Üye olmak zorunda değilsiniz,Linkler Açıldıl

Etiketlenen üyelerin listesi

İnsan kendini neden beğenmez Uzmanlar "İnsan kendini neden beğenmez?" sorusu üzerine birtakım araştırmalarda bulundu ve ortaya ilginç bir sonuç çıktı. 03 Şubat 2010 / 18:54 Kendini beğenmeme hastalığı" olarak da bilinen "dismorfofobi"nin nedenlerini araştıran bilimadamları, bu kişilerin aynalara düşman olmasının asıl sebebinin, beyinlerinde özellikle kendi görüntülerini algılama sürecinde ortaya çıkan
  1. #1
    kahraman - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Forumdan Uzaklaştırıldı
    Üyelik tarihi Jan 2010
    Mesajlar 13.681
    Bahsedilmiş
    0
    Takip edilen
    0

    Standart İnsan kendini neden beğenmez?

    İnsan kendini neden beğenmez

    Uzmanlar "İnsan kendini neden beğenmez?"
    sorusu üzerine birtakım araştırmalarda bulundu ve ortaya ilginç bir sonuç çıktı.
    03 Şubat 2010 / 18:54

    Kendini beğenmeme hastalığı" olarak da bilinen "dismorfofobi"nin nedenlerini araştıran bilimadamları, bu kişilerin aynalara düşman olmasının asıl sebebinin, beyinlerinde özellikle kendi görüntülerini algılama sürecinde ortaya çıkan birtakım anomaliler olabileceğini ortaya koydu.

    KENDİLERİNİ AKTÖRLERLE KARŞILAŞTIRDILAR

    Los Angeles'daki Kaliforniya Üniversitesi'ne bağlı David Geffen Tıp Okulu'ndan bir grup bilimadamı, kişinin yaşamını her yönden olumsuz etkileyen, hatta onu intihara kadar sürükleyen bu hastalığa yakalananların beyinlerinde özellikle kendi görüntülerini işleme sürecinde bir takım anomaliler olduğunu gözlemledi.

    "Archives of General Psychiatry"de yayımlanan araştırmayı yürüten uzmanlar, fonksiyonel manyetik rezonans görüntüleme yöntemiyle beyin faaliyetlerini izledikleri 17 dismorfofobik hastayla 17 sağlıklı kişiye kendi resimleriyle birlikte ünlü bir aktörün fotoğrafını gösterdiler.

    ARAŞTIRMALAR DEVAM EDECEK

    Dismorfofobi hastalarının beyinlerinin görüntü merkezlerindeki nöronların, özellikle bireyin kendi görüntüsünü algılama sürecinde alışılmadık bir şekilde harekete geçtiğini saptayan bilim adamları, bu kişilerin, davranışları kontrol etmeye yardımcı olan "frontostriatal sistemlerinde" de bir takım anomaliler olduğunu tespit etti.

    Araştırma sonuçlarının bu rahatsızlığın genetiğine ışık tuttuğunu belirten uzmanlar, bu sinirsel bozuklukların doğuştan olup olmadığının ise araştırılması gerektiğine dikkati çekti.



    kişinin her gün aynaya baktığında kendine küfretmesini tetikleyen eylem. insanın bütün özgüvenini alır götürür. şekilci toplumda hiç bir şansı olmadığını anlar.

    özgüveni alıp götürmesi bakımdan çok önemli görünse de biraz mantıklı bakıldığında çok da hayati bir husus değildir aslında. insanın beğenilmeyeceği anl***** gelmez kendi tipini beğenmemek. aslında çoğu insan aynadaki görüntüsüne baktığında kendini beğenmez.tıpkı insanın kendi parfümünü duymadığı, kendi iyiliklerini bilmediği, kendi kötülüklerini farkedemediği vs. gibi. bunları farkedecek birileri vardır. kendi tipini beğenmeyenleri beğenecek birileri de. paranoya haline gelmeden evvel böyle düşünmek gerekir.

    hemen hemen her gün kendini değersiz hissetme, küçük görme, kendini beğenmeme, suçlu ya da günahkar hissetme, kendini kınama, suçlama ya da suçluluk duyguları hali... major depresyon başlangıcını müjdeleyen bu sıkıntıları taşıyan bünyelerin bir uzman yardımı almaları doktorlarca tavsiye olunmaktadır. ciddiye alınasıdır.

