MISIR TAKVİMİ
Mısırlı astronomlar Nil’in taşma zamanıyla Sirius yıldızının sabah gökyüzünde ilk görünmesi arasının yakın olduğu gerçeğini çok önceleri keşfetmişlerdi. Öyle görünüyor ki takvim oluşturulduğu sırada Mısır takvimi yılının başlangıcı böyle bir zamana denk getirilmiştir ama yılın daimi olarak 365 gün olması takvimin mevsimlere göre her dört yılda bir gün kaymasına yol açmaktadır. Dolayısıyla her yılın 365.25 gün olduğu 1460 Jülyen yılda 1461 Mısır yılı geçmiş olmaktadır. Bu periyoda Sothis Peryodu denir. ( Sothis Sirius’un Yunanca ismidir. Mısırcası 'spdt' dir. Mısırca’da sesli harfler yazılmadığı için Epistemologlar seslileri doldurmak için dilbilimsel çalışmalar yapmak zorunda kalmışlardır.

COMO OMBO ' DAN TAKVİM HİYELOGRİFLERİ



Günümüzde Mısırca 'spdt', 'Sopdet' olarak okunur. Sirius’un doğuşu tropikal yıla göre yavaşça kaymaktadır. Bu kayma göz önüne alındığında bir Sothis periyodu 1460 yıldan biraz kısadır ve 1460 yıl için bir Sothis peryodu terimini kullAnmak bütün bir yılı 1 Thoth kaydırmayı gerektirir) Bir Sothis periyodu sonunda takvim tekrar doğayla aynı çizgiye gelir.


Mısır takviminin ne zaman yapıldığına dair bir kanıt yoktur. Thutmosis III., Amenophis I., ve Sesostris III zamanlarındaki yıldız doğumları bize ulaşanlardır. Burada kullanılan kral, ay ve mevsim isimleri genel olarak Yunanca kökenlidir ve orjinal Mısırca şöylenişlerine karşılık gelmez. Bahsi geçen üç kral bu günlerde Dhutmose, Amenhotpe, ve Senwosre olarak adlandırılırlar.

Romalı tarihçi Censorinus’un yazdığına göre İ.S. 139’da yıldız doğumu Mısır’ın yeni yılına denk gelmiştir. Eğer Sirius’un doğumu ve takvimin yapımı gerçekten çakışıyorsa İ.Ö. 1322, İ.Ö. 2782 hatta İ.Ö. 4242 tarihleri hesaplanabilir (139 tarihinde bir Sothis Peryodu olan 1460 çıkararak) tabii sadece bu hesaptan yola çıkılarak takvimin ortaya çıkışı için İ.Ö. 5. milenyumdur diyemeyiz.

Takvimin mevsimlere göre yaptığı kaymanın antik Mısırlı astronomlar tarafından gözden kaçırılması pek olası değildir. Ne var ki Canopus devri kralı Ptolemy III. Euergetes ( İ.Ö.-222 İ.Ö) öncesi ciddi bir düzeltme girişimine ait bir döküman henüz bulunamamıştır.Bu devirde İ.Ö. 238’de Ptolemy takvime her dört yılda bir gün eklenmesini emretmiştir ama takvim pratikte aynı kalmıştır. Sadece İ.Ö. 30’da Sezar’ın halefi Augustus Mısır takvimini yenilemiştir.

Yapılan yenilik her dört yılda bir gün eklenmesiyle Mısır takvimini Jülyen takvime eşitlemiştir. Böylece Mısır yılının başlangıcı bir gün kaydığı artık yıllar hariç daima 29 Ağustos’a denk getirilmiştir. Bir günlük kayma da 29 Şubat ile daha sonraları telafi edilmiştir. Yenilenen Mısır takvimini eskisinden ayırmak için bazen öncekine Alexandrian takvimi denir.

Maalesef antik Mısırlılar’da yılların ardışık sayılması diye bir olay yoktu.Bunun yerine her yılki büyükbaş hayvan sayısını yazarlardı. Bir yıl örneğin ‘‘3. sayım yılı [kral …’nın hanedanlığındaki]’’ olarak nitelendirilirdi.11. hanedanlıktan itibaren (yaklaşık İ.Ö. 2100) tahta çıkış yılları kaydedilmeye başlandı. Bir tahta çıkış yılı kralın başa geldiği yılın 1 Thot’u oldu. 18. hanedanlıktan (yaklaşık İ.Ö. 1540) sonra tahta çıkış yılı kralın gerçekten başa geçtiği gün olarak başlasa da bu yöntem 26. hanedanlığa kadar sürdü, sonra eski yönteme geri dönüldü.
İç Yapı
Bir yıl dört aydan oluşan üç mevsime bölünürdü. Her ay 30 gün sürerdi. Bir tarih örneğin ' Sel’in 2. ayının 16. günü ' olarak söylenirdi. Ayrıca aylara da isimler verilmiştir.
Mevsimler ve aylar aşağıdaki tabloda derlenmiştir.

Mevsim
Ay

Ache ( Sel )

Thot


Phaophi


Athyr


Choiak

Prôje ( Kış )

Tybi



Mechir


Phamenoth


Pharmuthi

Shômû ( Yaz )

Pachon



Payni


Epiphi


Mesori


İlginçtir ki, Mısır ayları takvimin oluşumunun ilk zamanlarından beri Ay’ın fazlarından bağımsız görünmektedirler. Dolayısıyla ayları Ay’a göre ayarlamak için karışık mekanizmalar kurmak gereksizdir, böylece kolay ve açık bir iç yapı oluşturulmuştur .

Mısırlıların takvimini sorgular yada araştırırken elbette rakamlar ile olan ilişkilere de bir göz atmak gereklidir.Bunun için Rhind papirüsüne bir bakalım.

Rhind papirüsünde rakamlar sembollerle ifade edilmektedir ve bir rakamı, | ile üç rakamı, ||| ile on rakamı,
Ç ile kırk rakamı, ÇÇÇÇ ile yüz rakamı ve bin rakamı daha değişik sembollerle gösterilmiştir. Bu işaretleri arka arkaya yazarak belli bir yere kadar bütün sayılar kolayca yazılabilmekteydi. Bu sayıların toplanması sorun olmamaktaydı. Toplanacak sayılarda kaç tane bir, kaç tane on, kaç tane yüz yazıldığını saymak yeter. İki kat alma özel bir toplama olup, hiçbir zorluk çıkarmamaktadır. Çarpma birbiri ardı sıra iki kat alma ve elde edilen sonuçları toplama yoluyla yapılmaktadır.



Mesela 12 x12 çarpımı
1 12
2 24
4 48
8 96
Toplam 144


şeklinde yapılmaktaydı.

Bölme işlemi Eski Mısırlılarca tersine bir çeşit çarpma olarak düşünülmekte idi. Mesela 1120 yi 80 e bölmek için 1120 yi elde edinceye kadar 80 in katını al , yahut 1120 yi buluncaya kadar üst üste topla denilerek işlem yapılmaktadır. Sonuç 14 olarak bulunmaktadır.

1 80
10 800
2 160
4 320
Toplam 1120