Üye olmak zorunda değilsiniz,Linkler Açıldıl

Etiketlenen üyelerin listesi

23 Nisan Örnek Kutlama Programı-6 23 NİSAN ULUSAL EGEMENLİK VE ÇOCUK BAYRAMI KUTLAMA PROGRAMI Sayın Kaymakamım, Sayın Garnizon Komutanı, Sayın Belediye Başkanı, Sayın Daire Amirleri, Değerli İncirliova Halkı, Değerli Öğretmen arkadaşlarım, Sevgili Öğrenciler, Bugün 23 Nisan 2004, TBMM’nin kuruluşunun 84. yıldönümünü kutlamak amacıyla toplanmış bulunuyoruz. Yaşlı, Genç, Küçük, Büyük Tüm
  1. #11
    By-BoykA - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Administrator
    Üyelik tarihi Jan 2009
    Nereden TÜRKİYE
    Mesajlar 13.953
    Blog Entries
    8
    Bahsedilmiş
    0
    Takip edilen
    0

    Standart

    23 Nisan Örnek Kutlama Programı-623 NİSAN ULUSAL EGEMENLİK VE ÇOCUK BAYRAMI KUTLAMA PROGRAMI

    Sayın Kaymakamım, Sayın Garnizon Komutanı, Sayın Belediye Başkanı, Sayın Daire Amirleri, Değerli İncirliova Halkı, Değerli Öğretmen arkadaşlarım, Sevgili Öğrenciler,
    Bugün 23 Nisan 2004, TBMM’nin kuruluşunun 84. yıldönümünü kutlamak amacıyla toplanmış bulunuyoruz.
    Yaşlı, Genç, Küçük, Büyük Tüm 23 Nisan Çocukları,
    Sevgi çiçeklerimiz, uğur böceklerimiz,
    Topraktaki tohum, daldaki yapraklarımız,
    Tatlı meyvelerimiz dikili fidanlarımız.
    Çocuklarımız
    BAYRAMIMIZ KUTLU OLSUN.
    Şimdi kutlama programını arz ediyorum.
    1. Protokole çiçek sunulması
    2. ilçe Kaymakamımızın, beraberinde İlçe Jandarma Komutanı, Belediye Başkanı ve temsili öğrencimiz olmak üzere, halkın ve öğrencilerin bayramını kutlaması.
    3. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı
    4. Okulumuz öğrencisi Nurseli GÜL tarafından andımızın okutulması
    5. Milli Eğitim Bakanı Doç. Dr. Hüseyin ÇELİK’in kutlama mesajının okunması
    6. İlçe Milli Eğitim Müdürümüz Sayın Mustafa EKER’in günün anlam ve önemini belirten konuşması
    7. Hürriyet İlköğretim Okulu Sosyal Bilgiler Öğretmeni Atilla ELDEN’in 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı konulu konuşması
    8. 50. Yıl İlköğretim Okulu öğrencisi Berkay Nevzat MUSLU’nun 23 Nisan adlı şiiri okuması
    9. Tören Geçişi
    10. Dr. Reşit Galip İlköğretim Okulu Anasınıfı gösterisi
    11. Cemal Gürbüzatik İlköğretim Okulu öğrencisi Ayşe PUHAL’ın Gazi adlı şiiri okuması
    12. İ. Ayaydın - A. Sarıyörük İlköğretim Okulu Anasınıfı gösterisi
    13. Nazmi Topçuoğlu İlköğretim Okulu öğrencisi Fatma AĞRI’nın 23 Nisan 1920 adlı şiiri okuması
    14. Dr. Reşit Galip İlköğretim Okulu öğrencilerinin gösterisi
    15. Hürriyet İlköğretim Okulu öğrencisi Hülya KÜÇÜK’ün 23 Nisan adlı şiiri okuması
    16. Dr. Reşit Galip İlköğretim Okulu öğrencilerinin gösterisi
    17. Halk oyunları ekibinin gösterisi
    18. Kapanış

    1.
    “Tükenir elbet
    Gökte yıldız, denizde kum tükenir,
    Bu vatan, bu topraklar cömert!...
    Türk analar, Türk babalar cömert!
    Kutsal bir ateşim ki ben, sönmez,
    İnanın Mustafa Kemal’ler tükenmez”

    Şimdi 50. Yıl ve Nazmi Topçuoğlu İlköğretim Okullarından seçilen 2’şer öğrenci protokoldekilere çiçek sunacaktır. Arz ederim.

    2.
    Atatürk sık sık okulları ziyaret eder, öğretmen ve öğrencilerle konuşurdu. Yine bir gezi sırasında, bir öğrenciye sordu:
    - Türk ulusunu kim kurtardı?
    Öğrenci hiç duraksamadan;
    - Ata’mız kurtardı... Siz kurtardınız!
    Atatürk öğrencinin şüphesiz içten duygularını da yansıtan bu cevabını doğru bulmadı;
    - Hayır çocuğum! Türk ulusunu kendi kanı kurtarmıştır! dedi.
    Kaymakamımız, İlçe Jandarma Komutanımız, Belediye Başkanımız ve temsili
    öğrencimiz, halkın ve öğrencileri bayramını kutlayacaklardır. Arz ederim.
    3.
    “Dalgalan şanlı bayrak,
    Vatanın yüzü gülsün.
    Dalgalan şahlanarak,
    Varın, yoğum, ülkümsün.”


    “Milli egemenlik uğrunda canını vermek, benim için vicdan ve namus borcu olsun.” diyen Mustafa Kemal ATATÜK’ü , vatan ve bağımsızlık uğruna canlarını feda eden aziz şehitlerimizi rahmetle ve şükranla anıyor, sizleri onların huzurunda 1 dakikalık saygı duruşu ve müzik öğretmeni Haluk Sadi ESEN yönetiminde İstiklal Marşı’mızı söylemeye davet ediyorum.

    4.
    “Türk çocuğu gül, sevin,
    Yaşa yurdunda emin,
    Bu günü an, bayram et;
    Bu gün senindir, senin!”

    Okulumuz öğrencisi Nurseli Gül yönetiminde, tüm öğrencilerimizin katılımı ile “Andımız” okunacaktır.

    5.
    Sayın Konuklar,
    Bugün Türk çocuğunun en büyük bayramını kutlamanın sevinci ve mutluluğu içindeyiz.Atatürk diyor ki “Ulusların istikballeri gelecek nesillere bağlıdır”
    İlçe Milli Eğitim Müdürümüz Sayın Mustafa EKER ‘in günün anlam ve önemini belirten konuşmasını sunmak üzere buraya davet ediyorum.

    6.
    “Bizi bilmeyenler tarihe sorsun,
    Hiç zincir durur mu Türk’ün bileğinde,
    Ölen şehitlerin, doğan çocuğun,
    Özgürlük yazılı gözbebeğinde.”
    Hürriyet İlköğretim Okulu Sosyal Bilgiler Öğretmeni Sayın Atilla ELDEN’i 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı konulu konuşmasını sunmak üzere buraya davet ediyorum.

