Üye olmak zorunda değilsiniz,Linkler Açıldıl

Etiketlenen üyelerin listesi

1. Sayfa - Toplam 3 Sayfa var 123 SonuncuSonuncu
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 10 ve 28
11.Sınıf Edebiyat Kitabı Etkinlik Cevapları Sayfa 12-13-15-18 EDEBİYAT SAYFA 12 4. ETKİNLİK Tanzimat fermanı 3 kasım 1839 da Gülhane parkında padişah,diğer devlet büyükleri,ulema,lonca ve esnaf temsilcileri ve halkın "Gülhane Hattı Humayunu" adıyla Mustafa reşit paşa tarafından okundu.Bu fermanla Osmanlı devletinde İslam hukuku ve geleneksel kurumların bıraktığı hızlı bir değişim süreci
  1. #1
    Şuan
    Çevrimdışı
    kahraman - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Forumdan Uzaklaştırıldı
    Üyelik tarihi
    Jan 2010
    Mesajlar
    13.681
    Bahsedilmiş
    0
    Takip edilen
    0

    Standart 11.Sınıf Edebiyat Kitabı Etkinlik Cevapları

    11.Sınıf Edebiyat Kitabı Etkinlik Cevapları Sayfa 12-13-15-18
    EDEBİYAT SAYFA 12 4. ETKİNLİK

    Tanzimat fermanı 3 kasım 1839 da Gülhane parkında padişah,diğer devlet büyükleri,ulema,lonca ve esnaf temsilcileri ve halkın "Gülhane Hattı Humayunu" adıyla Mustafa reşit paşa tarafından okundu.Bu fermanla Osmanlı devletinde İslam hukuku ve geleneksel kurumların bıraktığı hızlı bir değişim süreci başladı


    SAYFA 13

    3.SORU:Yenileşme kavramı, var olanın çağın gereksinim ve özelliklerine göre yeniden düzenlenmesidir.
    4.SORU:Burada yenilik kavr***** en uygun hareket konağı restore ettirip,ihtiyaca göre eklemeler yapmaktır.Çünkü konağı,yıkıp yerine yeni bir bina yapmak yenilik değil,köklü bir değişimdir.


    SAYFA 15
    1. METİN

    1.On dokuzuncu asır şiirindeki 9,13,14,15,16,17,20,21 ve 22. beyitler ortaçağa özgü dünya görüşünü yansıtmaktadır.diğer beyitlerde ise şair,modern dünyada yaşananları dile getirmiştir.Modern dünyaya ait ifadelerin bulunması Sadullah Paşa'nın döneminin zihniyetinden etkilendiğini göstermektedir.Sadullah paşa ortaçağdan beri süregelen inanışları da bilmekle beraber modern dünyaya da kayıtsız kalmamıştır.
    2.Şair,tercihini modern dünya görüşünden yana kullanmaktadır.çünkü modern dünya aklı ve deneyi baz alarak bilinmezlere veya yanlış bilinenlere ışık tutmuştur.
    3.Verilen beyitler Sadullah paşanın "insan hakları", "eşitlik", ve "basın-yayın","bilimsellik" ile olan ilgisini göstermektedir.
    4.Ziya paşanın yakınması Doğu medeniyetinin geri kalmışlığı ve cehaleti ile ilgilidir.Buna rağmen batı,sürekli gelişmiş ve bilimin öncülüğünde güçlü bir medeniyet kurmaya başlamıştır.Bu durumda hem aydınların hem de toplumun Batı'ya yönelmesine sebep olmuştur

    2.METİN

    1.Ziya paşa Osmanlı devletinin İstanbul’un fethiyle başlayan yükselme dönemi ile 19.yüzyıldaki çöküş dönemini karşılaştırmaktadır.bu karşılaştırma ihtişamlı bir devletin nasıl çöküşe gittiğini göstermektedir.
    2.----

    1.ETKİNLİK

    ****Osmanlı devletinde yönetim kurumlarıyla birlikte askeri kurumlarında gerilemesinin en büyük sebebi,bilim ve teknik alanda meydana gelen değişiklik ve gelişmeleri takip edemeyiştir.bu sebeple çağın gerisine düşmeye başlayan Osmanlı devletinde askeri başarısızlıklar görülmeye başlamıştır.Gerilemenin görüldüğü ilk alan olan askeri alan,yeniliklerin de başlangıç merkezi olmuştur.
    3.Osmanlı devletindeki yenilikler öncelikle askeri alanda yapılmıştır.
    4.Tanzimat fermanı 3 kasım 1839 da "Gülhane Parkı'nda" padişah,diğer devlet büyükleri,ulema,lonca ve esnaf temsilcileri ve Mustafa Reşit paşa tarafından ilan edilmiştir.
    5.Tanzimat’ı ortaya çıkaran nedenleri iç ve dış faktörler olarak iki kısma ele alabiliriz.İç faktörler Tanzimat’ın bir sonuç olarak ortaya çıktığı Osmanlı batılaşma hareketlerini anlatırken genel olarak üzerinde durulan hususlardır. Dış faktörler ise cereyan eden hadiselerdir.Osmanlının sahip olduğu üstünlüğünü kaybedip devlet kurum ve kanunlarının asrın ihtiyaçlarına cevap verecek nitelikte olmaması ,devletin maddi ve manevi gücünü kaybetmiş olması bunun sonucunda her sahada yenilgiye uğraması yeniden ve geniş bir ıslahat hareketini zorunlu kılıyordu.



