D) Bu işi Ali de Ayşe de yapabilir.

6. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde "ki", bağlaç olarak kullanılmıştır?
A) Ağaçlardaki yapraklar döküldü.
B) Dışarıdakiler! tek tek içeri getirdi.
C) Bu kitap benimkinden güzel.
D) Duydum ki bu resmi sen yapmışsın.



7. Bu hediyeleri, çocuklara dağıtmak için aldım.
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde "için" edatı bu cümledeki anlamıyla kullanılmıştır?
A) Ona yardım etmek için her yola başvurmuşlardı.
B) Biz, bu üç elbise için yirmi milyon lira vermiştik.
C) Arkadaşları için katlanmadık fedakârlık bırakmadı.
D) Sizin için güzel şeyler söylemiyorlar.



8. "Yalnız" kelimesi aşağıdaki cümlelerin hangisinde edat görevinde kullanılmıştır?
A) Onun, evde yalnız olduğunu öğrenince şaşırdım.
B) İhtiyar, uzun zamandan beri yalnız yaşıyordu.
C) Köylüler yalnız onun söylediklerini dinlerdi.
D) Size yardım ederim, yalnız siz de bana yardım edeceksiniz.



9. "Ancak" sözcüğü aşağıdaki cümlelerin hangisinde farklı türde kullanılmıştır?
A) Ancak beğendiğim kitapları okurum.
B) Koşuya ancak sağlıklı olanlar mı katılmalı?
C) Meyvelar ancak olgunlaştıklarında yenmelidir.
D) Vakit azaldı ancak işi bitirmek zorundayız.



10. Altı çizili kelimelerden hangisinin türü farklıdır?
A) Yine de sizinle gelmek istiyorum.
B) Yalnız seni soruyor bana, başkasını değil.
C) Evine gittik, ancak onu bulamadık.
D) Kitabı verebilirim, fakat çabuk getirirsen.

CEVAPLAR:1.A 2.D 3.B 4.B 5.C 6.D 7.A 8.C 9.D 10.B