    7.
    “Doğan güneşe bakın.
    Nasıl gülüyor size!
    Tarihten armağandır
    Bu bayram hepinize”

    50. Yıl İlköğretim Okulu öğrencisi Berkay Nevzat MUSLU “23 Nisan” adlı şiiri seslendirecek



    8.
    Tören Geçişi:
    Şimdi de Dr. Reşit Galip İlköğretim Okulu Bando Takımı ve Beden Eğitimi Öğretmeni H. Cem ÇELİK’in komutuyla tören geçişi yapılacaktır. Arz ederim.
    Şimdi sırayla:
    - Tören Komutanı
    - Bayrak Grubu
    - Flama Grubu
    - İ. Ayaydın – Ali Sarıyörük İ. Ö O
    - Dr. Reşit Galip İ. Ö. O
    - 50. Yıl İ.Ö.O
    - Hürmüs Ayaydın İ.Ö.O
    - Cemal Gürbüzatik İ.Ö.O
    - Hürriyet İ.Ö.O
    - İncirliova Nazmi Topçuoğlu İ.Ö.O tören geçişlerini izliyoruz.

    BAYRAK ve FLAMA GRUBU:
    Durmadan dalgalanan şanlı bayrağım,
    Yurdumun en büyük bayramı bugün.
    Ufuklar gül açsın, gülsün toprağım
    Yurdumun en büyük bayramı bugün.
    Ağaçlar bezensin, dallar süslensin
    Bahçeler donansın, güller süslensin
    Yurdumun en büyük bayramı bugün.

    1.OKUL: İzzet Ayaydın – Ali Sarıyörük İ.Ö.O. öğrencileri ve öğretmenleri sizleri selamlıyor.
    “Ana toprak için, al bayrak için,
    Tepe tepe gövde, dere dere kan...
    Türklük hak edince egemenliği,
    Açılmış önünde bir şanlı meydan...
    Kimsenin keyfine boyun eğmek yok,
    Toplandığı tarih : 23 Nisan,
    Millet adına Millet Meclisi,
    Milletin İsteği olsun her zaman.”

    2. OKUL: Dr. Reşit Galip İlköğretim Okulu öğrencilerinin, öğretmenleriyle birlikte geçişlerini coşkuyla izliyoruz.
    “Doğmadan güneşin 23 Nisan,
    Karanlık geceler sabah olmadı;
    Ümitsiz gözlerle beklerken vatan,
    Işığın bir türlü yurda doğmadı.
    Yıllarca gülmedi yıldızla hilâl,
    Yıllarca yas tuttu şanlı bayrağım...
    Haykırdı o zaman Mustafa Kemal:
    Milletim seni ben kurtaracağım...”

    3.OKUL : 50. Yıl İlköğretim Okulu öğrencilerinin neşe ve heyecanla geçişini izliyoruz.

    Seneler kutlu bana
    Aylar umutlu bana
    Her an haykırıyorum:
    Türk’üm ne mutlu bana

    Cesaretim candadır,
    Şöhretim dört yandadır,
    Benim bütün cevherim,
    Nabzımdaki kandadır.


    Türk dünyada bir tektir,
    Milletlere örnektir,
    Türklüğün meşalesi
    Asla sönmeyecektir.
    4.OKUL : Hürmüs Ayaydın İ. Ö. O. öğrencileri, öğretmenleriyle birlikte protokolü ve siz sayın İncirliovalıları selamlıyor.
    “Bu, bir bayram değil, bir GÜN değil,
    Bu, sade tarihe geçen GÜN değil,
    Bu, mutlu bir tören bir düğün değil...
    Bu millet bu günde buldu varlığı,
    Bugünde silkinip attı darlığı,
    Bugünde tanındı iktidarlığı,
    23 Nisan bu! Başka GÜN değil...

    5.OKUL : Cemal Gürbüzatik İ. Ö. O. öğrencilerinin coşkuyla geçişini izliyoruz.

    “Çocuklar aziz vatan malıdır.
    Ulu ağacın birer dalıdır
    Yardım görmeli, bakılmalıdır
    Özü ateşli Türk çocukları!

    Bakımsız çocuk melektir.
    Bakımlı çocuk demirbilektir
    Çocuk sevgisi Türk’e dilektir.
    Yaşasın büyük Türk çocukları!”

    6.OKUL : Hürriyet İ. Ö. O. öğrencilerinin neşe ve heyecanla geçişini izliyoruz.

    “Bugün 23 Nisan
    Toplandı bütün vatan,
    Millet meclisimize,
    Atatürk oldu başkan.

    Kaldırdı hasta yurdu.
    Yılmaz bir ordu kurdu.
    Türk’ün şanlı sesini
    Dünyalara duyurdu.”
    7.OKUL : Son olarak Nazmi Topçuoğlu İ. Ö. O. öğrenci ve öğretmenlerinin geçişini coşkuyla izliyoruz.

    “Egemen bir milletin,
    Coştuğu bir gündür bu!
    Yurduma hürriyetin
    Başımızda Atatürk
    Ülkümüz yüce Türklük
    Milletimin en büyük

    Koştuğu bir gündür bu!
    Sevdiği bir gündür bu.

    Bugünleri gösteren
    23 Nisan’ı veren
    Büyük Ata’m diyor ki:
    TÜRK, ÖĞÜN, ÇALIŞ, GÜVEN”

    Sayın Kaymakamım,
    Geçiş töreni sona ermiştir. Arz ederim.

    9.
    “Bugün küçük isek de,
    Yarın büyük olacağız.
    Bu vatan görevini,
    Bizler devir alacağız.
    Şimdi irfan yolundayız,
    Kıymetini bileceğiz,
    Sizin bulunduğunuz yere
    Bir gün bizler geleceğiz!

    Şimdi de okulumuz anasınıfı öğrencilerinin hazırladığı “Leblebi Koydum Tasa” adlı gösteriyi izleyeceğiz.




    10.
    “İzmir benim, Van benim,
    Şeref benim, şan benim,
    Kars, Erzurum, Erzincan,
    Konya, Ardahan benim.
    Yurda nasıl doyarım?
    Uğruna can koyarım,
    Ona bir yan bakanın
    Gözlerini oyarım.”


    Cemal Gürbüzatik İlköğretim okulu öğrencisi Ayşe PUHAL “Gazi” isimli şiiri okuyacak.

    11.
    “Beni seviyorsanız eğer ve anlıyorsanız;
    Laboratuvarlarda sabahlayın, kahvelerde değil,
    Bilim ağartsın saçlarınızı, kitaplar
    Ancak böyle aydınlanır o sonsuz karanlıklar.
    Mustafa Kemal’i anlamak, ağlamak değil,
    Mustafa Kemal ülküsü sadece söz değil.”

    İzzet Ayaydın – Ali Sarıyörük İ. Ö. O. anasınıfı öğrencilerinin hazırladığı gösteriyi izleyeceğiz.

    12.

    “Bahar yüzünüze renk,
    Sevinç size bir çelenk,
    Ucu semalara denk,
    Neşenizin çocuklar.
    Şeref sizin, şan sizin,
    En hür bir vatan sizin,
    Bugün bir cihan sizin,
    Her şey sizin çocuklar.”

    Nazmi Topçuoğlu İ. Ö. O. öğrencisi Fatma AĞRI “23 Nisan 1920” şiiri okuyacak.

    13.
    “Dünyayı verelim çocuklara hiç değilse bir günlüğüne
    Allı pullu bir balon gibi verelim oynasınlar
    Oynasınlar türküler söyleyerek yıldızların arasında
    Dünyayı çocuklara verelim.”

    Şimdi de okulumuz öğrencilerinin hazırladığı gösteriyi izleyeceğiz.