    SAYFA 18
    ANLAMA YORUMLAMA
    1.On dokuzuncu Asır adlı manzuma kaside nazım şeklinin özellikleriyle yazılmış , doğu-batı teması üzerine kurulmuş,döneminin Osmanlı Türkçesi dil özelliklerini taşıyan bir eserdir.Osmanlı devletinin gerileme sebepleri adlı metin parçası ise düz yazı şekliyle kaleme alınmış doğu-batı teması üzerine kurulu bir makaledir.Bunlardan hareketle yenileşme döneminin bilim,teknik,gelişme gibi kavramlarının her iki metinde de ele alındığı görülmektedir.
    2.Tablonun içi sırayla;Bilim,Hukuk,Teknik,Rön esans,Reform,Povitiz m
    3.Osmanlı devletinde modernleşme hareketleri yapılan yenilikler göz önüne alınırsa yönetici sınıf tarafından gerçekleştirilmiştir.Çünkü devletin devamlılığının tehlikeye girdiğini,bu sebeple başta askeri alan olmak üzere birçok yenilik yapılması gerektiğini görenler devlet yöneticileri olmuştur.
    4.Tanzimat fermanının ilan edilmesinde iç etkenlerin de rolü olmasına karşın dış etkenler çok daha baskındır.
    5.Günümüzde sosyal,siyasi,kültürel alanda çağın gereklerine uygun yenilikler yapılmaktadır.

     

    Bu konu veya mesaj www.forumfokurtu.com sitesine aittir.



  2. #2
    Şuan
    Çevrimdışı
    kahraman - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Forumdan Uzaklaştırıldı
    Üyelik tarihi
    Jan 2010
    Mesajlar
    13.681
    Bahsedilmiş
    0
    Takip edilen
    0

    Standart

    11.Sınıf Edebiyat Kitabı Etkinlik Cevapları Sayfa 19-20-23
    SAYFA 19
    **ÇME DEĞERLENDİRME
    1. D, D, Y

    2.Abdülmecit= Tanzimat fermanı
    ll.Mahmut=Yeniçeri ocağının kaldırılması
    Baron De Tott= Hendesehane

    3. cevap : E şıkkı


    SAYFA 20
    1.ÜNİTE **ÇME VE DEĞERLENDİRME
    1.cevap: E
    2......sosyal,siyasi ve tarihi.......
    3.burada soru hatalı çünkü edebi eser seçeneklerde verilenlerin tamamıyla ilişkili.
    4.Temel sebep,bilim ve teknik sayesinde modernleşen batı ordularının osmanlı ordularından üstün hale gelmesidir.

     

    Bu konu veya mesaj www.forumfokurtu.com sitesine aittir.



  3. #3
    Şuan
    Çevrimdışı
    kahraman - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Forumdan Uzaklaştırıldı
    Üyelik tarihi
    Jan 2010
    Mesajlar
    13.681
    Bahsedilmiş
    0
    Takip edilen
    0

    Standart

    sayfa 23

    1.ETKİNLİK
    ***Askeri alanda Nizam-ı Cedid ordusu oluşturuldu. lll. Selim tahttan indirildi.Nizam-ı Cedid ordusu dağıtıldı ve yenilgiyi destekleyen devlet adamları ve kişiler cezalandırıldı.


    2.ETKİNLİK
    ***Devlet yöneticileri tarafından istenmiştir.

    3.ETKİNLİK
    ***İlk Türkçe gazete 1831'de çıkan Takvim-i Vekayi'dir.Tanzimat döneminde çıkan ilk gazete ise Ceride-i Havadistir. Ceride-i Havadis bir meslek gazetesi olan Vekayi-i Tıbbiye izledi.Yeni Türk nesrinin doğmasında en büyük rolü oynayan en önemli görevi yüklenen başlıca gazete ve dergiler:Takvim-i Vekayi(1831),Ceride-i Havadis(1840) gibi resmi gazetelerle Namık kemalin yayınladığı İbret (1871),Hadika(1872)Ali Suvai’nin yönettiği Muhbir(1866)Ahmet Mithat'ın çıkardığı Devir (1872)

    4.ETKİNLİK
    ***Gazete ile birlikte makale fıkra gibi türlerle roman hikaye ve tiyatro gibi türlerde Tanzimat'la birlikte ortaya çıkmıştır.

    5.ETKİNLİK
    ***Surlar içinde İstanbul,Osmanlı sosyal yaşamının geleneksel yapısını koruyan ve yaşatan kısacası Türk İstanbul'un canlı bir merkezidir.Beyoğlu ise eskiden beri gayrimüslimlerin zorunlu ikamet yeri olarak Batılı bir yaşamı sürdüren ,Batı'dan gelen yeniliklerin görüldüğü ilk yer olma özelliğine sahip bir yerdir.


    soru 1:nizam-ı cedit ordusu kuruldu.
    *giderlerini karşılamak için nizam-ı cedit hazinesi kuruldu.
    *tersane ıslah edildi.
    *avrupa'nın önemli merkezlerinde sürekli elçilikler açıldı.
    *resmi devlet matbaası kuruldu.
    *Frasnsızca devletin ilk resmi yabancı dili olarak kabul edildi.
    *merkeze bağlı eyaleteler yeniden düzenlendi.

    bu yenilikler askeri,mali,kültürel alanları kapsamaktadır
    soru 2:can güvenliği,ırz,namus ve malın korunmasında yenilikler yapılmıştır.
    askeri alandan askerlerle ilgili yenilikler yapılmıştır.

    soru 3:evet kapsar.yapılan yenilikler birşekilde halkıda etkilemiştir.Fermanın içerdiği yenilikler halkın karşılaştığı sorunlara çözüm yolu getirir.

     

    Bu konu veya mesaj www.forumfokurtu.com sitesine aittir.



