ROMAN İNCELEME TEKNİĞİ


NAMIK KEMAL’İN “İNTİBAH”
ADLI ROMANININ İNCELENMESİ

A) Dış Yapı İncelemesi :

Eserin Adı : İntibah
Yazarı : Namık KEMAL

Basım Yeri ve Tarihi : Armoni Yayıncılık
Çatalçeşme Sokak 50/1 CAĞALOĞLU/İST. Ekim /2004
Kaçıncı Baskı Olduğu : 20

B) İç Yapı İncelemesi :

Konu Yönünden :

Eserde hangi konu işlenmiştir ?

Romanda, dönemin zengin çocuklarının hovardalığı, mirasyediliği ve hayatı tanımazlığın zararları anlatılmaktadır.

Yazarın konuya bakış açıları nelerdir?

Yazar, bir yandan da yolsuz, hileci, fettan kadınların bazı şebekelerle işbirliği yaparak temiz insanları zehirlemelerini eleştirel bir biçimde ele almıştır.

Eserin ana olayı nedir?

Eserin ana olayı, Ali Bey gibi terbiyeli yetişmiş bir gencin bir sokak kadınının tuzağına düşerek, kendini ve sevdiklerini kurtaramamasıdır.

Yazar nasıl bir ana düşünceye ulaşmaktadır?

Yazar, temiz kalpli ve iyi insanların, kötü ve kurnaz insanlar tarafından nasıl tuzağa düşürüldüklerini eleştirel bir dille anlatmaktadır.

Yazar kahramanlarını seçerken nelere dikkat etmiştir?

Yazar kahramanlarını seçerken, konuya uygun olarak iyi ve kötü insanları
temsil edecek tipler olmasına dikkat etmiştir.





.../…
Olaylar karşısında kahramanların durumu nasıldır?

Ali Bey, Mehpeyker’e şehevi duygularla esir olmuş, bir süre sonra hata yaptığını anlayıp onu terk etmiştir.Fakat, terk edilmenin acısı ile intikam hırsına
kapılan Mehpeyker’in tuzağına düşer ve hayatı mahvolur,sevdiklerini kaybeder.


Yer ve Zaman Yönünden :

Olay nerede veya nerelerde geçmektedir? Buranın belli başlı özellikleri nelerdir?

Olayda ilk tanışma yeri Çamlıca bahçesidir.Burası yeşillik, herkesin çok sevdiği bir gezinti yeridir.
Daha sonraki olaylar ise Mehpeyker’in zengin dostu sayesinde güzel döşenmiş evi, pis meyhaneler, insanların tuzağa düşürüldüğü kötü evlerdir.

Olay ortaya konulurken yer, nasıl ele alınmaktadır?

Olay ortaya konulurken başta Çamlıca’nın güzellikleri, daha sonra
meyhane ve kötü evler ele alınmaktadır.

Olayın akışında zaman kırımları var mıdır? Zaman, belli bir düzenlilik içerisinde mi sunulmaktadır?

Olayın akışında zaman kırımları vardır. Olay, birkaç ay içerisinde geçmektedir.Ali Bey, önce kendi evinde sonra birkaç hafta Mehpeyker’in evinde,
sonra tekrar kendi evinde ve meyhaneler ile kötü evlerde zaman geçirmiştir.

Dil ve Anlatım Yönünden :

Eserin dili anlaşılır nitelikte midir?


Eserin orijinal dili osmanlıcadır.Ancak, türkçeye çeviri yapıldığı için
anlaşılır niteliktedir.Sadece konu başlarında Osmanlıca şiirlerden kısa bölümler yazılmış bunlar da dip notlarla türkçeye çevrilmiştir.(Çeviren: Arife CAN)

Yazar, sözcükleri kullanırken seçici davranmış mıdır ?

Yazar, sözcükleri kullanırken sade, anlaşılır bir dil seçmiş, ancak olayları
karışık anlatmıştır.