    14.
    “Hey sarı saçlı güneşim
    Masmavi gözlerini aç
    Çıkar başını
    Saklandığın yerden
    Korkma!
    Elimizdeki bir demet gül ile
    Gül tohumları saçalım
    Dünya çocuklarının
    Kardeşlik yarınlarına”

    Hürriyet İlköğretim Okulu öğrencisi Hülya KÜÇÜK “23 Nisan” adlı şiiri okuyacak.

    15.
    “Öldü sanmayın beni
    Biliyorum gelemem o yerlere bir daha
    Mustafa Kemal olarak
    Gökleri yırtan kanat gürültüsündeyim
    Beni öldü sanmayın
    Nerde hamleniz varsa
    Bıraktığım yerden ötelere
    Nerde üstünse başarınız
    Milletimin yüzünü güldüren
    Bilin ki orda ben varım.”

    Okulumuz öğrencilerinin hazırlamış olduğu gösteriyi izleyeceğiz.

    16.
    “Durdu ağaçlar ve rüzgar
    Bir silah, bir silah daha
    Aydın zeybekleri hep iner
    Hop kalkar düşmanın yüreği.”

    Şimdi de okulumuz halk oyunları ekibinin gösterisini izleyeceğiz.

    17.
    “Haykır yedi düvele diz çöktüren sesinle,
    “Dağ başını duman almış”ı.
    Topla etrafına Bayburtluyu, Dadaşı;
    Bir bar oyna Mustafa Kemal’im;
    Titresin meydan.
    Geç ordan Sivas’a.
    Başla kıvrak endamınla halaya...
    Efelerin hatırı kalmasın ,
    Bir harmandalı oyna ki Mustafa Kemal’im,
    Kaysın altımızdan toprak.”

    İzzet Ayaydın-Ali Sarıyörük İ. Ö. O. öğrencilerini hazırlamış oldukları halk oyunu gösterisini sunacaklar.

    18.
    “Yine bahar yeli esiyor gökte,
    Bir bayrak salınır nazlı mı nazlı.
    Rengarenk çocuklar demet demet gül,
    Şarkı söylüyorlar davullu sazlı.
    23 Nisandır bugünün adı,
    Kutladıkça artar coşkusu tadı.
    Onu yaşamaktır Türkün muradı,
    Ey ateş bakışlı ey mavi gözlü.”

    Hürmüs Ayaydın İ. Ö. O. öğrencilerinin hazırladığı halk oyunları gösterisini izliyoruz.

    Sayın Kaymakamım,
    23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı 84. yıl kutlamaları için hazırlanan programımız burada sona ermiştir.

    Türk Ulusu, Türk Gençliği, Türk Çocukları olarak Atamızın aydın izinden yürümeyi bir ödev olarak biliyor, dünya var oldukça emanetini taşımaya ve yükseltmeye ant içiyoruz.
    ARZ EDERİM.

    Fazla Kaptırma Kendini Sanal Aleme Yalan Olup Çıkarsın Sözlerinle!
  2. #12
    By-BoykA - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Administrator
    Üyelik tarihi Jan 2009
    Nereden TÜRKİYE
    Mesajlar 13.953
    Blog Entries
    8
    Bahsedilmiş
    0
    Takip edilen
    0

    Standart

    23 Nisan Rondu (Müzikli Oyun)23 NİSAN ÇİÇEKLERİ
    Oynayanlar:
    Çiçekçi kız
    Birinci çocuk
    İkinci çocuk
    Hizmetçi
    Katip
    Menekşe
    Lâle
    Gül
    Müşteri
    Çiçek korosu (Bu roller, uygun görülen kız ve erkek çocuklara verilir.)

    (Sahne: Çeşitli çiçekleri satan bir dükkân içi… Raflarda, vitrinde saksı saksı çiçekler görünmektedir. Ortada ve ön Plânda çiçek kılığına girmiş çocuklar öbek öbek yer atmışlardır.
    Dükkânın sahibi çiçekçi kız, elindeki süzgeçli, küçük bahçe kovasıyla canlı çiçeklere su verirken perde açılır.)

    ÇİÇEKÇİ KİZ - (Şarkıyı söyler.)
    Bir gün sizi sulamasam, Hemen bana küsersiniz. Tatlı, baygın kokunuzu, Ne de çabuk kesersiniz. Gül yüzünüz hiç solmasın, Kalbinize dert dolmasın. Çiçek açın durmadan siz. Neşenize son olmasın.
    Şu güzel çiçeklerin, havaya, suya bizim gibi muhtaç olduklarını nasıl unutuyorum, bilmem ki. Biri gelip de çiçeklerimin boyunlarını bükük görse yüreğime iner…
    (Bîr canlı çiçeğe yaklaşır.) Ah benim bahar kokulu karanfilim! Katmer katmer nasıl da açmışsın… Baygın kokun insana ılık yaz akşamlarını hatırlatıyor…
    (Başka bir çiçeğe geçer.) Ne o, bana dargın mısın yoksa? Suyunu biraz geciktirdim, diye yüzüme bakmıyorsun… Ah benim nazlı kızım; mis kokulu sarı fulyam… Gel, barışalım… (Sever, okşar, koklar.) Oooh! İçim açıldı. Ne iyi çiçeksin sen…
    (Bir başka saksıya doğru eğilir.) Bak hele. Boyun büküp naz etmeyi sen de fulyadan mı öğrendin? Yazık sana… Bir gün suyunu unuttum diye somurtuyorsun… Neşesizlik sana hiç yakışmıyor kızım… (Okşar.) Gül bakayım, gül, gül… Hah şöylee… Seninle de barıştık…
    (Başka bir çiçeğe daha geçer.) Aferin sana! Çiçek olunca senin gibi olmalı. Bir gün suyunu unuttum diye somurtmak, boyun bükmek ne oluyormuş sanki? Sen zaten bir hafta su görmesen bile aldırmazsın, bilirim… Tam unutkanlara göre bir çiçeksin. Bir fincan su bir hafta yeter sana… Sabrın sonu selâmettir derler. Sana şimdi bol bol su vereyim de hak geçmesin… (Sular) Al, bu da benden caba.
    (Bu sırada Dükkân kapısının çıngırağı çalınır. İçeriye hizmetçi kıtıklı, kambur biri girer. Çiçekçi kız kovayı bir kenara bırakır, gelen müşteriyi karşılar.)
    ÇİÇEKÇİ KIZ - Buyurunuz efendim… Bir şey mi arzu ettiniz?
    HİZMETÇİ - Benim arzumun lâfı mı olur a kızım… Bizim efendi beni gönderdi. Tabii kendisini tanırsınız…
    ÇİÇEKÇİ KIZ - Hayır, tanımıyorum efendim. Kimden bahsediyorsunuz?
    HİZMETÇİ - Canım, bizim efendiyi tanımayan yok ki. Abdurrahman efendi dediler mi nah! diye parmakla gösterirler…
    (Elindeki parayı sallayarak) Bu parayı sana o
    gönderdi.
    ÇİÇEKÇİ KIZ - Çiçek mi istiyor?
    HİZMETÇİ - Hee.,. Çiçek İstiyor emme, en güzellerinden bir paket… Şey… Paket mi poket mi işte bir şey yapsın, dedi…