  4. #4
    Şuan
    Çevrimdışı
    kahraman - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Forumdan Uzaklaştırıldı
    Üyelik tarihi
    Jan 2010
    Mesajlar
    13.681
    Bahsedilmiş
    0
    Takip edilen
    0

    Standart

    11.Sınıf Edebiyat Kitabı Etkinlik Cevapları Sayfa 25-26-27-28
    sayfa 25 ve 26 cevapları

    soru 1:*ceride-i havadis
    *tercüman-ıahval
    *tasvir-i efkar
    *muhbir
    *ibret

    soru 2:devletin ,milletin gelişmesini ve kalkınmasını sağlar.
    ilim tüm insanların hizmetine sunulur
    halkı bilinçlendir.

    soru 3:gazete o devrin en önemli iletişim aracıydı.Bu devirde yapılan yenilikler halk tarafından şüpeyle karşılanmıştır.Halkın aydınlatılması,dünya ve ülkeden haberler vermek için gazate ihtiyacı duyulmuş ve gazete ortaya çıkmıştır.

    soru 4:yeni edebi türler:makale,roman,tiyatro,hi kaye,anı,tenkit(eleş tiri)türleridir.

    gazeteyle ilişkisi:bu türler halkın alışması için gazetelerde yayınlanmıştır.Bu yüzden aralarında ilişki vardır.


    soru5:halkı aydınlatmak,onlara ders vermek için çıkarıldığını söyleyebiliriz.Ortaya çıkan yeni edebi türler ve fikirler halka ulaştırılır.Halk biliçlenir.

    soru 6:evet kurulur.Tanzimat döneminde batıya yçneliş vardır.Bu dönemde yaşayan edebiyatçıların pek çoğu Batı dilini özellikle Fransızcayı çok iyi biliyorlardı.

    soru 7:not almamışım

    anlama yorumlama 1:tanzimat döneminde halka faydalı olacak konular işlenmiş.Bu devrin edebiyatçıları haklı bilgilendirmek,eğitmek istemişler.Bu nedenle eserlerinde üslüp kaysıgı yoktur.yani bu dönemle ilişkilendirilemez.

    soru 2:tanzimat fermanı halka okunmak için yazılmıştır.paragraflar halinde yazılan fermanda ifadeler açık cümleler kısadır.mecaz ve yan anlamalara yer verilmez.

    gazetede ise cümleler daha uzundur.mecaz ve yan anlamlar bunlunabilir.Halkı aydınlatmak için yazılır.

    soru 3:Abdülmecit ve Abdülaziz batı tarzında giyinmişlerdirdaha modern elbiseleri vardır.Kavuğun yerini fes,kaftanın yerini ceket almıştır.Geleneksel giyime sahip padişahların sakalları varken batılaşmayı benimsemiş padişahların sadece bıyıkları vardır.

    soru 4:televizyon ve internet almıştır.

    SAYFA 27 - 28
    1-) Boşluk doldurmalar
    d,y,y

    2-) gazete,roman,tiyatro
    3-) Eşleştirmeler bu şekilde olacak

    1 & 3
    2 & 2
    3 & 1

    4-) E
    5-) Askeri alanda yapılmıştır. Öncelikle bu alanda yapılmıştır.


    SAYFA 28 HAZIRLIK ÇALIŞMALARI

    1-) Halka yönelik uygulamalar vardır, kralın yetkileri kısıtlanmıştır.
    İkiside yenilikçi ve özgürlükçüdür.

    2-) yok

    3-) Makale,gezi yazısı,fıkra çünkü bunlar gazetede kullanılmıştır.


     

    Bu konu veya mesaj www.forumfokurtu.com sitesine aittir.



  5. #5
    Şuan
    Çevrimdışı
    kahraman - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Forumdan Uzaklaştırıldı
    Üyelik tarihi
    Jan 2010
    Mesajlar
    13.681
    Bahsedilmiş
    0
    Takip edilen
    0

    Standart

    11.Sınıf Edebiyat Kitabı Etkinlik Cevapları Sayfa 29-30
    SAYFA 29 - 30
    2.ETKINLIKŞema
    Birbiriyle bağlı konular metinde verilmek istenen mesajı ortaya çıkarırlar.

    1-) Tercüman-ı Ahval Mukaddimesi Ana düşüncesi : Gazete
    Müsavat Ana düşünce : Kanun önünde eşitlik
    2-) Resim,müzik tiyatro
    3-) Toplumun yaşayışı ve gerçekliği metni yazan kişiyide etkiler.
    Kişi bu metinde yaşananları yazdığı için bu kavramlar ana düşünceyi etkiler.
    4-) a.Ali Suavi kanun önünde herkesin eşit olduğunu savunur. Şinasi'de bu gazetenin önemini ve gazatelerin Türkçe yazılması gereksinimi olmasını savunur.
    b.Halkı bilinçlendirmek amacıyla.


    5-) boşluk doldurma

    1.tablo

    hükümet >politika gazeteleri
    vekiller meclisi >bilim kuvveti
    medeni millet >matbaa

    2.tablo

    eşitlik > hak
    kanun > hukuk
    islam hukuku > kanunsal haklar
    kanun > zengin fakir
    6-) Öğretici metinlerdir.
    7-) a.Tutarlı hükümler vermiştir, bazı kelimeler anlaşılabilir değildir.
    b Vardır. Çünkü ortaya çıktığı zaman kullanılan dil metinde kullanılır.
    8-) Batı kültüründe gelişen Türkçe tanzimatla geldiği için vardır.
    9-) Resmi dil değişse bile kullanılan dilin değiştirilmesi zaman almıştır.


    10-) Metin Türleri : Makale
    Metinlerin yazıldıkları tarih : 1860
    Metnin bağlı olduğu gelenek : Tanzimat edebiyat geleneği yapı şekli divan edebiyatı

    11-) Edebiyatta tanzimat edebiyatıyla ortaya çıkan yeni türdür.Önemli bir eserdir ve öğreticidir.

     

    Bu konu veya mesaj www.forumfokurtu.com sitesine aittir.