Yazar, konuşmalarda ve anlatımlarda dili nasıl kullanmaktadır ?

Yazar,konuşma ve anlatımlarda dili sade kullanmıştır.Ancak, cümleler
genellikle uzundur.




.../…
Anlatım kaçıncı kişi ağzından anlatılmaktadır ?

Anlatım, yazar tarafından, yani üçüncü kişi tarafından yapılmıştır.

Yazarın dil ve anlatımı, yaşadığı dönemle uygunluk göstermekte midir ?

Yazarın dil ve anlatımı, yaşadığı döneme uygunluk göstermektedir.
Olayı anlatır düzgün kelimeler kullanmış, yeri geldiğinde de çirkin olayları
anlatabilmek için herkesin kullanabileceği çirkin kelimeler de kullanmıştır.

Eserin planı nasıldır ?

Giriş bölümünde; Çamlıca bahçesinin fiziki özellikleri ile Ali Bey’in
fiziki ve ruhsal yapısı ile nasıl bir ailede yetiştirildiği anlatılmaktadır.
Gelişme bölümünde; Ali Bey’in Mehpeyker’e tutkunluğu, sonra kendini
ondan kurtarışı ve Dilaşup’la geçirdiği mutlu günler anlatılıyor.
Sonuç bölümünde ise; Mehpeyker’in kurduğu tuzak ve kötü insanlar yüzünden Ali Bey ve yakınlarının düştüğü acı haller ve Dilaşup’un öldürülmesi ile Ali Bey’in de Mehpeyker’i öldürerek hapse düşmesi anlatılıyor.


Yazılış Tekniği Yönünden :

Eserin yazılış tekniği nasıldır ?

Kullanılan kelimeler anlaşılır olsa da, olaylar karışık anlatıldığı için
üslup ve teknik bakımdan zayıftır.

Çeşidi ne olabilir ?

“İntibah” romanı, duygusallığa yer verdiği için romantik ve aynı zamanda
gerçek olayları da yansıttığı için gerçekçi bir romandır.

Kahramanları yönünden :

Eserin belli başlı kahramanları kimlerdir ?

Ali Bey, Mehpeyker, Dilaşup, Fatma Hanım, Atıf Bey, Mesut Efendi, Abdullah Efendi.

Bu kahramanların ruhsal ve fiziksel özellikleri nelerdir ?

Ali Bey : Yakışıklı, iyi eğitim ve terbiye almış bir gençtir.
Mehpeyker : Küçük yaşta erkeklere satılmış, çok güzel ve kurnaz bir hayat
Kadınıdır.
Dilaşup : Ailesinden koparılarak ve cariye olarak satılan çok güzel,
Temiz kalpli, inançlı bir genç kadındır.

…/…

Kahramanlar arasındaki bağlantılar nelerdir ?

Ali Bey ile Atıf Bey, iyi arkadaştır.Mehpeyker, güzelliği ile Ali Bey’i kendine bağlamış bir hayat kadınıdır.Fatma Hanım,Ali Bey’in annesi; Dilaşup,
Fatma Hanım’ın,oğlu Ali Bey için satın aldığı cariyedir.Mesut Efendi, Atıf Bey’in
dayısıdır.Abdullah Efendi ise; Mahpeyker’in zengin,Arap dostudur.

Kahramanlar hangi sosyal tabakaya mensupturlar ?

Ali Bey, ailesi ve arkadaşları ; birinci sınıf tabakadan insanlardır.
Mehpeyker ve Abdullah Efendi; düşük tabakadan, Dilaşup ise
orta tabakadan, iyi bir aile kızıdır.

Anlatımda akıcılık nasıl sağlanmıştır ?

Ali Bey’in, aslında iyi yetişmiş bir genç olması, bir fahişe tarafından kandırılarak tuzağa düşürülmesi, yine kendi aklı ile ondan kurtulduğunu zannettiği sırada, Ali Bey’in duygusallığı ve saflığı nedeniyle tekrar tuzağa
düşürülmesi olayları, anlatımda akıcılığı sağlamıştır.