    (Çiçekçi kız buketi hazırlarken, hizmetçi söze devam eder.}
    Bizim efendi pek kurnazdır doğrusu… (Gülerek) Bu çiçekleri ne yapacak biliyon mu?
    ÇİÇEKÇİ KIZ - Nerden bileceğim…
    HİZMETÇİ - öyle ya, nerden bileceksin… Bizim efendinin haşarı bir çocuğu var. Bir dediğini iki etmiyor ama, o da inadına tembel mi tembel, yaramaz mı yaramaz… Karnelerinde zayıftan başka notu yok… Bu gidişle sınıfta kalacak, diyorlar… Bizim efendi bir çare düşünmüş. Bu çiçekleri çocuğun öğretmenine götürecek. Allem edecek, kallem edecek, o haylazın sınıfı geçmesi İçin öğretmenine dil dökecek…
    ÇİÇEKÇİ KIZ - (Demetlediği çiçekleri tekrar yerine koyar.) Yaaa, maşallah… Sizin efendinin buluşuna diyecek yok doğrusu…
    HİZMETÇİ - (Anlamaz) Dedim ya çok kurnazdır, insana külahı ters giydirir…
    ÇİÇEKÇİ KIZ - Fakat doğruluktan, görevine bağlılıktan başka bir şey düşünmeyen öğretmeni hiçbir zaman kandıramaz.., öğretmenler çıkar peşinde koşmazlar. Doğruluktan şaşmazlar. Ellerine teslim edilen vatan yavrularının hepsini bir anne, bir baba sevgisiyle severler. Çalışanlarla çalışmayanları ayırırken bir yargıç kadar ince eleyip sık dokurlar… Doğru bildikleri görüşten, vicdanlarının emrinden hiçbir zaman ayrılmazlar…
    Sizin efendi, öyle sakat çarelere başvuracağı yerde çocuğunu çalıştırmanın çarelerini düşünseydi daha iyi ederdi…
    HİZMETÇİ - Kızım, o bizim neyimize gerek… Hele sen şu çiçekleri ver de ben gideyim…
    ÇİÇEKÇİ KIZ - Benim çiçeklerim çok duyguludur. Öyle her yere gitmezler. Hele böyle tembel çocuğunu kurtarmak için kurnazlık düşünen bir adamın eline düşmek istemezler… Ama bir kere kendilerine solayım istersen… (Hizmetçi şaşkın şaşkın bir kıza, bir çiçeklere bakar.)
    ÇİÇEKÇİ KIZ - (Çiçeklerin ortasına geçer ve sorar) Benim sevgili, nazlı çiçeklerim, konuştuklarımızı duydunuz… Abdurrahman efendiye gitmek ister misiniz?
    ÇİÇEKLER - (Hep bir ağızdan)
    Dostumuzla düşmanı, Biz görmeden tanırız. Fenalığa bir Âlet, Olmaktan utanırız.
    HİZMETÇİ - (Ellerini havaya kaldırıp kaçar.) Uy anam! Ben yanlış gelmişim…
    (Çiçekçi kız, kaçan hizmetçinin arkasından güler. Sonra döner, raftan bir çiçek budama makası alır. Saksıdaki çiçeklerle meşgulken gene kapıdan bir müşteri girer. Kolunda evrak çantası, burnunda kelebek bir gözlük taşıyan müşteri hafif sarhoş taklidi ile konuşur.) KÂTİP- Kolay gelsin çiçekçi abla…
    ÇİÇEKÇİ KIZ - Buyurunuz efendim… Bir şey mi arzu ettiniz?
    KÂTİP- Bu da sorulur mu? Bu Dükkâna gelenin elbet bir isteği olacak. Ya bir saksı çiçek ya bir buket yahut da çelenk… (Kendi kendine) Yahu burası amma güzel kokuyor ha… (Çantasından bir kartvizit çıkarır.
    Çiçekçi kıza verir.) önce kendimi tanıtayım: Ben, İçki-sevenler Derneği’nin Kâtibiyim. Bu cemiyet, daha yeni kuruldu. Bugün, bütün üyelerin katılmasıyla bir açılış töreni yapılacak. Ondan sonra içki, saz… Vur patlasın, çal oynasın… İçkiseverler Derneği nam salacak, nam… Salonu süsleme işini ben aldım üzerime. Üyelerimizin gönlü, gözü açılsın diye, birkaç sepet çiçek yaptıracağım… Haydi, kızım, şöyle en tazelerinden bize bir şeyler hazırla da alıp gideyim…
    (Kâtip sandalyeye çöker. Çiçekçi kız bu müşteriden de memnun değildir,!
    ÇİÇEKÇİ KIZ - Efendim, zannedersem burada vaktinizi boşuna kaybedeceksiniz…
    KÂTİP- (Anlamaz) Kızım benim acelem yok. Ne zaman hazırlarsan o vakit alır giderim. Oraya, buraya koşmaktan daha gazeteye göz atamadım. (Çıkarır, açar) Sen çiçekleri hazırlarken ben de şurada hem okur, hem de biraz dinlenirim…
    ÇİÇEKÇİ KIZ - Efendim, maksadımı İyi anlatamadım. Çiçeklerim İçki sevenleri sevmezler de…
    KÂTİP- O da ne demek? Çiçeklerin keyfine göre hareket edecek değiliz ya. Parasıyla değil mi? İstersem, Dükkândaki bütün çiçekleri bir kamyona doldurur, götürürüm…
    ÇİÇEKÇİ KIZ - İş sizin bildiğiniz gibi değil efendim. Benim çiçeklerim içki sevenlerin değil, Yeşilay kurumunun salonlarını süslemekten zevk alır. Benim çiçeklerim, her felâkete kucak açan, kanat geren Kızılay kurumuna lâyıktırlar… Benim çiçeklerim Çocuk Esirgeme Kurumu’nun baktığı yavruların masum başlarını süslerler. Benim çiçeklerim törenlerde alay alay geçen Mehmetçik’lerin başına Türk Hava Kurumu uçaklarından demet demet serpilmek isterler… Benim çiçeklerim…
    KÂTİP- (Sinirlenir, bağırır.) Senin çiçeklerin, senin çiçeklerin… Bıktım senin çiçeklerinden… Sanki çiçekler nereye gideceklerini bilirlermiş gibi bana masal söylüyorsun…
    ÇİÇEKÇİ KIZ - Masal değil, gerçek… İstersen kendileri size söylesinler… (Çiçeklere) Benim nazlı, güzel çiçeklerim. Konuştuklarımızı duydunuz. İçki sevenler Derneği’ne gitmek ister misiniz?
    ÇİÇEKLER - (Hep bir ağızdan)
    Boş yere yorulmasın. Biz oraya gitmeyiz. Saksımızda çürür de, Burayı terk etmeyiz!
    (Kâtibin burnundan gözlük koltuğundan çanta düşer. Onları acele toplar, çiçeklere korku ile bakarak kaçar.)
    KÂTİP- Üstüme iyilik, sağlık… Üstüme iyilik, sağlık…
    (Dernek Kâtibinin palas pandıras kaçışına çiçekçi kız güler. Başını sallar. Gene makasla budama işlerine devam eder. Bu sefer Dükkâna soluk soluğa bir müşteri daha gelir. Koşarak geldiği için düzgün konuşamaz.)