  6. #6
    Şuan
    Çevrimdışı
    kahraman - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Forumdan Uzaklaştırıldı
    Üyelik tarihi
    Jan 2010
    Mesajlar
    13.681
    Bahsedilmiş
    0
    Takip edilen
    0

    Standart

    Sayfa 29 2. Etkinlik:
    Anlam birliği şu şekilde oluşturulur:
    Birtakım heceler bir araya gelerek kelimeleri oluşturur. Bu kelimeler cümleleri cümleler paragrafları paragraflar da verilmek istenen iletiyi meydana getirir. Tercüman-ıAhval ve Musavat metinlerinde paragraflar metinleri meydana getirmiştir.
    Sayfanın Devamındaki sorular:
    1- Tercüman-ı Ahval Mukaddimesinin ana fikri gazetenin faydalarıdır. Musavat metninin teması ise Eşitliktir. Bu iki tema yenileşme ve Tanzimat dönemlerinde sıklıkla işlenmiş temalardır. Bu devirde avrupadan alınan yeniliklerin ve kavramların halka anlatılması ve benimsetilmesi için yeni yollar aranmıştır. Çeşitli kavramların anlatılması için iletişim araçların kullanılmasının öneminden bahsedilmiştir. Bu durum gösterir ki bu iki metinin teması evrenseldir ve her çağda görülebilir temalardır.
    2- Metinlerin anafikirleri günümüzde ki iletişim araçlarıyla anlatacak olsaydım, televizyon ve interneti kullanırdım . bu sayede sadece dili değil dilin yanında görselliği de kullanmış olurdum. Ayrıca bu iletişim araçlarını kullanarak istediğim bölgede birçok insana ulaşabilirdim.
    3- Her iki metinde Tanzimat döneminde yazılmıştır. Bu dönemde batıdan bolca fikir ve kavram alınmıştır. Bu kavramların halka aktarılması içinde o günün şartlarında en çok kişiye ulaşabilecek iletişim aracı olarak gazete kullanılmıştır. Sonuç olarak o dönemin sosyal yaşantısı gerçeğe yakın olarak edebi metinlerde halka aktarılmıştır.
    4- A) Şinasi, insanların faydalı fikirlerini gazeteler vasıtasıyla başka insanlara sunabilecğini belirtmektedir. Bununla ilgili olarak çoğunlukta olan Müslüman insanların bu haklarını tam kullanamadığını, kendisi de bu hakkın nasıl kullanılacağını anlatmaya çalışmaktadır. Ali Suavi ise eşitlik kavramının ne olduğunu nasıl uygulanacağını anlatmaya çalışmaktadır.
    B) bu metinler halka bilgi vermek için yazılmıştır.
    C) ulaşamayabilirlerdi. Çünkü roman veya tiyatro daha çok sanat yapmak için yazılan erlerdir. İki yazar ise halka bilgi vermeyi amaçlamışlardır. Bu şekilde ki eserlerde ise dil süslü ve sanatlıdır. Şiirsel bir anlatım görülür. Bu yüzden roman veya tiyatro eserleriyle halka bilgi zor bir olaydır.
    5- Kanun à kanuni vazife
    Devlet-i Aliyye à kazanılmış hak
    Milli Eğitim Bakanlığı Meclisi à Mazbata (tutanak)
    Vekiller meclisinde à izin

    Musavat isimli metinde:
    kanun à her vatandaşın eşit olması
    mahkeme à eşit yargılanma
    Devlet-i Aliyye à kazanılmış hak
    Bu kavram ve ifadeler bize Tanzimat fermanı ile birlikte gelmiştir. Bu kavram ve ifadeler Avrupa devletlerinin oluşturdukları sosyal siyasi dini ve ekonomik yapının bir sonucudur. Osmanlı Devleti’nde bu kavram ve ifadeler ile ilgili Avrupalılar gibi bir düzenleme yapılmamıştır. Bunların Osmanlı Devleti’nde uygulamaya konulması eski ve yeni arasında bir ikiliğin oluşmasına neden olmuştur.
    3. Etkinlik:
    Terimler:
    Tercüman-ı Ahval Mukaddimesi: “ kaznılmış hak, Devlet-i Aliyye, Tanzimat hükümet meclis gazete mazbata “
    Müsavat: “ müsavat, kanun İslam hukuku, kamusal hak “

    Kavramlar:
    Tercüman-ı Ahval Mukaddimesi: “ halk vazife adalet “
    Müsavat: “ sınıf, adalet, ilim, fazilet, görev, şeref, zenginlik “

    Günlük hayatla ilgili kelimeler:
    Tercüman-ı Ahval Mukaddimesi: “ menfaat, milletler, dil , fikir, hal dili, tarife hacet olmak vs.”
    Müsavat: “ sınıf, zümre, hamal, memur, kişi, şahıs vs. “

    Bütün bu kavram, terim ve gün****k kelimeler yazarın topluma iletmek istediği iletinin yapıtaşlarıdır. Bunlar olmadan metnin iletisi okuyucuya sağlıklı bir şekilde ulaşamaz. Yine bu kavram ve terimlere bakarak dönemin zihniyetinin öğretici metinlere nasıl yansıdığını anlayabiliriz.

     

    Bu konu veya mesaj www.forumfokurtu.com sitesine aittir.



  7. #7
    Şuan
    Çevrimdışı
    kahraman - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Forumdan Uzaklaştırıldı
    Üyelik tarihi
    Jan 2010
    Mesajlar
    13.681
    Bahsedilmiş
    0
    Takip edilen
    0

