İSLAMİ TAKVİM

Hicri Takvim; Hicri Semsi ve Hicri Kameri Takvim olmak üzere ikiye ayrılmaktadır:

Hz. Peygamber, Safer ayinin 27.günü Hz. Ebubekir ile birlikte Medine'ye hicret etmek üzere Mekke'den ayrılmış, 4 gece Sevr Mağarası'nda kalmış. 1 Rebiülevvel Pazartesi günü Sevr Mağarasından Medine'ye doğru yola çıkmışlardır. 8 Rebiülevvel / 20 Eylül 622 Pazartesi günü Küba köyü'ne gelmiş. Burada Küba Mescidi'ni inşa etmiş ve 12 Rebiülevvel Cuma günü Medine'ye doğru hareket etmişlerdir.

1- Hz. Peygamberin Küba'ya geliş günü olan 20 Eylül 622 tarihini, Hicri sene başlangıcı olarak kabul eden ve dünyanın güneş etrafındaki dolanımını esas alan Takvim sistemine Hicr-i Semsi Takvim denilmektedir.
2 -İslamiyet'ten önce, her önemli olay tarih başlangıcı olarak kabul edilirmiş. En son Fil Vakası da takvim başlangıcı olarak kabul edilmiştir. Bu uygulamada seneler, her önemli olaya göre sayılarak geldiğinden birçok karışıklıklara sebep oluyordu. Hz. Ömer zamanında Hicretin 17. yılında alınan bir kararla Hicretin olduğu sene Hicri Takvimin 1. yılı ve o yılın Muharrem ayı da Hicri Kameri takvimin yılbaşı kabul edilmek suretiyle, o yıl 1 Muharrem'in rastladığı 16 Temmuz 622 tarihi de Hicri Kameri Takvimin başlangıcı olarak kabul edilmiştir. Biz bunu Hicri Kameri Takvim değil Hicri Takvim olarak bilmekteyiz.
Hicri Kameri Takvimde aylar; Muharrem, Safer, Rebiülevvel, Rebiülahir, Cemaziyelevvel, Cemaziyelahir, Recep, Saban, Ramazan, Şevval, Zilkade ve Zilhicce seklinde sıralanırlar.Hicri takvimlerde, miladi takvimlerde olduğu gibi artık yıllar mevcuttur. 30 yılda yaklaşık 11 günlük bir gerileme yapmaktadır. Bu gerilemeyi düzeltmek için 30 yıllık dönemlerin 2, 5, 7, 10, 13, 15, 18, 21, 24, 26 ve 29 yılları 355 gün, diğer yıllar ise 354 gündür. Ay, dünya etrafında 12 defa döndüğü zaman bir Kameri sene olur ve 354.367 gün veya 354 gün 8 saat 48 dakika 34.68 saniyedir. Dünya, güneş etrafında 1 defa döndüğü zaman da bir Miladi sene olur ve 365.2422 gündür.
Hicri yıl miladi yıldan ( 365.2422 - 354.367 =) 10.8752 gün daha kısa olduğundan aylar bazen 29. bazen de 30 gün çekmektedir .


HİCRİ YILIN MİLADİ YILA ÇEVRİLMESİ için yapılan işlemler;
Hicri yılı 33'e böleriz ....................... 1420 : 33 = 43.03 (=43)
Çıkan sayıyı hicri yıldan çıkarırız........ 1420 - 43 = 1377 (1.sayı)
1.çıkan sayıyı 622 ile toplayınız........ 1377 + 622 = 1999

MİLADİ YILIN HİCRİ YILA ÇEVRİLMESİ için yapılan işlemler;
Miladi yıldan 621 rakamını çıkarırız ..... 1999 - 621 = 1378 (2.sayı)
(2.sayı) çıkan sayıyı 33'e böleriz ...... 1378 : 33 = 41.75 (=42)
Bölümü 2.çıkan sayı ile toplarız......... 1378 + 42 = 1420
Hicri sene, Miladi seneye göre her yıl 10-11 gün evvel, başlamaktadır. Hicri Kameri takvim her 33 senede tam bir devir yaparak senenin bütün günlerinde oruç tutulmaktadır.

1.Muharrem
2.Safar
3.Rebiülevvel
4.Rebiülahir
5.Cemayizülevvel
6.Cemayizülahir
7.Recep
8.Şaban
9.Ramazan
10. Şevval
11.Zilkade
12. Zilhicce

Bu Takvimin büyük bir dezaventajı gelecekteki olayların kesin tarihlemesinin yapılamamasıdır. Bu durum özellikle Araplar ’ ın bilimde ve Astromonide önde oldukları dönemde kendini hissettirmiştir.
Problem yukardaki dini Takvimden sabit bir Takvimin çıkarılmasıyla çözülmüştür. Her 30 gün süren aydan sonra 29 gün süren bir ay gelir ve genel yıllarda 29 çeken Zilhicce ayına 'artık yıllarda' bir gün eklenir. 11 yılın artık yıl olduğu 30 yıllık bir döngü kullanılır. Artık yıllar döngünün 2. , 5. , 7. ,10. , 13. , 16. , 18. , 21. , 24. , 26. ve 29. yıllarıdır. Takvimin 16. yıl yerine 15. yılının artık yıl olarak kullanıldığı başka bir versiyonu daha vardır.
Mevsimlerden tamamen bağımsız olduğu için uygulamada birçok güçlüklerle karşılaşılmıştır. İslami Yeni Yıl, hasatın sadece yaz sonu ve sonbaharda mümkün olmasına rağmen yavaşça yılda 11 gün geriye doğru kaymıştır. Osmanlı İmp.’da 1677’de 1Mart’a kayana kadar vergi yılı Jülyen Takvime göre 1 Eylül’e ayarlıdır. Maaşların İslami Takvime göre ödenmesi muhasebede zorluklar yaşanmasına neden olmuştur. Dahası yılların değişik uzunlukları vergi yılının her 33 yılda bir atlanmasını gerektirir ki vergi yılıyla İslami yıl çoğu kez birbirini tutmaz. Nihayet 1872’de bilinmeyen bir sebeple vergi yılı 1288 atlanmamış ve sistem çökmüştür. Türkiye bu kargaşadan 25 Aralık 1925’te resmi olarak kurtulmuştur.