    MÜŞTERİ - Ça… çabuk… ba… bana bir buket çiçek… Ama çok çabuk (Mendilini çıkarır, terini siler.)
    Haydi çabuk, ne duruyorsun?
    ÇİÇEKÇİ KİZ - Efendim, şurada bir dakika dinlenin, yorulmuşsunuz…
    MÜŞTERİ - Yorulmak da laf mı? Yüz metre şampiyonu gibi koşa koşa geldim.
    ÇİÇEKÇİ KIZ - Çiçek almak için bu kadar aceleye ne gerek vardı?
    MÜŞTERİ - Uçak kalkıyor, uçak… Daha buradan otobüsle havaalanına gitmek, uçak kalkmadan yetişmek lâzım…
    ÇİÇEKÇİ KIZ - Seyahate mi çıkıyorsunuz efendim?
    MÜŞTERİ - Hoppala. Sen gazete muhabiri misin, nesin? Seyahate ben değil, patronum çıkıyor… Gözüne girmek için bir buket çiçek götüreceğim. Seyahatten dönüşünde belki maaşıma zam yapar. Ne yapalım kızım, geçim dünyası… (Saatine bakar.) Eyvah, yirmi dakika kaldı, yetişemeyeceğim. Haydi çabuk ol. (Kalkar.) Yoksa ben şuradan birkaç demet toplar, giderim haa (Çiçeklere atılır. Çiçekçi kız önüne geçer.)
    ÇİÇEKÇİ KIZ - Yağma yok… Çiçeklerimin bir yaprağına bile dokunamazsınız. Hem siz, patronunuzun görüne girip ondan zam koparmak için çiçek götürmeyi düşüneceğinize işinizi, görevinizi düşünseniz patronunuzu daha çok memnun edersiniz sanırım.
    MÜŞTERİ - Ben buraya ders almaya değil, çiçek almaya geldim. Paramla değil mi?
    ÇİÇEKÇİ KIZ - Para ile de olsa çiçeklerim birisini aldatmak, ötekini elde etmek, berikinin gözünü boyamak, hayırsız ve yararsız toplantıları süslemek gibi şeyleri sevmezler…
    MÜŞTERİ - Tuhaf şey.., Senin, aklından zorun var galiba…
    ÇİÇEKÇİ KIZ- Hamdolsun, hiçbir zorum yok… Ben çiçeklerimin fikrini ve arzusunu almadan bir şey yapamam… İsterseniz bir kere de onlara sorayım. (Çiçeklere sorar.) Benim duygulu ve sevgili çiçeklerim. Konuştuklarımızı duydunuz. Siz ne dersiniz? ÇİÇEKLER - (Hep bir ağızdan)
    Hayır hayır gitmeyiz, Ne olursak olalım. Uçakta solmaktansa, Şu dükkânda solalım!
    MÜŞTERİ - (Elini kulağına koyar, dışarıyı dinler) İşte bir uçak sesi… (Pencereye koşup bakar.) Evet, uçak havalandı. Bizim zamlar yandı. (Sandalyeye yığılır, baygınlık geçirir. Çiçekçi kız raftan bir çiçek alır. Müşterinin burnuna değdirir. Müşteri ayılır. Şaşkın şaşkın söylenerek çıkar, gider.) Uçak havalandı, zamlar yandı… Uçak havalandı, zamlar yandı… ÇİÇEKÇİ KIZ - (ön plâna gelir. Bir kenara dayanarak düşünür. Sonra çiçeklere döner Gördünüz mü benim güze! çiçeklerim? Sabahtan beridir hiçbir şey satamadım. Gelen müşterilerle gitmek istemediniz. Artık kimse de gelmez oldu. Ben sizi su İle hava ile beslerim ama beni kim besleyecek? Evde annem, kardeşim de benim elime bakıyorlar.
    ÇİÇEKLERİN KOROSU
    İyi kalpli sahibimiz.
    Sen istersen biz gideriz.
    Ayırmayız iyi, fena,
    Talihimiz buymuş, deriz…
    Fenalardan çoktur, inan
    Bu dünyada iyi insan.
    Gönlün bir an rahat olmaz.
    Bu varlığa İnanmazsan.
    İyilikler, doğruluklar.
    Fenalığı ergeç kovar.
    Sabredelim biraz daha,
    Gün doğmadan neler doğar.
    (Koro bitince kapının çıngırağı çalınır. Çiçekçi kız sevinir. Üstünü, başını düzeltir. Kapıdan iki küçük çocuk başı görünür.)
    ÇİÇEKÇİ KIZ - Buyurun çocuklar, gelin. Bir şey mi istediniz?
    BİRİNCİ ÇOCUK- (Kapıdan başını uzatarak) Ünlü Bahar Çiçek evi burası mı?
    ÇİÇEKÇİ KIZ - Burası, burası… Buyurun…
    ÇOCUKLAR - (Etrafa bakınarak girerler.) Günaydın!
    ÇİÇEKÇİ KIZ - Günaydın kardeşler. Bir emriniz mi var?
    ÇOCUKLAR - Emir filan yok bizde. Okuldan gönderdiler bizi.
    BİRİNCİ ÇOCUK - (ötekini göstererek) Şey, öğretmenimiz gönderdi. Dedi ki…
    İKİNCİ ÇOCUK- (Arkadaşının sözünü keser) Dedi ki çarşıya gidin… Cumhuriyet alanında ünlü, ünlü…
    BİRİNCİ ÇOCUK - Bahar Çiçekçisi vardır. Ona benden selâm söyleyin…
    ÇİÇEKÇİ KİZ- Sağ olun çocuklar.
    BİRİNCİ ÇOCUK - (Yutkunur, tekrarlar) Selâm söyleyin.
    ÇİÇEKÇİ KIZ-Sağ olun…
    İKİNCİ ÇOCUK - (Atılır) Selâmdan sonra dedi ki: Bugün okulda müsamere yapacağız. Başarı gösteren çocuklara verilmek üzere oradan karanfil…
    BİRİNCİ ÇOCUK-Menekşe,
    İKİNCİ ÇOCUK-Sümbül,
    BİRİNCİ ÇOCUK - Gül,
    İKİNCİ ÇOCUK-Gelincik,
    BİRİNCİ ÇOCUK-Lâle
    İKİNCİ ÇOCUK - Çiçeklerin en güzellerinden bize bir buket hazırlasın. Alın, gelin dedi. (Arkadaşına) Değil mi?
    BİRİNCİ ÇOCUK- Evet, öyle dedi…
    ÇİÇEKÇİ KIZ - öğretmeninizin emri başüstüne… Yalnız bir şey var…
    ÇOCUKLAR - (İkisi birden) Nasıl şey?
    ÇİÇEKÇİ KIZ - Benim çiçeklerim birbirini çok severler. Hele şu dükkândan hiç ayrılmak istemezler. Buradan giden arkadaşlarının arkasından günlerce, haftalarca ağladıkları olur…
    BİRİNCİ ÇOCUK-Ama biz…
    ÇİÇEKÇİ KIZ - Evet, siz okuldan geldiniz. öğretmeniniz dedi ki gidin, Bahar Çiçekevi’nden karanfil,
    BİRİNCİ ÇOCUK-Menekşe,
    İKİNCİ ÇOCUK-Sümbül,
    BİRİNCİ ÇOCUK-Gül,
    İKİNCİ ÇOCUK-Gelincik,
    BİRİNCİ ÇOCUK-Lâle.
    ÇİÇEKÇİ KIZ - Gibi çiçeklerden bir buket yaptırın alın, gelin… değil mi?
    ÇOCUKLAR - (İkisi birden başlarını sallarlar) Evet…
    ÇİÇEKÇİ KIZ - Evet ama cici kardeşler, demin dediğim gibi, benim çiçeklerim pek nazlı, pek Duygulu şeylerdir. Sabahtan beri kaç müşteri geldi İse hiç biriyle gitmek istemediler. Ama sizin güzel hatırınız için bir de kendilerine sorayım. Bakalım, sizinle gitmek isterler mi?