    Standart

    6- Metinlerde öğretici, açıklayıcı ve kanıtlayıcı anlatım kullanılmıştır.
    a. Öğretici anlatım:
    • Açıklama, bilgi verme amacıyla yazılırlar.
    • Bu tür metinlerde söz sanatlarına ve süslü anlatımlara yer verilmez.
    • Her okuyanda aynı etkiyi uyandırır.
    b. Açıklayıcı anlatım
    • sorunu ortaya koyan cümlelerle anlatıma başlar.
    • Sorunu çözümleyen açıklamalar örnekler ve karşılaştırmalar ile devam eder.
    • Özetleyici ve yargı bildiren ifadelerle metin sonlandırılır.
    • Bu tür anlatımlarda kesin ve açık ifadeler olması gerekir.
    c. Kanıtlayıcı Anlatım:
    • İnandırma aydınlatma, bir başkasına kendi görüşünü kabul ettirme için yazılırlar.
    • Bu anlatım türünde kavram tanımlanır veya açıklanır.
    • Okuru etkilemek için bazı kelime öbeği veya cümleler aralıklarla metinde tekrar edilir.
    7- Her iki metinde de anlatım açık ve anlaşılabilirdir. Bunun nedeni iki metinin de öğretici metin olmasından kaynaklanır. Misalen: “madem ki bir sosyal toplulukta yaşayan halk bunca kanuni vazifelerle yükümlüdür elbette sözlü ve yazılı olarak kendi vatanının mefaatine dair fikir ileri sürmeyi kazanılmış haklarından sayar.” Diğer metin için: “ mesela bir hamal ile bir büyük memurun hukukça kanun önünde eşit tutulması hatta muhakeme bile olunması kısacası en sıradan kişinin hakkının kaybolmamasıdır. Öğretici metin olmasından dolayı anlatım açık ve anlaşılırdır. Yani metnin türü ile anlatım biçimi arasında bağlantı vardır.
    8- Tanzimat, kazanılmış hak, gazete, müsavat, kanun, kamusal hak, sınıf, hürriyet, adalet yenileşme vb.
    9- Metinlerde kullanılan dil yaşadığı döneme göre sadedir. Değerlendirme yapacak olursak, Naima’nın eserinde, birden fazla kelimelerle oluşturulmuş tamlamalar, Arapça ve farsça sözcükler görebiliriz. Diğer metinler Naima’nın eserine göre daha sadedir ancak günümüz Türkçesi ile inceleyecek olursak Tanzimat dönemi eserlerini anlamakta güçlük çekebiliriz.
    10- Tercüman-ı ahval ve müsavat öğretici metin olup, Tanzimat döneminde yazıldığı bariz bir şekilde ortadadır.
    11- Gazeteler kültür,sanat, siyaset, günlük yaşam kısaca hayatımızın her alanından bize bilgiler sunan bir kaynaktır. Gazete insanı direkt olarak etkisi altına alan bir iletişim aracıdır. Onun dili sade ve süssüz olduğu için her okuyan metni anlayabilir. Bu sebepten gazetelerin etkisi günümüzde bile inkar edilemez.
    12- a) Ali suavi eserinde eşitlik kavramını verdiği örneklerle somutlaştırmıştır. “ bir hamal ile en üst düzey bir memurun gerektiğinde hukuk önünde muhakame edilebileceğini belirtmesi örnek olarak gösterilebilir.”
    b) Şinasinin metninde ise hürriyet kavramı gazete çıkarmak isteyenlerin hakkı olduğu ifade edilerek somutlaştırılmıştır.
    13- Tercüman-ı Ahval Muk. Tema: hürriyettir. Müsavatta ise tema: eşitliktir.
    Benzerlik ve farklılıkları:
    • İki temada gazete yazısında ortaya konmuştur.
    • Temaları anlatmak için metnin türüne uygun bir dil anlatım kullanılmıştır.
    • İki temada Tanzimat döneminde ortaya çıkmıştır.
    • Daha önce bu temayla ilgili hiçbir eser yazılmamıştır.
    • Tercüman-ı Ahval mukaddimesi gazetenin giriş yazısıdır. Diğeri ise bir makaledir.
    14- Yazarlar hakkındaki bilgi internette zaten mevcut.
    15- Elde edilen bilgiler ışığında iki yazar hakkında karşılaştırma yapılabilir.

     

    Bu konu veya mesaj www.forumfokurtu.com sitesine aittir.



  8. #8
    Şuan
    Çevrimdışı
    kahraman - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Forumdan Uzaklaştırıldı
    Üyelik tarihi
    Jan 2010
    Mesajlar
    13.681
    Bahsedilmiş
    0
    Takip edilen
    0

    Standart

    11.Sınıf Edebiyat Kitabı Etkinlik Cevapları Sayfa 33-35
    3. Metin Sayfa 33’teki sorular:
    1- Atatürkçü düşüncede çağdaşlaşma uygarlaşma ve batılılaşma kavramları birbirleriyle bağlantılıdır. Çağdaşlaşma ülkenin refaha kavuşması için yapılan etkinliklerin tümüdür. Bu kavramla körü körüne taklit hedeflenemez. Ülkenin ilerlemesi için batılı ülkelerden alınan yenilikler ülkenin değerleriyle birleştirildikten sonra kullanılmalıdır. Bu kavramlar Atatürkçü düşüncede birbirlerinden ayrılamazlar.
    2- Metne göre çağdaşlaşma Türk toplumu için vazgeçilmez bir idealdir. Bu idealin dayandığı temel “Büyük davamız en uygar ve en refaha kavuşmuş millet olarak varlığımızı yükseltmektir.” Şeklinde ifade edilmiştir.
    3- Tanzimat döneminden itibaren gerçekleştirilen yeniliklerle Atatürk ilke ve inkılapları çağdaşlaşma ve uygarlaşmanın “ siyasal sosyal kültürel ve ekonomik yönlerini” kapsadığını söyleyebiliriz.


    1- Kafiye redif vs. eklemek uzun sürecek o yüzden bu soruyu size bırakıyorum.
    2- Terkibent devrin söyleyiş tarzından çok farklıdır. Şiirin şekli ve dili tamamen eski şiir geleneğiyle ilgilidir. Tanzimat dönemi sanatçıları halkı eğitmek istedikleri için genel olarak halkın anlayacağı kelime ve ifadelere yer verirler. Bu şiirde şair tümüyle süslü ve sanatlı şiir dilini kullanmıştır.
    3- Birimler birbirine beyitlerle bağlanmışlardır. Bu birimler bir araya gelerek şiirin temasını oluşturmaktadır. Şiirin bütün beyitlerinde neredeyse birbirine yakın anlamlar işlenmiştir. Sadece şiirin son dizesinde dünyayı anlamanın akılla olmayacağını belirterek tezatlık oluşturulmuştur.
    2. Etkinlik:
    Ziya Paşa’nın Terkibibenti: Şiirin birimleri beyittir. Kafiye ve redifler vardır. Bu birimler birleşerek temayı ortaya çıkarır.