  2. #2
    kahraman - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Forumdan Uzaklaştırıldı
    Üyelik tarihi Jan 2010
    Mesajlar 13.681
    Bahsedilmiş
    0
    Takip edilen
    0

    Standart

    Bel çevresi yağlanması nasıl önlenir


    Kilo veriyorsunuz, ama bel çevreniz hala kalın, göbeğiniz hala şişkin mi? Bel çevresinde yağlanma ciddiye alınması gereken bir problemdir
    03 Şubat 2010 / 19:00





    Bel çevresindeki yağlar ve kalınlıktan şikayetçi olanımız çoktur... Hem pantolonun üzerinden taşan, hem dar giysilerde kötü bir görüntü , hem de birçok ciddi sağlık problemine zemin hazırlayan bu problemle başa çıkmak için adım adım neler yapmalı ve nelere dikkat etmemiz gerektiğini sizlerle paylaşmak istedik.

    Memorial Ataşehir Tıp Merkezi Beslenme ve Diyet Bölümü’nden Dyt. Şefika Aydın Selçuk “Kalıcı tedavinin diyet tedavisi olduğu kabul edilmesi gereken bu tip yağlanma, aslında birçok kronik hastalığın oluşmasında etkin bir rol oynamaktadır” diyor.

    Yaptıracağınız ayrıntılı vücut analizi bel çevresi yağ dağılımı ve miktarı hakkında 1 dakikada bilgi verecektir. Yapılan ölçümler sonucunda genel yağ yüzdeniz, yağ kütlesi, bölgesel olarak yağ ve kasın dağılımı, bel kalça oranı baz alınarak yağlanmayı azaltacak diyet planı diyetisyeniniz tarafından planlanacaktır.

    Bel çevresi kronik hastalıklara zemin hazırlar

    Özellikle metabolik sendrom, dislipidemi, kardiyovasküler hastalıklar ve tip 2 diyabetin sık gözlendiği bu kişilerde bu yağlanmayı azaltmak için doktor ve diyetisyen kontrolü şarttır. Çünkü bu kişilerde oluşan hormon bozukluklarında ilaç tedavisi gerekebilir. Diyet tedavisi bel çevresi yağlanmasını azaltır bu rahatsızlıkların oluşum riskini ortadan kaldırır.

    İşte adım adım yapılacaklar

    1. ADIM: Bel çevresi yağlanmasının nedenini araştırmak
    • Vücutta yağlanma oranının yüksek olması sağlık problemlerinin var olmasında tek başına bir indikatör değildir. Fakat abdominal yağlanma olarak tanımladığımız bel çevresi yağlanmasının oluşmasında altta insülin direnci, kortizol fazlalığı, hipotiroidi, Cushing ( böbrek üstü hormonların fazla çalışması ) gibi sağlık sorunlarının olup olmadığının araştırılması gerekmektedir.
    • Yağlanma sebeplerinden bir diğeri de gıda alımında dengesiz tüketimdir.
    • Menopoz dönemi de yağlanmanın vücutta fizyolojik olarak arttığı ve tetiklediği bir dönemdir.
    • Hareketsizlik ve buna bağlı enerji harcamada azalma.
    • Fazla alkol tüketimi de bel çevresi yağlanmayı artırmaktadır.
    • Kronik stres bel çevresinde yağlanmaya en önemli nedenlerdendir.
    2. ADIM: Nedeni bulduktan sonra çözüme yönelmek

    Bel çevresi yağlanmasının sebeplerini öğrenmek için doktor kontrolü sonrasında gerekli tahliller yaptırılıp, hormonal bir sebep var ise ilaç tedavisi başlar. Bununla birlikte kilo fazlası olanlarda bel çevresi yağlarını azaltmaya yönelik diyetisyen kontrolünde diyete başlanır.