    BİRİNCİ ÇOCUK - (Hayrette) Kendilerine mi soracaksınız?
    ÇİÇEKÇİ KIZ - Evet kendilerine soracağım… (Menekşe kılığında giyinmiş olan çocuğun yanına gider)
    Sen söyle mavi menekşe, okuldan gelen bu küçük müşterilerim İçin yapacağım bukete katılmak ister misin?
    (Müzik başlar. Tempoya uyarak Menekşe ortaya gelin)
    MENEKŞE - Menekşeyi en çok seven. Çocuklardır, biliyorum. Bunun için ben onlarla, Koşup gitmek diliyorum. Beni seven, bilen çoktur, Benden güzel çiçek yoktur… (Şarkı bitince Menekşe yerine geçer.)
    BİRİNCİ ÇOCUK - (İkinciye) Biz yanlış geldik galiba. Burası çiçekçi Dükkânı değil…
    İKİNCİ ÇOCUK - Ya ne burası?
    BİRİNCİ ÇOCUK- Canlı bebek mağazası olmasın?
    İKİNCİ ÇOCUK-Bilmem ki…
    ÇİÇEKÇİ KIZ - (Gelincik’e doğru gider) Haa. Sen burada mısın Gelincik? Sana git, derim ama kokun yoktur diye seni beğenirler mi bilmem?
    GELİNCİK - (Kalkar, ortaya gelir)
    Al tenimin rengi parlar, Al gelinciği her görende. Yeryüzünün en şerefli, Bayrağının rengi bende… Allardan al güzel rengim, Hangi çiçek benim dengim! (Şarkısını söyler yerine geçer.)
    ÇİÇEKÇİ KIZ - Allah Allah… Hangi çiçeğe sorsam bu sefer hepsi gitmek istiyor. Bu gidişle dükkânı boşaltacaklar…
    BİRİNCİ ÇOCUK - Çiçekçi abla, sen onları keyfine bırakırsan, bu kapalı yerde hiçbiri kalmak istemez. Hele okuldaki müsamereyi bir duysalar, oraya gitmek için can atarlar…
    ÇİÇEKÇİ KIZ - Durun bakalım, bir tanesine daha soralım. Bu dükkânımın en nazlı çiçeğidir. Bakalım o ne diyecek? (Gül kılığına girmiş çocuğa sorar) Benim nazlı gülüm. Yoksa sende mi ötekiler gibi düşünüyorsun? Eğer sen de gitmek istiyorsan hiç olmazsa son bir defa güzel sesini duyayım; mis gibi kokunu ciğerlerime çekeyim…
    GÜL- (Ortaya çıkar
    Çiçeklerin ecesiyim, Benden güzel çiçek nerde?
    Yediveren gül yüzünden, Bülbül girer türlü derde… Ne karanfil, ne de sümbül.. Şarkı söyler bana bülbül… (Kısa, hafif bir vals yaparak yerine geçer.)
    BİRİNCİ ÇOCUK- (Arkadaşlarını sahne önüne çeken) Bana bak, ben korkmaya başladım. İKİNCİ ÇOCUK-Ben de…
    BİRİNCİ ÇOCUK - Biz bu konuşan çiçekleri okula götürürsek; bütün seyircilerin ödleri kopar.
    ÇİÇEKÇİ KIZ - (Çocuklara) Sevimli, küçük müşterilerim! Görüyorsunuz ki en değerli çiçeklerim bile artık burada kapalı yaşamaktan bıkmışlar. Başka yerler, başka insanlar görmek İstiyorlar. Hakları da var. Ben bile aynı yerde oturmaktan, aynı şeyleri görmekten bıkıyorum. Şimdi söyleyin bana bakayım, okulunuz İçin hazırlanacak buket kime verilecek? Yoksa okulda…
    ÇOCUKLAR - (İkisi birden] Müsamere var!
    ÇİÇEKÇİ KIZ - Ne müsameresi?
    ÇOCUKLAR - 23 Nisan Müsameresi.
    ÇİÇEKÇİ KIZ - 23 Nisan mı? (Elini birkaç kere alnına vurur.) Ah şu benim dalgın başım. Nasıl oldu da ben Çocuk Bayramı Haftasında olduğumuzu unuttum?
    BİRİNCİ ÇOCUK - Çiçekçi Abla, sen bugün çok dalgınsın. Deminden beri kaç kez söyledik, okulda müsamere var diye. Bizi öğretmen gönderdi. Dedi ki: Ona benden selâm söyleyin…
    İKİNCİ ÇOCUK - Selâmdan sonra dedi ki, bugün okulda 23 Nisan Bayramını kutlayacağız. Müsamere-de başarı gösteren çocuklara verilmek üzere bize en güzel çiçeklerden karanfil,
    BİRİNCİ ÇOCUK-Menekşe,
    İKİNCİ ÇOCUK »Sümbül,
    BİRİNCİ ÇOCUK-Gül,
    İKİNCİ ÇOCUK-Gelincik,
    BİRİNCİ ÇOCUK-Lâle.
    İKİNCİ ÇOCUK - Gibi çiçeklerden güzel bir buket hazırlasın. Alın gelin, dedi. (Arkadaşına). Değil mi?
    BİRİNCİ ÇOCUK - Evet, öyle dedi. Hem çiçekçi Abla, bugün Türk çocuklarının en büyük günü. İnsan onu nasıl unutur?
    ÇİÇEKÇİ KIZ - Hakkın var kardeşim. ömrüm oldukça bu dalgınlığımı affetmeyeceğim… (Telâşlanır) Ben size şimdi en güzel çiçeklerimden çabucak bir demet yapayım.
    (Çiçeklere doğru yürür.)
    ÇİÇEKLER - (Hepsi ayağa kalkmış, ortada canlı bir buket gibi toplanmışlardır.) Biz hazırız…
    ÇİÇEKÇİ KIZ - Tuhaf şey!.. Bu, ne demek? Belki ben hepinizi göndermeyeceğim.
    ÇİÇEKLER - (Hep birden]
    Hep birlikte gideceğiz; Müsamere göreceğiz; Başarılı çocuklara Bin bir çelenk öreceğiz.
    GÜL - [İki adım önce çıkar.) Böyle mutlu bir günde yurt çiçeklerini birbirinden ayırmak haksızlık olur. Biz hepimiz gitmek istiyoruz. Türk çocuklarının bu en sevinçli günlerinde onlarla bir arada bulunmak, okullarını süslemek bizim için sonsuz bir zevktir.
    ÇİÇEKÇİ KIZ - Çok doğru söylüyorsunuz. Fakat
    ÇİÇEKLER - (Hep birden) E, fakat…
    ÇİÇEKÇİ KIZ - (Üzgün bir sesle.-} Beni yalnız bırakmak Yakışır mı sizlere? Varım, yoğum sevincim, Tek ümidim sizsiniz, Burada öksüz kalırım, Yaşayamam çiçeksiz…
    ÇİÇEKLER-(HEP BİRDEN Okula koşar, gelir Bizleri seven İnsan. Hiç bir kimse unutmaz, Bugün: 23 Nisan!
    ÇİÇEKÇİ KIZ - (Sevinir) Yaşayın benim sevgili çiçeklerim! 23 Nisan çiçekleri! Haydi öyleyse okula gidiyoruz. Herkes bir saksı olsun.
    (Sahnedekilerin hepsi, kenarlarda ve raflarda duran saksı ve çiçekleri alırlar. Sahne önünde çiçekten bir halka gibi dururlar. 23 Nisan marşı söylenir.)
    ÇİÇEKLERİN KOROSU
    O gündü. Anayurdun Canına can katıldı, “Egemenlik ulusun!” Diye temel atıldı.
    Yirmi Üç Nisan günü, Yirmi Üç Nisan günü. Dinlensin yerler, gökler Egemenlik türkünü!
    (Marş bitince çiçek alayı hareket eder, ağır ağır perde kapanır.)