    Terkibibentin Yapısal Özellikleri:
    a) bentlerle kurulan uzun bir nazım biçimidir.
    b) Her bent, sayısı 5-10 arasında değişen beyitlerden oluşur.
    c) Bent sayısı 5-10 arasındadır
    d) Genellikle talihten şikayet, dini, tasavvufi ve felsefi konular işlenmiştir.
    Bu yapısal özellikler divan şiirinin ana damarıdır. Yukarıda ki eserlerde bu özellikleri yapılarında barındırmaktadırlar.
    4- 9. Beyit hariç diğer beyitler bir şekilde sosyal yapı ve tarihi değerler ile ilişkilidir.
    5- Tema: bu dünyanın insanları sınamak için yaratılmış olduğu ve akılla bu dünyanın tam anlamıyla kavranamayacağıdır. Şiirin yazıldığı dönemde bazı şairler iki arada bir derede kalmışlardır. Eski ile yeni çatışması içine düşmüşlerdir. Bu yüzden bazı şairler hak adalet hürriyet gibi kavramlar üzerine şiir yazarken, bazıları da bu şekilde felsefi konularda şiirler yazarak eski geleneği devam ettirmeye çalışmışlardır.
    6- Ziya Paşa terkibibentinde tasavvufi bir konuyu işlemiştir. Bu dünyanın insanı sınamak için yaratıldığını, ve insanın sadece kalbiyle anlayabileceğini belirtmiştir. Bağdatlı Ruhi ise aşk temasını işlemiştir. Bu yüzden iki eser arasında büyük farklılıklar vardır.
    7- Ziya Paşanın terkibibentinin teması günümüzde de geçerli olabilir. Şair aklı kullanarak bu dünyanın anlaşılamayacağını belirtmiştir. Bu kuram günümüzde de geçerlidir. Akıl bazı şeyleri kavrayabilir. Bu yüzden akıl günümüzde ne kadar önemli görünse de kalple birleşmeden pek bir anlam ifade etmez.
    8- ilk beyitte insanların birbirlerini kıskanmalarından bahsedilmiştir. Cahil insanlar yarasaya benzetilmiş ve bu kişilerin bilgili ve olgun kişileri kıskandıkları söylenmiştir. Akıllı insanlar ise ışığa benzetilerek bu kişilerin çevrelerini aydınlattıkları belirtilmeye çalışılmıştır. Bu dönemde Osmanlı Devletinde cahil insanlar önemli yerleri işgal ettikleri için yazar devlet büyüklerine atıfta bulunmuştur. İkinci beyitte akıl iyi ile kötüyü tartan bir teraziye benzetilmiştir. Beyin şeklen de vücudun en ufak organlarından olmasına rağmen yaptığı iş boyutuyla tamamıyla ters orantılıdır. İnsan dünyayı aklıyla kavrar o olmadan ceza ve mükafat sisteminin tamamen dışında kalır şair dünyayı anlamanın ne kadar zor olduğunu belirtmek için anlamı terazide tartılamayacak kadar ağır bir varlık gibi düşünerek somutlaştırmıştır. İnsan dünyayı akılla kavramaya çalışırken bile dünyanın kavranamayacağını anlatarak beyitin anlamını tasavvufi yoruma açık hale getirmiştir.
    3.Etkinlik:• Ziya Paşanın metni tasavvufi ve felsefi bir anlama sahiptir Bağdatlı ruhinin metni daha çok aşk konusuyla ilgilidir.
    • İki metinde de kafiye redif söz sanatları gibi ahenk unsurları görülmektedir.
    • İki metnin de nazım birimleri aynıdır
    • İki metinde devrin zihniyetini yansıtan ifadelere rastlanılmaktadır.
    o 2. Grup• Sadullah paşanın manzumesi zihniyet bakımından bu metinlerden çok farklıdır.
    • Bu manzume batı zihniyetinin değerlerini yüceltmek eskinin düşünce sisteminin çarpıklıklarını ortaya çıkarmak için yazılmıştır.
    • Diğer metinler, eskiyi, eskinin dünya ve aşk anlayışlarını yansıtmaktadır.
    • Ziya Paşa dünyanın gidişatıyla ilgili kötümser Sadullah Paşa iyimserdir.
    9- Ziya Paşanın terkibibenti hayatın muammasını tezadını ortaya koyar. Şair dünyayı anlamak için kendince bir sürü yorum yapar onun bu yorumları kendisini rahata ulaştırmaz. Şair dünyanın bu kötü durumu karşısında şaşkın bir halde değer verdiği aklında işe yaramayacağını fark ederek varlıkları inceleyen ona hayret eden bir aciziyette kendini konumlkandırmıştır.
    10- Ziya paşa hakkında gerekli olan bilgi internet ortamında zaten mevcuttur.

     

    Bu konu veya mesaj www.forumfokurtu.com sitesine aittir.



  9. #9
    Şuan
    Çevrimdışı
    kahraman - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Forumdan Uzaklaştırıldı
    Üyelik tarihi
    Jan 2010
    Mesajlar
    13.681
    Bahsedilmiş
    0
    Takip edilen
    0

    Standart

    ***: 35 1.Etkinlik:
    Tanzimat Edebiyatında genellikle Kaside nazım biçimi kullanılmıştır. Kasidenin özellikleri:
    - Klasik Türk Edebiyatı nazım biçimidir.
    - Din ve devlet büyüklerini övmek amacıyla yazılırlar.
    - Aruz ölçüsüyle yazılır.
    - Nazım birimi beyittir.
    - En az 31 en fazla 99 beyitten oluşur.
    - Altı bölümden oluşur.
    - Kafiye düzeni: aa ba ca şeklindedir.