    Kilo fazlalığı; fazla kilolu olma ya da obezite hangi aralıkta olursa olsun beraberinde vücutta yağlanmayı da artırmaktadır. Yapılan vücut analiz ölçümlerinde bu yağlanmanın miktarı ve dağılımı hakkında sonuç alındıktan sonra sık takiple kişinin sağlıklı kiloya gelmesi hedeflenir.

    Bu konuda hedeflenen tartı çok önemlidir. Hedef tartı uzun süre korunabilecek, kişinin boyu ve ayrıntılı vücut analizi ölçümü dışında yaşını da göz önüne alarak hesaplamak gerekir. Kısacası hedef kilo sağlıklı kilo olmalıdır. Diyetin içeriği karbonhidrat, yağ ve proteince dengeli olarak kişiye uygun olarak planlanır.

    3. ADIM: Yağlı ve karbonhidratlı besinlerin tüketiminde miktar kontrolü

    Yine sıklıkta duyduğumuz cümlelerdir “ Ben hiç yağlı şeyler yemiyorum, yemeklerimi zeytinyağlı yapıyorum, evimize margarin tereyağı hiç girmez… Fakat vücudum yağlanıyor? ” bilinmesi gereken en önemli gerçek vücutta oluşan yağ ile tüketilen yağ farklı şeylerdir. Vücut yağı; yağ ve yağlı gıdaları tüketme dışında örneğin, simit, börek gibi hamur işi besinler, meşrubatlar, bisküvi, cips, gofret, tatlılar, hazır et suları, salata sosları gibi daha sayabileceğimiz karbonhidrat ve proteinli gıdaların gereğinden fazla tüketilmesi sonucunda da vücutta artar ve bel çevresinde depolanır.


    İnsülin direncine dikkat!

    Özellikle insülin direnci gibi diyabet oluşum riski artmış kişilerde sıklıkla gördüğümüz abdominal yağlanmada diyetin içeriğinde özellikle glisemik indeksi düşük diyet uygulanarak bu kişilerde oluşan sürekli açlık hissinin ortadan kaldırılması ile kilo kontrolü sağlanır. Özellikle insülin direnci ile gelen hastalar “ Yedikçe yeme isteğim oluyor, yemek sonrasında hemen canım tatlı bir şeyler çekiyor, sık acıkıyorum, çok sık tatlı yiyorum” gibi gıda alımında sıkıntılarla gelmekteler. Çünkü insülin direncinde aldığımız tüm besinlerin içeriğinde bulunan karbonhidrat olan şeker kandan hücrelere taşınamıyor ve hücreler kendini sürekli aç hissedip beyne açlık sinyali gönderiyor. O açıdan diyet yeterli ve dengeli öğünlerle sık aralıklı ve kan şekerini hızlı düşürüp kişiyi hemen acıktırmayacak şekilde planlanmaktadır.

    Özellikle glisemik indeksi düşük bu diyetlerde pizza, burger gibi fast food yiyecekler, beyaz pirinç, makarna, gözleme, börek, reçel, bal, tatlılar, meyvelerden muz- incir- kavun- üzüm gibi daha birçok besinde kısıtlama yoluna gidilmektedir. Çünkü bel çevresini artıran besinler genelde glisemik indeksi yüksek gıdalardır.

    Unutmayın her gıdanın fazlası vücutta depolanmayı tercih edecektir. Meyvenin fazla tüketimi de bel çevresini artırabilir. Yeterli miktarda tüketmek en önemlisi!