Yazarın Kişiliği Yönünden :

Yazar hangi edebiyat anlayışını benimsemiştir ?

Yazar, “Gerçekçi Roman” edebiyat anlayışını benimsemiştir.

Yazarın edebi kişiliğinde en belirgin özellik nedir ?

Edebi kişiliğinde en belirgin özelliği gerçekçi oluşudur.

Yazarın romanlarında işlediği belirgin bir konu var mıdır ?

Romanlarında iyi ve kötü insanları karşılaştırmaktadır.

Yazarın önemli eserleri nelerdir ?

Roman : İntibah, Cezmi

Oyunlar : “Vatan Yahut Silistre” , “Zavallı Çocuk”, “Akif Bey”,
“Gülnihal, “Kara Bela”
Eleştiri yazıları : Tahrib-i Harabat, Renan Müdafaanamesi, İrfan
Paşa’ya Mektup, Mukaddime-i Celal.
Şiirleri : Ölümünden sonra “Namık KEMAL’in Şiirleri” adı
altında toplanmıştır.




…/...

“İNTİBAH”
ROMANIN ÖZETİ



Ali bey, yirmibir yirmiiki yaşlarında zengin bir ailenin oğludur.Ailesinin, özellikle babasının üstüne titremesi sonucu iyi bir eğitim ve terbiye almış bir gençtir.
Yalnız benzinin hep soluk olması babasını endişelendirmektedir.
Ali beyin bir kusuru vardır ki, o da her istediği şeyi illa yapmak, eğer bir şeyi
elde edememiş ya da yapamamış ise kendinden geçercesine ağlamaktır.
O günlerde ünlü bir eğlence bahçesi olan Çamlıca bahçesini o hiç sevmezdi.
Annesinin ısrarı ile bir iki kere gitmiş, sonra gitmeye alışmıştı.Bir gün arkadaşlarının
ısrarı ile bir Cuma Çamlıca behçesine yemeğe gitmişler, burada çok güzel bir kızı
arabanın içinde görerek, kendi kendine ona hayranlık duymuştur.Kızın arabadan yaptığı hareketlere bir anlam verememiştir.Çünkü, gerçekten utangaç bir gençtir.
Bu günden sonra her gün bahçeye gidip onu görmeyi arzu etmektedir.Daha sonra tanışıp arkadaş olurlar.Hatta onunla evlenmeyi bile istemektedir.
Bir fahişe olan Mehpeyker ise Ali Bey’i kendine bağlamış, başkasıyla görüşmeyeceğine söz vermiştir.Ancak,eski dostu olan Arap Abdullah Efendi ile görüşmeye gitmesi, Ali Bey’i çok kızdırmış ve onu terk etmiştir.
Bu sırada annesi Fatma Hanım oğlunu, o sokak kadınından kurtarmak için eve getirdiği çok güzel ve iyi bir kız olan Dilaşup’la, evlendirmeye çalışmaktadır.
Mehpeyker’i terk eden Ali Bey, Dilaşup’la evliliği kabul eder ve artık ailece
mutluluk içinde yaşamaktadırlar.
Bu mutluluğu çekemeyen Mehpeyker ise intikam planları hazırlar, dostu Abdullah Efendi’den yardım ister.O da kendisine geri dönmesi şartı ile yardımı kabul eder.
Mehpeyker hamamları dolaşıp, bir gün Dilaşup’u görür ve vücudunda bulunan benleri öğrenir.Bir kaç adamı da parayla satın alarak dedi kodu çıkarırlar.
Dilaşup’un benlerinden, erkeklerle ilişkisinden bahsederler.
Ali Bey de o sinirle eve gelip, Dilaşup’u saçlarından tutarak duvara çarpar,
Kız olduğu yere düşer bayılır, kendisi de sinir krizine girer. Annesi çok korkmuştur.
Çağırdığı doktorun tavsiyesi ile Dilaşup’u istemeyerek evden uzaklaştırır.
Dilaşup’u, Mehpeyker satın alır ve kendi gibi kötü yola düşürmek ister.
Ne kötülük etse de ona bir erkek eli sürdürmeyi başaramaz.
Ali Bey ise, kederinden meyhanelere düşmüştür.Annesi Fatma Hanım bu acılara dayanamayarak hastalanır ve ölür.Ali Bey,cenazeye bile gitmemiştir.
Mehpeyker, yaptıklarıyla da yetinmez.Kendine geri dönmeye razı olmayan
Ali Bey’i öldürtmeye karar verir.
Abdullah Efendi’nin de yardımıyla Ali Bey’i kuytu bir eve davet ettirirler.
Bu sırada tuzaktan haberi olan Dilaşup, canını ortaya koyarak Ali Bey’i oradan uzaklaştırmayı başarır.Ancak, Ali Bey’in paltosuna sarınıp oturduğu için onu Ali Bey
zannederek bıçakla öldürürler.
Ali Bey, polise haber verdikten sonra geri döner gelir.Ancak, Dilaşup’u
kanlar içinde görünce çok üzülür ve ağlar.Ölmek üzere olan Dilaşup sevdiği adamı bu halde görünce çok mutlu olur,kendisini sevdiğine inanıp, onun kolları arasında son nefesini verir.



