Üye olmak zorunda değilsiniz,Linkler Açıldıl

Etiketlenen üyelerin listesi

Şişmanlık, kadın erkek genç yaşlı herkesi ilgilendiren bir sağlık sorunu, diğer bir tanımla da vücudun fiziksel yapısına uymayacak ölçülerde aşırı derecede yağ depolamasıdır. Obezite, ilerleyici ve tekrarlayıcı olması açısından mutlaka tedavi edilmelidir. Ayrıca obezite ciddi sosyal ve psikolojik yönleri olan, tüm yaş gruplarında ve her sosyo-ekonomik düzeyde görülebilen kompleks bir
  1. #1
    Ď£P®£M - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Forumdan Uzaklaştırıldı
    Üyelik tarihi Dec 2009
    Mesajlar 9.516
    Blog Entries
    41
    Bahsedilmiş
    0
    Takip edilen
    0

    Standart Obezite nedir?

    Şişmanlık, kadın erkek genç yaşlı herkesi ilgilendiren bir sağlık sorunu, diğer bir tanımla da vücudun fiziksel yapısına uymayacak ölçülerde aşırı derecede yağ depolamasıdır. Obezite, ilerleyici ve tekrarlayıcı olması açısından mutlaka tedavi edilmelidir. Ayrıca obezite ciddi sosyal ve psikolojik yönleri olan, tüm yaş gruplarında ve her sosyo-ekonomik düzeyde görülebilen kompleks bir hastalıktır.

    Obezitenin klinik olarak değerlendirilmesinde beden yağ ölçümü, vücut ağırlığı, beden kitle indeksi, deri kıvrım kalınlığı, bel-kalça oranı gibi çeşitli yöntemler kullanılabilir. Bunlar içinde en çok kullanılan yöntem ise beden kitle indeksi ve bel çevresi ölçümüdür.

    Beden kitle indeksi kilonun boyun karesine olan oranıdır. Bu oran 25’in üzerinde olan yetişkinler kilolu, 30’un üzerinde olanlar obez olarak tanımlandırılır. Beden kitle indeksi 40 ve üzerinde olan morbid obez ise obezitenin gözle görülür bir şekilde ciddi hastalıklara, fiziksel sorunlara hatta ölüme neden olabileceği noktaya ulaşmış şeklidir. Bel çevresi ile değerlendirme yapmak istenildiğinde, kadınlarda olması gereken değer 88 cm ve altı, erkeklerde ise 102 cm ve altıdır.

    Beden yağ ölçümü obezitenin en hassas göstergesidir. Normal değer kadınlarda % 20-25, erkeklerde ise %15-18 yağ yüzdesidir. Biyo elektrik empedans adı verilen alet yardımı ile kişinin kas, su ve yağ yüzdesi ölçülür. Bu şekilde kilonun asıl istenmeyen birleşeni olan yağ miktarı öğrenilebildiğinden daha fazla tercih edilen bir göstergedir.

    Ayrıca obez kişinin bir program dahilinde zayıflamaya başladığında da vücudundaki değişikliklerin takibinde önemlidir. Çünkü zayıflama programlarında kilo kaybında asıl hedeflenen vücut yağından kayıptır. Mutlaka kastan bir miktar kayıp söz konusu olacaktır ancak amaç bunu minimize etmek, fiziksel aktivite ile destekleyerek engellemek ve asıl kaybı yağlardan sağlamaktır.

  2. #2
    Ď£P®£M - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Forumdan Uzaklaştırıldı
    Üyelik tarihi Dec 2009
    Mesajlar 9.516
    Blog Entries
    41
    Bahsedilmiş
    0
    Takip edilen
    0

    Standart

    OBEZİTENİN NEDENLERİ NELERDİR?
    Obezite, vücuttaki yağ oranının düzensiz artışına neden olan hormonlarla, genetik yatkınlıkla ve doğru olmayan beslenme alışkanlıklarıyla orantılı bir hastalıktır.

    Son yıllarda obezitenin hızla artmasının en büyük nedenleri, endüstriyel ilerleme ile birlikte fiziksel güce dayalı yaşamdan hareketsiz yaşama geçiş ile düşük kalorili besinlerin tüketiminden, ulaşılabilirliliği artan, tüketimi özendirilen bol kalorili, yüksek şeker ve yağ içerikli besinlerin tüketimine olan geçiştir.