    Bel çevresinde yağlanmaya neden olan beslenme hataları
    • Akşam sadece meyve yiyip yatmak
    • Saat 6’ dan sonra yemek yememek
    • Kahvaltı, öğle gibi ana öğünleri atlamak
    • Diyette hiç ekmek yememek
    • Ara öğünler yapmamak
    • Yüksek karbonhidratlı besinleri diyette çok sık tüketmek
    • Pilav, makarna, tatlı, mantı, çorba ve börek gibi yemekleri aynı öğünde bir arada tüketmek
    • Kuruyemiş, kuru meyve gibi gıdaları gereğinden fazla tüketmek
    • Light gıdaları kilo aldırmaz düşüncesi ile fazla miktarda tüketmek
    .
    Herkesin alması gereken kalori farklıdır. Herkesin yiyebileceği bir porsiyon ölçüsü vardır. Bir besini gereğinden fazla tüketmek de diyetten tamamen çıkarmak da doğru bir hareket değildir. Uzun açlıklar başta bel çevresi olmak üzere yağlanmayı artırır. Önemli olan sık aralıklarla yeterli miktarda tüketmeyi öğrenmektir.

    Önemli olan aynı öğünde çok çeşit yemekleri bir arada tüketmek değil farklı günlerde az miktarlarda çeşitli beslenmektir!

    Enerji harcamanızı da artırın

    Aslında bir adımsayar alarak öncelikle günlük nasıl bir harcamanız olduğunu gözlemleyebilirsiniz. Çalışmalar bir kişinin günde 8000- 10000 adım atması gerektiğini vurgulamaktadır. Çok hareketli olduğunuzu veya hareketsiz olup olmadığınızı anlamanın en pratik yolu adımsayar alıp kendinizi takip etmek ve adım sayılarınızı gün geçtikçe artırarak daha da enerji harcamak atacağınız en büyük adımdır
  3. #3
    kahraman - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Forumdan Uzaklaştırıldı
    Üyelik tarihi Jan 2010
    Mesajlar 13.681
    Bahsedilmiş
    0
    Takip edilen
    0

    Standart

    Mide rahatsızlığı olanlar dikkatİlaç tedavisiyle tedavi edilemeyen mide ve bağırsak hastalıklarının etkilerinin bitkisel ilaçlar kullanarak azaldığını bilimsel olarak ispatladı.
    03 Şubat 2010 / 16:16
    Tam 5 yıldır hiç kaybetmedi. Siz de hemen tıklayın KAZANÇLI ÇIKIN
    Japonya'nın Keio Üniversitesi Tıp fakültesinden yapılan açıklamada mide ve bağırsak hastalıkları tedavisinde kullanılan bazı ilaçların tedavide etkisiz olduğu ve bazı durumlarda da yan etkilerinden dolayı piyasadan çekildiği gözlemlendiği belirtildi.

    Araştırmanın dünya tıp literatürüne mide ve bağırsak hastalıkları üzerinde bitkisel ilaçların fonksiyonlarını ortaya koyan değerli bir hizmet olduğu ifade edilirken, Japon bilim adamları ginseng, kudret narı, zencefil ve Japonya'da özel olarak üretilen karışımlar olan Dai-Kenchu-ve Rikkunshi bitkisel ilaçların mide ve bağırsak hastalıklarının tedavisinde faydalı olduğu kaydedildi.

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
ForumFokurtu.CoM

Url List Google Sitemap

Sitemiz; hukuka, yasalara, telif haklarına ve kişilik haklarına saygılı olmayı amaç edinmiştir. 5651 sayılı yasaya göre, site yönetiminin hukuka aykırı içerikleri kontrol etme yükümlülüğü yoktur. Bu sebeple sitemiz, "uyar ve kaldır" prensibini benimsemiştir. Yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahipleri veya meslek birlikleri abuse[at]forumfokurtu[dot]com mail adresinden yada İletişim bölümünden bizlere ulaşabilirler.