    2.Etkinlik:
    17. ve 18. Yüzyıllarda Avrupada sanat felsefe ve siyaset alanında devrimci gelişmelere yol açan düşünce akımıdır.
    Aydınlanma, insanın kendi aklı ve deneyimleri ile geleneksel görüşler ve ön yargılardan kurtulmak ve akla dayanarak, dünyayı kavramak düzenlemeye çalışmaktır. Bu anlamda Aydınlanma Çağı insan aklının bağımsız olması gerektiği düşüncesine dayanır. Öyleyse benimsenmesi gereken tavır inanmak değil, bilmek olmalıdır.
    Bu genel belirlemeden anlaşıldığı üzere, burada sorgulanmak istenen insan varlığının anlamı ve bu Dünya'daki yeridir. Nitekim Aydınlanma'nın gelenekselleşmiş bir tanımını veren Kant'a göre Aydınlanma, insanın kendi kusurları sonucu düşmüş olduğu olumsuz durumdan, yine kendi aklını kullanmak suretiyle çıkma çabasıdır. Gerçekte insan içinde bulunduğu olumsuz duruma aklın kendisi yüzünden değil, ama onu gerektiği gibi kullanmayı bilmemesi yüzünden düşmüştür. Bu yönüyle Aydınlanma'nın, Ortaçağ düşüncesine ve yaşam anlayışına karşıt bir dünya görüşü olarak ortaya çıktığı görülmektedir.
    Aydınlanma'nın temel özelliklerinden birisi de, doğa ile akıl arasında bir uygunluk olduğunu ve akılsal yapıda olan bu doğayı aklın rahatlıkla kavrayabileceğidir.
    a. Doğa ve Bilgi Felsefesi
    Bu dönemde bilginin doğasına ilişkin tartışmalar yoğunlaşmış ve Tümevarım Yöntemi Hume tarafından sorgulanmıştır. Fransız ansiklopedistlerinden D'Alembert ve Diderot gibi araştırmacılar Rönesans'tan bu yana üretilen yeni bilimsel bilgi birikimini, Ansiklopedi adlı yapıtta bir araya getirmeye çalışmışlardır.
    b. Matematik
    Bu dönemde Euler ve Lagrange integral ve diferansiyel hesabına ilişkin on yedinci yüzyılda başlayan çalışmaları sürdürmüş ve bu çalışmaların gök mekaniğine uygulanması sonucunda fizik ve astronomi alanlarında büyük bir atılım gerçekleştirilmiştir. Mesela Lagrange, Üç Cisim Problemi'nin ilk özel çözümlerini vermiştir.
    Leonardo da Vinci
    Rönesans'ın habercilerinin başında gelen Leonardo da Vinci (1452-1519) sistematik bir eğitim görmemiş olmasına karşın, bilgi dağarcığını iyi geliştirmiş ve bilim ve teknolojiye önemli katkılarda bulunmuş ansiklopedik nitelikte bir bilim adamıdır. Leonardo, öncelikle bir ressam olarak ad yapmıştır; onun muhteşem yapıtları bazı kiliselerin duvarlarını; günümüzdeki önemli müzeleri süslemektedir. Ancak resim çalışmalarını sağlıklı bir şekilde yürütebilmek için bir seri anatomi ve perspektif çalışmaları yapmak ihtiyacını hissetmiştir. Bu çalışmalardan perspektifle ilgili olanını Leon Battista Alberti ve Pietro della Francesco gibi devrinin matematikçileriyle birlikte yürütmüştür. Bunlardan Francesco matematiğin yanı sıra resimle de ilgilenmiştir.
    Diğer yandan Leonardo, yapı bilgisine gereksinme duymuş ve başta insan yapısı olmak üzere bazı canlı yapıları kapsayan bir anatomi çalışması yürütmüştür. Bu çalışmalarında enjeksiyon tekniğini uygulayarak, yani dokular arasına kısa zamanda donan bir maddeyi zerk ederek, yapıyı tespit edip, onu en ince ayrıntısına kadar, en doğru şekilde belirlemeye çalışmıştır. Bu gayretleri sonucunda, özellikle kalp, mide, muhtelif damarlar ve kasların yapısını günümüze uygun olarak belirlemeyi başarmıştır. Kalbin kapakçıkları ve hareketi üzerinde dikkatini yoğunlaştırarak, kalbin adeta bir tulumba şeklinde çalıştığını belirtmiştir.
    Leonardo anatomi çalışmalarını karşılaştırmalı olarak yürütmüş, insanın anatomik yapısı ile muhtelif hayvanların anatomik yapılarını karşılaştırmıştır. Bunlardan biri de atların bacak ve ayak kemikleri ile insanınki arasında yaptığı ilginç ve günümüzde de doğru olarak kabul edilen karşılaştırmasıdır. Teknoloji ile ilgili olarak bazı projeler geliştiren Leonardo, kuşların kanat ve kas yapısından hareketle, insanların da belli bir düzenek sayesinde uçabileceği anlayışını geliştirmiş ve bu yolda bazı araştırmalar yapmıştır. Aynı şekilde balıklar gibi, insanların da denizin altında yaşayabileceğini varsayan Leonardo'nun ilk denizaltı projelerini geliştirdiği görülmektedir.
    Leonardo bir ressam, bir bilim adamı ve bir mühendistir; ancak o günlerde yaygın olarak kabul gören hümanizm görüşünü de desteklemiş ve klasik Yunan düşünürlerinin ve yazarlarının yeniden incelenmesi ve benimsenmesi gerektiğini hararetle savunmuştur. Ona göre bilim adamları tıpkı Aristoteles ve Platon gibi, kendi düşüncelerini hiçbir etki altında kalmadan geliştirmeli ve savunmalıdır.
    On altıncı yüzyıl bilimlerde otoritelerin yıkıldığı bir dönemdir; astronomide Batlamyus sistemi yıkılırken, tıpta Galen otoritesi son bulmuştur.
    c. Astronomi
    Yakın dönem astronomi çalışmalarının genellikle üç alanda yoğunlaştığı görülmektedir:
    1. Özellikle Herchell ve Halley'in yapmış oldukları gözlemler sonucunda Güneş sistemine ilişkin gözlemsel veriler artmıştır.
    2. Astronominin kuramsal yönünü oluşturan ve elde edilen gözlemsel verileri değerlendirerek gökcisimlerinin hareketlerinin matematiksel açıklamasını veren dinamik astronomi gelişmiştir. Mesela Laplace, Güneş sistemindeki bütün gezegenlerin hareketlerinin matematiksel olarak gösterilebileceğini öne sürmüştür.
    3. Fizik ve kimya alanlarında yapılan araştırmalar sonucunda elde edilen veriler doğrultusunda yıldızların yapısını inceleyen astrofizik ve evrenin yapısını inceleyen kozmoloji gibi yeni bilim alanları ortaya çıkmıştır. Özellikle astrofizikte Frounhofer ve Kirchoff'un, kozmolojide ise Kant ve Laplace'ın yapmış olduğu araştırmalar çığır açıcı niteliktedir.
    d. Fizik
    Bu dönemdeki fizik araştırmalarının özellikle elektrik konusunda yoğunlaştığı ve Gilbert ve Otto von Guericke'in ardından, Du Fay, Franklin, Cavendish, Coulomb, Galvani, Ampere ve Volta'nın çalışmaları sonucunda elektriğin bağımsız bir fizik dalı olarak ortaya çıktığı görülmektedir.
    Ayrıca, ses, ışık, ısı ve enerjinin doğasını açıklamaya yönelik çalışmalar yoğunlaşmış ve bu fiziksel varlıklar arasındaki ilişkiler matematiksel olarak gösterilmiştir.