    Özellikle genetik yatkınlığı olan, ailesinde obezite hikayesi olan kişilerde bu etkilerin sonuçları daha hızlı görülmektedir.

    Enerji alımının tüketiminden fazla olduğu durumlarda enerji dengesi bozulur. Bu dengeyi, diyet, egzersiz ve genetik faktörler sağlar. Kişilerin davranışlarındaki değişiklikler, televizyon ya da bilgisayar başında fazla vakit geçirmeleri, hareketsiz bir yaşam tarzını benimsemeleri, öğün aralarında yüksek enerjili gıdaları tüketmeleri ve fast food denilen tost, sandviç hamburger, patates kızartması, pizza vb. besinlerin tüketimini artırmaları, alkol kullanımı şişmanlığın en büyük nedenleri arasındadır.

    Bunların dışında kişinin geçirdiği süreçlerde şişmanlamaya olan eğilimde önemlidir. Örneğin gebelikteki yanlış beslenme ile birlikte gelen fazla kilo artışı, ergenlik döneminde ve menopozda kişilerin kilo alma eğilimlerindeki artış ileriki dönemlerde obezite riskini arttırır.

    Hipotiroidizm, cushing sendromu gibi hastalıklar ve bazı ilaçlarda obeziteye neden olabilir.
  3. #3
    Ď£P®£M - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Forumdan Uzaklaştırıldı
    Üyelik tarihi Dec 2009
    Mesajlar 9.516
    Blog Entries
    41
    Bahsedilmiş
    0
    Takip edilen
    0

    Standart

    OBEZİTENİN TÜRKİYE’DE VE DÜNYADA GÖRÜLME SIKLIĞI NEDİR?
    Obezitenin 1980’den günümüze 3 katı arttı düşünülüyor. Özellikle bu son yirmi yıldaki artış bir salgın hastalığa benzetiliyor. Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre, dünyada 1 milyar fazla kilolu insan bulunuyor. Bu salgından Türkiye’de etkilenmiş durumda; kadın nüfusunun yaklaşık üçte biri, erkek nüfusunun da yaklaşık beşte biri obez. Son yapılan çalışmalarda ülkemizde obezite görülme sıklığı 30 yaş üzeri erkeklerde %21, kadınlarda ise %43.

    Obezite genel olarak orta yaş sorunu gibi görünse de her yaş grubunda görülebilir. Bununla birlikte çocukluk çağında başlayan şişmanlığın ileriki dönemde devam ettiğine ilişkin birçok çalışma da bulunmakta. Ayrıca çalışmalar göstermektedir ki, şişmanlık sadece sayı olarak değil derece olarakta artmakta. Obezitenin başlama yaşı küçüldükçe derecesinin arttığına ilişkin çalışmalar da bulunuyor.

    OBEZİTE HANGİ SAĞLIK PROBLEMLERİNE NEDEN OLUR?
    Vücutta aşırı miktarda bulunan ve özelliklede bel bölgesinde toplanan yağ, koroner kalp hastalığı, yüksek kan basıncı, inme, dislipidemi (kanda anormal düzeyde yağ) ve karaciğer yağlanma riskini arttırır.

    Kişilerin solunumuna verdiği mekanik yük nedeni ile solunum güçlüğü ve uyku apnesi (uyku sırasında nefes alıp vermede bozukluk) sık karşılaşılan sorunlardır. Morbid obezitede kanda karbondioksitin artmasına bağlı olarak kişilerde sürekli bir uyku hali gözlenir.

    Şişmanlığın neden olduğu endokrin ve metabolik rahatsızlıklar da söz konusudur. Bunlardan en fazla karşılaşılan şeker hastalığıdır. İnsüline bağımlı olmayan diğer adı ile tip 2 diyabetin ortaya çıkmasında en önemli faktörlerden biri şişmanlıktır.

    Osteoartrit (eklem hastalığı) iskelet ve kasların ağır yükler altına girmesine bağlı olarak oluşan düztabanlık, diz ve kalça problemleri yaşanmaktadır.

    Günümüzde şişmanlık estetik açıdan da hoş karşılanmadığından kişilerde psikolojik sorunlara da neden olmaktadır.