    İsmail Hakkı SONAT

    Fazla Kaptırma Kendini Sanal Aleme Yalan Olup Çıkarsın Sözlerinle!
  3. #13
    By-BoykA - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Administrator
    Üyelik tarihi Jan 2009
    Nereden TÜRKİYE
    Mesajlar 13.953
    Blog Entries
    8
    Bahsedilmiş
    0
    Takip edilen
    0

    Standart

    Konuyla İlgili Güzel Sözler* Korku üzerine hakimiyet bina edilmez.
    * Yeni Türkiye Devleti’nin yapısının ruhu, milli egemenliktir. Milletin kayıtsız şartsız egemenliğidir.
    * Bu memleket tarihte Türk’tü, bugün de Türk’tür ve sonsuza kadar Türk olarak yaşayacaktır.

    ATATÜRK DİYOR Kİ
    * Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir.
    * Ulusal egemenlik, ulusun namusudur, onurudur, şerefidir.
    * Ulusal egemenlik öyle bir ışıktır ki, onun karşısında zincirler erir, taç ve tahtlar batar yok olur.
    * Özgürlüğün de, eşitliğin de adaletin de dayanağı ulusal egemenliktir.

    Fazla Kaptırma Kendini Sanal Aleme Yalan Olup Çıkarsın Sözlerinle!
  4. #14
    By-BoykA - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Administrator
    Üyelik tarihi Jan 2009
    Nereden TÜRKİYE
    Mesajlar 13.953
    Blog Entries
    8
    Bahsedilmiş
    0
    Takip edilen
    0

    Standart

    Ulusal Egemenlik Ve Çocuk Bayramı Açıklama23 Nisan 1920, Türk milletinin iradesini temsil eden Birinci Büyük Millet Meclisi’nin açıldığı ve Türk halkının egemenliğini ilân ettiği tarihtir.

    Atatürk, 23 Nisan 1924'te '23 Nisan' gününün bayram olarak kutlanmasına karar vermiştir. Bu tarihten 5 yıl sonra 23 Nisan 1929’da Atatürk bu bayramı çocuklara armağan etmiştir ve 23 Nisan ilk defa 1929 yılında Çocuk Bayramı olarak da kutlanmaya başlanmıştır. 1979'da, yine ilk olarak altı ülkenin katılmasıyla uluslararası boyuta taşıdığımız bu millî bayramımıza, ortalama olarak her yıl kırkın üzerinde ülkeden gelen ve Türk çocuklarının misafiri olan yabancı ülke çocukları da katılmaktadır. Dünya’da çocuklarına bayram hediye eden ve bu bayramı bütün dünya ile paylaşan ilk ve tek ülke Türkiye’dir.

    Türk milletinin gönlünde, onun bağımsızlığının sarsılmaz ifadesi olarak en önemli yeri işgâl eden 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı, her yıl yurdumuzda ve yurtdışındaki temsilciliklerimizde, bütün kurumlarımızda, okullarımızda ve her evde çeşitli etkinliklerle kutlanarak millî birliğimizin kenetlenmiş ifadesini temsil etmektedir.

    Büyük önder Atatürk’ün düşüncesinde çocuklar, milletin geleceğidir. Onlara duyduğu sarsılmaz güvenin ve büyük sevginin ifadesi olarak, millî bayramımız olan 23 Nisanlar’ı çocuklara armağan etmiştir. Tarihimizin gurur dolu sayfalarının yeni nesillerce öğrenilmesi ve Türk Devleti’nin devamını emanet edeceğimiz yeni Cumhuriyet bekçilerinin bu bilinçle yetişmesi amacıyla 23 Nisanlar, önemli birer vesiledir.
    Milletimize ve bütün çocuklara kutlu olsun.

    Atatürk diyor ki:
    “Bütün cihan bilmelidir ki artık bu devletin ve bu milletin başında hiçbir kuvvet yoktur, hiçbir makam yoktur. Yalnız bir kuvvet vardır. O da millî egemenliktir. Yalnız bir makam vardır. O da milletin kalbi, vicdanı ve mevcudiyetidir.”

    Fazla Kaptırma Kendini Sanal Aleme Yalan Olup Çıkarsın Sözlerinle!
  5. #15
    By-BoykA - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Administrator
    Üyelik tarihi Jan 2009
    Nereden TÜRKİYE
    Mesajlar 13.953
    Blog Entries
    8
    Bahsedilmiş
    0
    Takip edilen
    0