     

    Bu konu veya mesaj www.forumfokurtu.com sitesine aittir.



  10. #10
    Şuan
    Çevrimdışı
    kahraman - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Forumdan Uzaklaştırıldı
    Üyelik tarihi
    Jan 2010
    Mesajlar
    13.681
    Bahsedilmiş
    0
    Takip edilen
    0

    Standart

    Dalton, kimyasal tepkimeleri açıklamak için Atom Kuramı'nı, Young ise ışığa ilişkin çağdaş Dalga Kuramı'nı geliştirmiştir.
    f. Biyoloji
    Bu dönemde doğa bilimlerinden botanik ve zooloji alanlarındaki çalışmalar gelişmiş ve özellikle Darwin'in dedesi Erasmus Darwin ve Lamarck'ın yapmış olduğu araştırmalar sonucunda, yeni bitki ve hayvan türlerinin oluşumunu açıklamaya yönelik Evrim Kuramı'nın temelleri atılmıştır.
    g. Coğrafya
    Bu dönemde on beşinci yüzyılda başlayan coğrafî keşifler, Cook 'un özellikle Antarktika ve Dünya'nın diğer bölgelerine yapmış olduğu gezilerle tamamlanmıştır.
    h. Teknik
    Bu dönemde Sanayi Devrimi'nin temelleri atılmış ve bu sayede üretime makinalar hakim olmaya başlamıştır. Deniz ve kara araçlarının yanı sıra, hava araçları da geliştirilmiştir. Montgolfier Kardeşler'in bu alandaki çalışmaları sonucunda havacılığa ve uzay çalışmalarına giden yol açılmıştır.
    Kimyanın gelişmesine bağlı olarak madencilik ve metalürji sanayi de ilerlemiş ve üretim biçimi ve buna bağlı olarak ürün verimi köklü bir değişim geçirmiştir. Ayrıca tarımda da sanayileşme sürecine girilmiştir.
    3 Etkinlik
    Klasisizm:- Akıl sağduyu gerçek tabiat temeline dayanır.
    - Ferdi değil evrenseldir
    - Eski yunan ve Latin sanatkarlarını eserlerini örnek alır
    - Kuralcıdır, kurallara bağlıdır
    - Zevk vererek eğitmeyi amaçlar yüce değerlere ulaştırmak erdemli ahlaklı olmak
    - Eserlerde bütünlük ve mükemmellik aranır
    - Milli bir dil kullanılır. Bu dil seçkin kişilerin kullandığı dildir.
    - Konudan çok konunun işlenişine önem verilir.
    - Yalnız seçkin olgun kişiler ele alınır.
    - İnsan dışındaki her şey ihmal edilmiştir.
    Romantizm:- Romantizm hürriyetçidir, kural tanımaz, her türlü doğmatik düşünceye karşıdır
    - Ferdidir. İnsanı aklı ve duygularıyla bir bütün olarak görür, insanı yüceltir.
    - Akıldan çok hayal duguları ön plana çıkar
    - Melankoli, hüzün ve kötümserlik hakimdir.
    - Liriktir, duygusaldır.
    - Tabiata yönelme, tabiat tasvirleri önemli yer tutar.
    - Milli ve mahalli değerleri evrenselden üstün tutar.
    - Tasvire geniş yer verirler
    - Dünlük herkesin konuştuğu bir dil kullanmak önemlidir, suni ve süslü anlatıma karşıdırlar.
    - Sanatçılar eserlerde kendi kişiliklerini gizlemezler.
    - Klasisizme tepki olarak ortaya çıkmıştır.
    4. Etkinlik:
    Namık Kemal
    Türk milliyetçiliğinin öncülerinden, Genç Osmanlı hareketi mensubu, ünlü yazar ve şairdir. Özellikle "İntibah" isimli romanı ve "Vatan, Yahut Silistre" isimli tiyatro oyunu ile tanınır. Asıl adı Mehmed Kemal'dir.
    1888'de mutasarrıflıkla sürgüne gönderildiği Sakız Adası'nda vefat etmiş, Türk Edebiyatında öncü niteliği bulunan şair ve tiyatro yazarıdır. "Vatan şairi" olarak da anılır

     

    Bu konu veya mesaj www.forumfokurtu.com sitesine aittir.



Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  
ForumFokurtu.CoM

Url List Google Sitemap

Sitemiz; hukuka, yasalara, telif haklarına ve kişilik haklarına saygılı olmayı amaç edinmiştir. 5651 sayılı yasaya göre, site yönetiminin hukuka aykırı içerikleri kontrol etme yükümlülüğü yoktur. Bu sebeple sitemiz, "uyar ve kaldır" prensibini benimsemiştir. Yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahipleri veya meslek birlikleri abuse[at]forumfokurtu[dot]com mail adresinden yada İletişim bölümünden bizlere ulaşabilirler.