    Bunların dışında çeşitli kanser türleri, reflü, özefajit, safra kesesi taşı, polikistik over ve doğurganlıkta azalma gibi çeşitli sorunlarda obezitenin neden olabildiği, tetiklediği hastalıklar olarak sayılabilmektedir.
  4. #4
    Ď£P®£M - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Forumdan Uzaklaştırıldı
    Üyelik tarihi Dec 2009
    Mesajlar 9.516
    Blog Entries
    41
    Bahsedilmiş
    0
    Takip edilen
    0

    Standart

    NASIL ÖNLEM ALINABİLİR?
    Şişmanlık, oluştuktan sonra geri dönüşü oldukça zor ve ciddi bir sağlık sorunudur. Tedavi endokrinolog, diyetisyen, fizik tedavi ve rehabilitasyon uzmanlarından oluşan bir ekip tarafından takip edilmelidir. Kazanılan yağ kitlesinin kaybı ve bu kaybı korumak uzun uğraşlar ve zaman gerektirebilir.

    Eğer daha önce belirttiğimiz parametrelerde obez sınıflamasında iseniz en kısa zamanda uzman yardımı almalısınız.

    SAĞLIKLI BESLENME ÖNERİLERİ
    Şu an kendinizde böyle bir risk görüyorsanız bugünden itibaren sağlığınız için bazı önlemler almaya başlayabilirsiniz.

    İlk basamak yaşam biçimini değiştirmektir. Hareketsiz yaşamınıza fiziksel aktivite eklemeli ve beslenme alışkanlıklarınızı değiştirmelisiniz. Kilo kaybının kalıcı olabilmesi için diyet ve egzersizin birlikte yürütülmesi şarttır. Hayatınıza katacağınız düzenli ve tempolu yürüyüşler, enerji tüketiminizi ve bazal metabolizmanızı artırarak, obezitenin neden olacağı olumsuzlukları (kan basıncı, kolesterol ve trigilseritlerin artması ve iyi kolesterol HDL’nin azalması gibi) azaltacaktır. Ayrıca, kas kayıplarının en düşük seviyede tutulmasına yardımcı olacak ve psikolojik açıdan bir rahatlama sağlayacaktır.

    Zayıflamanın şiddetle istenmesinin neden olacağı hızlı kilo verme isteği ile kişiler hatalı zayıflama diyetleri uygulamakta ve tedaviden öte başka sağlık sorunları ile karşı karşıya kalmaktadır. Tüm yaşam kalitesi ve sağlıklı olmak için tek koşul her durumda yeterli ve dengeli beslenmedir. Bunun için her besin grubundan düzenli bir biçimde tüketilmesi gerekir.

    Sağlıklı zayıflama diyetlerinde kişiye bağlı olarak değişmekle birlikte haftada 0.5-1 kg olmak üzere ayda 2-4 kg kayıp hedeflenir. Ancak bu yüksek kilolu kişilerde daha fazla olmaktadır.

    Zayıflama diyetlerinin temelinde dengeli ve yeterli beslenme ile birlikte bol sıvı tüketimi, posa tüketiminin arttırılması ve günlük 5-6 öğün beslenme yatmaktadır. Zayıflama diyetlerinde günlük olarak en az 2 litre sıvı tüketimi hedeflenmelidir. Posalı besinler, tokluk oluşturması, barsak hareketlerini artırması, kan- kolesterol ve şekeri dengelemede yardımcı olması bakımından zayıflama diyetlerinde önemlidir. Yapılan hatalardan biri de tamamen yağsız diyet tüketerek yağda eriyen vitaminlerin emiliminin ve bağırsak çalışmalarının azalmasına neden olmaktır. Stresli zamanlarda yediklerimizi kontrol altına almak, öğün atlamamak, çok hızlı yemek yememek gibi basit görünen hataların engellenmesi de kilo kaybı ve kontrolünde oldukça önemlidir.
  5. #5
    Ď£P®£M - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Forumdan Uzaklaştırıldı
    Üyelik tarihi Dec 2009
    Mesajlar 9.516
    Blog Entries
    41
    Bahsedilmiş
    0
    Takip edilen
    0

    Standart

    PKO ve OBEZİTE (ŞİŞMANLIK)
    Polikistik over sorunu (PKO) olan kadınların önemli bir kısmı kilo sorunuyla karşı karşıyadır. Kilo sorunu arttıkça yumurtlama bozukluğu daha da artmakta, yumurtlama bozukluğu arttıkça kilo verme sorunu da daha bariz hale gelmektedir. Bu yazının hazırlanma amacı obezite hakkında genel bilgiler edinmenizi sağlamaktır.
    Obezitenin Tanımı

    Obezite, yani şişmanlık genel anlamda vücutta gereğinden fazla yağ dokusu depolanması şeklinde tarif edilebilir. Bir kişi günlük ihtiyacından daha fazla kalori aldığında fazla olan bu enerji yağ hücrelerinde trigliserit adı verilen maddeler şeklinde birikir.