    Standart

    Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı Hakkında genel bilgi23 Nisan 1920 Büyük Millet Meclisi'nin açılış günüdür. Her 23 Nisan günü Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı birlikte kutlarız.
    Egemenlik yönetme yetkisidir. Ulusal egemenlik; yönetme yetkisinin ulusta olmasıdır. Osmanlı imparatorluğu döneminde egemenlik padişah­ta idi. Padişah ülkeyi dilediği gibi yönetirdi. imparatorluğun son yıllarında padişahlar rahatlarını düşündüler. Yurt bakımsız kaldı. Ülke sorunları yüzüs­tü bırakıldı. Bu sırada Birinci Dünya Savaşı başladı. Savaş dört yıl sürdü. Bizimle birlikte olanlar savaşta yenildi. Savaş kurallarına göre biz de yenil­miş sayıldık. Yurdumuz İngilizler, Fransızlar, Yunanlılar, İtalyanlar tarafından paylaşıldı. Padişah ve yandaşları ülkenin paylaştırılmasına ses çıkarmadılar.
    Mustafa Kemal Paşa Ulusal Kurtuluş Savaşı'nı başlatmak için İstanbul’dan Samsun'a 19 Mayıs 1919 günü geldi. Samsun'dan Amasya'ya, oradan Erzurum'a ve Sivas’a gitti. Sivas ve Erzurum'da kongreler topladı. Mustafa Kemal Paşa egemenliğin ulusta olduğuna inanıyordu. Bu inançla «Ulusu yine ulusun gücü kurtaracaktır. Tek bir egemenlik vardır, o da ulusal egemenliktir» diyordu. Yurdun dört bir yanından seçilip gelen temsilciler - milletvekilleri - Ankara'da 23 Nisan 1920 günü toplandılar.
    İlk Büyük Millet Meclisi'nin toplandığı yapı Ankara'da Ulus Alan'ından istasyona giden caddenin başındadır. Bugün Kurtuluş Savaşı Müzesi olan bu yapı tek katlıdır. O yıllar ülkemiz yokluk yoksulluk içindeydi. Milletvekillerinin oturduğu sıralar bir okuldan getirildi. Meclis gaz lambası ile aydınlanıyor, soba ile ısınıyordu. Top seslerinin Ankara'da duyul­duğu zamanlarda bile meclis düzenli toplandı.
    Ulusal Kurtuluş Savaşımızla ilgili bütün kararlar bu mecliste alındı. Mustafa Kemal Paşa'nın önderliğinde ulusumuz dünyaya Ulusal Kurtuluş Savaşı dersi verdi. Ezilen uluslara kurtuluş yolunu açtı. Bağımsızlık savaşının öncüsü olan kurtuluş savaşımız yeryüzünün öteki uluslarına örnek oldu.
    23 Nisan 1920 ilk Büyük Millet Meclisi'mizin toplandığı gündür. 23 Nisan, ulusun yönetme yetkisini kullanmaya başladığı gündür. Bu gün Milli Egemenlik Bayramı'mızdır.
    23 Nisan dünyada kutlanan ilk çocuk bayramıdır. Atatürk'ün Türk çocuklarına armağan ettiği bu bayram şenliklerine son yıllarda yabancı ulus­ların çocukları da katılmaya başlamıştır. Atatürk çocuklara çok değer verir, gezilerinde okullara uğrar, ders dinler, sorular sorardı. «Bugünün küçükleri yarının büyükleridir.» diyen Atatürk, yönetimin bayram süresince öğrencilere bırakılması geleneğini başlattı. 23 Nisan'da yönetim birimleri seçimle gelen kurullar bir süre çocuklara bırakılır. Bu güzel gelenek her yıl yinelenir. Her 23 Nisan'da yurdumuz bir bayram alanı olur. Çocuklar törenlerde konuş­malar yaparlar, şiirler okurlar. Gece fener alayları düzenlenir.
    23 Nisan Ulusal Egemenlik Bayramı egemenliğin ulusta olduğu düşüncesinin kabul edildiği gündür. Çocuk bayramımızdır. Yarının büyükleri olan siz çocukların bayramıdır.

    Fazla Kaptırma Kendini Sanal Aleme Yalan Olup Çıkarsın Sözlerinle!
  6. #16
    By-BoykA - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Administrator
    Üyelik tarihi Jan 2009
    Nereden TÜRKİYE
    Mesajlar 13.953
    Blog Entries
    8
    Bahsedilmiş
    0
    Takip edilen
    0

    Standart

    23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı Şiirleri

    23 Nisan
    Baharın mutlu günü
    Yurdumun kutlu günü
    Neşelerin düğünü
    Güzel 23 Nisan

    İnanarak yürekten
    Hız aldık Atatürk’ten
    Bizi ona yükselten
    Bir el 23 Nisan




    Fazla Kaptırma Kendini Sanal Aleme Yalan Olup Çıkarsın Sözlerinle!
  7. #17
    By-BoykA - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Administrator
    Üyelik tarihi Jan 2009
    Nereden TÜRKİYE
    Mesajlar 13.953
    Blog Entries
    8
    Bahsedilmiş
    0
    Takip edilen
    0

    Standart

    23 Nisan
    Bugün 23 Nisan
    Atatürk’ten armağan
    Sevinelim coşalım
    Neşelenip taşalım.

    Kağıt fener yapalım
    Sınıflara asalım
    Süsleyerek her yanı
    Kutlayalım bayramı

    Fazla Kaptırma Kendini Sanal Aleme Yalan Olup Çıkarsın Sözlerinle!
  8. #18
    By-BoykA - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Administrator
    Üyelik tarihi Jan 2009
    Nereden TÜRKİYE
    Mesajlar 13.953
    Blog Entries
    8
    Bahsedilmiş
    0
    Takip edilen
    0

    Standart

    23 Nisan
    23 nisan için
    bütün yurtta tören var
    okulunda toplanmış
    bu nedele çocuklar

    hepsi mutlu güvenli
    ışıl ışıl bakışlar
    Türk çocuğunda bugün
    büyük sevinç neşe var

    yanlarına yaklaşıp
    dinleyelim onları
    bugünden söz ediyor
    çocuklar ayrı ayrı


    Fazla Kaptırma Kendini Sanal Aleme Yalan Olup Çıkarsın Sözlerinle!
  9. #19
    By-BoykA - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Administrator
    Üyelik tarihi Jan 2009
    Nereden TÜRKİYE
    Mesajlar 13.953
    Blog Entries
    8
    Bahsedilmiş
    0
    Takip edilen
    0

    Standart

    23 Nisan
    Vatan tehlikedeydi; Atatürk karar verdi:
    «Vatan kurtaracak yine millettir» dedi.
    Ankara'da bir Meclis toplayıp kurmak için,
    Günlerce, haftalarca, çalıştı, için için.
    İşte bugün kuruldu Büyük Millet Meclisi,
    Ankara'dan yükseldi Türk'ün gürleyen sesi.
    Çocuklar! bayram yapın, sevinin ve haykırın,
    Engel denen her şeyi gücünüzle siz kırın!
    Çocuklar bilin ki siz koca bir cihansınız.
    Vatanın her yerinden fışkıran volkansınız.
    Doğan güneş sizindir yıldızla ay sizindir,
    Artık vatan sizindir, artık saray sizindir.
    Ey gül yüzlü çocuklar, gülün, koşun, ileri,
    Hayatta durak yoktur; ya ileri ya geri.
    Coşkun bir rüzgar gibi ufukları aşınız!
    Göğsünüz kanasa da akmasın göz yaşınız!
    Temiz olsun kalbiniz, çelik olsun kolunuz!...
    Şen olsun bayramınız, aydın olsun yolunuz!...
    Neşenizle bu yurdu aydınlatın her zaman,
    Sizindir bu ünlü gün, ünlü 23 Nisan.

    Fazla Kaptırma Kendini Sanal Aleme Yalan Olup Çıkarsın Sözlerinle!
  10. #20
    By-BoykA - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Administrator
    Üyelik tarihi Jan 2009
    Nereden TÜRKİYE
    Mesajlar 13.953
    Blog Entries
    8
    Bahsedilmiş
    0
    Takip edilen
    0

    Standart

    23 Nisan (Adnan ARDAĞI)
    Bugün bir başka aydınlık yeryüzü,
    Bir başka ağaçların, evlerin yüzü.
    Bugün çocuklar güzel.
    Bugün sokaklar güzel...
    Elimizden tutan her el
    Daha sağlam
    Daha mavi gökyüzü;
    Bayraklar daha yakın.
    Bakın: geçiyor yarının büyükleri;
    Şarkılar tutuyor gökleri.

    Adnan ARDAĞI

    Fazla Kaptırma Kendini Sanal Aleme Yalan Olup Çıkarsın Sözlerinle!

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
ForumFokurtu.CoM

Url List Google Sitemap

Sitemiz; hukuka, yasalara, telif haklarına ve kişilik haklarına saygılı olmayı amaç edinmiştir. 5651 sayılı yasaya göre, site yönetiminin hukuka aykırı içerikleri kontrol etme yükümlülüğü yoktur. Bu sebeple sitemiz, "uyar ve kaldır" prensibini benimsemiştir. Yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahipleri veya meslek birlikleri abuse[at]forumfokurtu[dot]com mail adresinden yada İletişim bölümünden bizlere ulaşabilirler.