…/…
Bu sırada dolaba saklanmış olan Mehpeyker ortaya çıkarak, ona tuzak hazırladığından, her şeyi kendisinin yaptığından bahsedince Ali Bey de beynine sapladığı bıçakla onu cehenneme yollar.
Hapse atılan Ali Bey, ancak hapishane müdürünün izni ile annesi ve sevdiği kadının mezarını ziyaret için dışarı çıkmaktadır.
Olaya en çok üzülen Mesut Efendi olmuş, Ali Bey’den yardımını esirgememiş-
tir.
Mesut Efendi:
-Zavallı çocuk beni dinlesen ne olurdu! Diye ah etmiştir.
Ali Bey ise altı ay içinde kederle mahvolmuştur.
Meşhurdur ki ; “Son pişmanlık fayda vermez.”

S O N




YAZARIN YAŞAMI

(1840-Tekirdağ – 1888-Gelibolu)
Namık KEMAL, Türk Edebiyat ve düşünürüdür.Büyükbabasıyla birlikte sürekli şehir değiştirdiğinden, öğrenimini tamamlayamamıştır.
İstanbul’da Şinasi’nin çıkardığı “Tasvir-i Efkar” gazetesinde çalışmıştır.
Şinasi’nin Fransa’ya yerleşmesiyle gazeteyi devralmıştır.Yazdığı muhalif yazılar nedeniyle hükümetin tepkisini çekmiştir.Sürgün edileceğini anlayınca Fransa’ya kaçmış, oradan da İngiltere’ye geçmiştir.Londra’da önce “Muhbir”, ardından “Hürriyet” gazetesini çıkarmıştır.
1870’de İstanbul’a dönmüş, yeniden gazete çıkarmaya başlamıştır.Ancak,
yayımladığı “İbret” gazetesi kısa sürede kapatılarak, Magosa’ya sürülmüştür.
1876 yılında Osmanlı Devleti’nin ilk Anayasası olan Kanuni Esasi’nin hazırlanmasında görev almış, ancak Sultan II.Abdulhamit tarafından, diğer üyeler gibi
o da sürgüne gönderilmiştir.
Bundan sonraki yaşamı sürekli sürgünde geçmiştir.


NOT :” İntibah” adlı romanının diğer adı “Sergüzeşti Ali Bey” (Son Pişmanlık)’tır.

(Kaynak: Rehber Ansiklopedisi)