    Burada hemen obezite ile kilo fazlalığı arasındaki fark vurgulanmalıdır. Obezite vücuttaki yağ dokusunun gereksiz yere fazla olmasıyken kilo fazlalığı “ideal vücut ağırlığının“ üstünde olmak demektir.

    Bir kişi ideal kilosunun üstünde olmasına rağmen şişman olmayabilir. Özellikle düzenli egzersiz yapma alışkanlığını sürdüren kadınlarda kas kitlesinin artışı vücut ağırlığının yükselmesine neden olabilir. Bu nedenle kilo belirlenmesi yerine vücut yağ oranının saptanması bir kişinin obez olup olmadığının belirlenmesinde daha geçerli bir kriterdir.

    Vücut yağ oranının saptanması en doğru şekilde insanın suya batırılarak (hidrodansitometre) vücut yoğunluğunun ölçülmesiyle gerçekleştirilir. Deneysel olarak en başarılı yöntem bu olmasına karşın, pratik olmaması nedeniyle klinik değerlendirmede kullanılamamaktadır. Bunun yerine cilt kalınlığı ölçümü veya diğer bazı teknikler veya aşağıda yer alan basit hesaplamalar kullanılmaktadır.

    BMI (VKİ): vücut ağırlığı (kilogram) / boy (metre) kare

    VKİ'nizi hesaplayın>>

    VKİ’ye göre kadınlar:
    24.0-29.9 arası olanlar “kilolu”
    30.0-40.0 arası olanlar “obez”
    >40.0 olanlar ise “morbid (hastalık derecesinde) obez” olarak değerlendirilir.


    VKİ ideal kiloyu değerlendirme açısından çok ideal bir yöntem değildir ve yaşla birlikte omurga kemik kütlesi azaldıkça VKİ’nin doğruyu yansıtma özelliği daha da azalır.

    Bel Çevresi Ölçümü ve Obezite

    Bel çevresi ölçümüne göre obezite değerlendirmesi aşırı kiloluk derecesini belirlemekten çok kiloya bağlı sağlık sorunu hastalığı gelişme olasılığını belirlemek için kullanılır. Aynı model bel/kalça oranı hesaplanması şeklinde de kullanılabilmektedir.

    Göbek deliği seviyesinde ölçülen bel çevresi kadınlarda ideal olarak 80 santimetre, erkeklerde ise 94 santimetre ve altında olmalıdır. Erkeklerde bu çevrenin 102 santimetreden, kadınlarda ise 88 santimetreden fazla olması durumunda kiloya bağlı sağlık sorunları gelişme olasılığı belirgin bir şekilde artmaktadır.

    Santral Obezite (“merkezi şişmanlık”) adı verilen ve PKO’da sık görülen obezite paternini ortaya koymak için yapılan bel-kalça ölçümünde bel/kalça oranının erkekte 1.0 ve daha fazla olması, kadında ise 0.8 ve daha fazla olması da kiloya bağlı sağlık sorunları gelişme olasılığı belirgin bir şekilde artıran diğer bir durumdur.

    Amerika ve Avrupa’da obezite giderek yaygınlaşmaktadır ve bu maalesef ülkemizde de böyledir. Amerika Birleşik Devletlerinin verilerine göre bu ülkede yaşayan kadınların %25’i kilolu, %25’i ise obez kategorisindedir.

    Obezitenin artmasının en muhtemel nedeni insanların sedanter yaşam tarzı dediğimiz enerjinin fazla harcanmadığı bir yaşam tarzı benimsemesi, öte yandan muhtemelen zaman sorunu nedeniyle egzersiz yapmaya fazla zaman ayırmamasıdır. Sedanter yaşam tarzı “iki kat için bile asansör kullanmak”, “bakkala bile arabayla gitmek”, “faturalarımızı telefon veya internet kanalıyla ödemek”, “akşam yürüyüş yapmak yerine, muhtemelen buna uygun alan olmaması nedeniyle TV seyretmeyi tercih etmek” gibi farklı şekillerde açıklanabilir. Bunlar bizim fazladan aldığımız kalorileri harcamamamıza neden olan durumlardır.

    Obezite sorununun yaygınlaşmasında diğer önemli bir etken de bizi günlük aldığımız kalori miktarının artmasına iten nedenlerdir. Yıllar öncesiyle günümüzü karşılaştırdığımızda “porsiyonların” ne kadar büyüdüğünü bariz olarak görebiliriz. 10-15 yıl öncesinde içecekler 200 mililitrelik şişelerde, “aile boyu içecekler” de 1 litrelik şişelerde satılırdı. Günümüzde ise bu boyda bir içecek artık bir insanın ihtiyacına bile zor cevap verir hale gelmiştir. Porsiyonlarının büyüklüğüyle ün yapmış Amerikan tarzı beslenmeyi giderek daha fazla adet edinen toplumumuzda çocuklarda bile şişmanlık oranı artmaktadır.

    Çalışmalar, kadınlarda erkeklere göre obezitenin daha fazla olduğunu göstermektedir. Bu fark özelikle ileri yaşlarda daha da açılmaktadır. Bunun en muhtemel nedeni kadınların doğal olarak “bazal metabolizma hızlarının”, yani vücudun genel işlevlerinin sürmesi için gerekli en az en az enerji ihtiyacının daha düşük olmasıdır. Menopoz dönemine giren bir kadında yumurtlama sonrası dönemde artan kalori harcanımı da devre dışı kaldığından bu durum daha da belirginleşir.

    Bazal Metabolizma, yani vücudumuzun “rölantide” çalışırken harcadığı enerji yaşla birlikte azalma eğilimindedir. Bilimsel veriler kadınlarda bu enerjinin 18 yaşından itibaren 10 yılda bir %2 azaldığını göstermektedir. Kadınlar bu düşüş nedeniyle günlük aldıkları besin maddeleri sabit kalsa bile her yıl yaklaşık 0.4 kilogram almaktadırlar. Egzersiz yapılarak günlük harcanan enerji miktarının artırılmasıyla bu durum bertaraf edilebilir. Bu nedenle “benim yaşım geçti, egzersiz neyime” anlayışını terk etmek, bunun yerine “yaşım ilerledikçe kilomu korumak için daha fazla egzersiz yapmalıyım” felsefesi benimsenmelidir.

    “Ne yesem yarıyor” yakınması insana ilk başta kilolu olan birinin bahanesi gibi görünmektedir. Ancak bu maalesef doğrudur. Bazı kadınlar sıkı bir diyet yapmalarına rağmen zayıflayamamaktadır. Nefsine hakim olamama ve tembellik, obezite gelişimin açıklamada yetersiz kalmaktadır. Bazı insanlar tümüyle sağlıklı olmalarına karşın bazal metabolizmaları çok düşük olduğundan kolay kilo almakta, zor kilo vermektedir. Bu sorunu çözmek için yapılması gereken bir doktora başvurarak kilo alma sorununa neden olan tıbbi bir durumun söz konusu olup olmadığının belirlenmesi ve gerekli tedavinin alınması, bir sorun saptanmadığında ise günlük yapılan egzersiz miktarının artırılmasıdır.
  6. #6
    Ď£P®£M - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Forumdan Uzaklaştırıldı
    Üyelik tarihi Dec 2009
    Mesajlar 9.516
    Blog Entries
    41
    Bahsedilmiş
    0
    Takip edilen
    0

    Standart

    Obezite Nedir


    --------------------------------------------------------------------------------

    Tanımı
    Obezite ya da halk arasında bilinen adıyla şişmanlık, vücutta fazla miktarda yağ birikmesi sonucu ortaya çıkan ve mutlaka tedavi edilmesi gereken bir hastalıktır. Obezite, besinlerle alınan enerji miktarının, metabolizma ve fizik aktivite ile tüketilen enerji miktarını aştığı durumda ortaya çıkar.
    Obezite, insan vücudunda kalp ve damar sistemi, solunum sistemi, hormonal sistem, sindirim sistemi gibi sistemleri etkileyen ve birçok önemli rahatsızlığa zemin hazırlayan bir hastalıktır.
    Kalp hastalıkları, yüksek tansiyon, şeker hastalığı, yüksek kolesterol, solunum rahatsızlıkları, eklem hastalıkları, adet düzensizlikleri, kısırlık, iktidarsızlık, safra kesesi hastalıkları, taş oluşumu, bazı kanser türleri, obezite ile doğrudan ilişkili hastalıklardan birkaçıdır.
    Sonuç olarak obezite, insan yaşamını kısaltan ve yaşam kalitesini olumsuz yönde etkileyen bir hastalık olarak tanımlanabilir. Yapılan araştırmalara göre, obezite özellikle son 20 yılda, bütün dünyada süratle artmakta ve bir salgın hastalık gibi yayılmaktadır. Bu salgından ülkemiz de etkilenmektedir. Kadın nüfusumuzun yaklaşık üçte biri, erkek nüfusumuzun da yaklaşık beşte biri obez, yani şişmandır.


    Obezite nasıl ölçülür?
    Obezite için en yaygın kullanılan ölçüm, Beden Kitle İndeksi ya da İngilizce adıyla "Body Mass Index" (BMI) ve bel çevresi ölçümüdür.

    BMI değeri ve anlamı
    BMI, vücut ağırlığının (kg), boyun karesine (m²) bölünmesi ile hesaplanır. Bu değer yaş ve cinsiyetten bağımsızdır. Bununla beraber, BMI kullanımı, çocuklarda, hamile kadınlarda ve çok adaleli kişilerde doğru sonuç vermez, bu nedenle kullanılmamalıdır.

    BMI hesaplanmasında iki örnek:


    Ayşe Hanım'ın ağırlığı 70 kg, boyu ise 1.60 m'dir.
    Buna göre Ayşe Hanım'ın BMI değeri:

    70 / (1.60)²= 70 / 1.60 x 1.60 = 70 / 2.56 = 27.34 kg / m²'dir.


    Hasan Bey'in ağırlığı da 90 kg, boyu ise 1.70 m'dir.
    Buna göre Hasan Bey'in BMI değeri:

    90 / (1.70)² = 90 / 1.70 x 1.70 = 90 / 2.89 = 31.1 kg / m²'dir.



    Sağlık otoriteleri, BMI değerlerini, normal kilolu, fazla kilolu ve obez şeklinde gruplara ayırmışlardır.


    BMI değeri

    18.5 kg / m²'nin altında olanlar
    Zayıf

    18.5-24.9 kg / m² arasında olanlar
    Normal kilolu

    25-29.9 kg / m² arasında olanlar
    Fazla kilolu

    30-39.9 kg / m² arasında olanlar
    Obez (şişman)

    40 kg / m²'nin üzerinde olanlar
    İleri derecede obez


    olarak tanımlanmaktadır.
    Bu sınıflamaya göre, Ayşe Hanım fazla kilolu, Hasan Bey ise obezdir.
    Siz de bu formül ve tabloya göre kendi kendinizi değerlendirebilirsiniz.



    BMI değerinizi hesaplayın
    BMI değerinizi hesaplamak için boy ve ağırlık bilgilerinizi giriniz.
    Boy bilgisini cm olarak (örn: 175) ağırlık bilgisini kg olarak (örn: 70) giriniz.

    Boyunuz



    Kilonuz





    Bel çevresi ölçümü ve anlamı
    Vücuttaki toplam yağ miktarı önemli olmakla beraber, yağın nerede biriktiğini bilmek daha önemlidir. Karın çevresinde yağ birikimi, kalça ve vücudun diğer bölgelerinde yağ birikiminden daha fazla sağlık risklerine neden olur. Bu risk için basit fakat doğru bir yöntem bel çevresi ölçümüdür. Bununla birlikte, bel çevresi ile ilişkili hastalık riskinin, farklı toplumlarda değişkenlik gösterdiği unutulmamalıdır.

    Bel çevresi ile ilişkili metabolik hastalıklar için sağlık riski
    Artmış risk
    Yüksek risk

    Erkek
    > 94 cm
    > 102 cm

    Kadın
    > 80 cm
    > 88 cm

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

Bu Konudaki Etiketler

ForumFokurtu.CoM

Url List Google Sitemap

Sitemiz; hukuka, yasalara, telif haklarına ve kişilik haklarına saygılı olmayı amaç edinmiştir. 5651 sayılı yasaya göre, site yönetiminin hukuka aykırı içerikleri kontrol etme yükümlülüğü yoktur. Bu sebeple sitemiz, "uyar ve kaldır" prensibini benimsemiştir. Yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahipleri veya meslek birlikleri abuse[at]forumfokurtu[dot]com mail adresinden yada İletişim bölümünden bizlere ulaşabilirler.