DOSTLUK BAĞLARI
Karı koca arasındaki sevginin, arada bir ayrılmakla gevşeyeceğini
sanırlar. Bence hiç de gevşemez. Tersine, fazla sürekli bir beraberlik
bu sevgiyi soğutur, bozar. Uzaktan her kadın insana hoş gelir. Herkes
kendi hayatından bilir ki, her gün birbirini görmenin tadı başka, ayrılıp
kavuşmanın tadı başkadır. Ayrılıklar benim yakınlarıma sevgimi
tazeler, ev hayatımın tadını artırır. Değişiklik, arzularımı bir o yana,
bir bu yana sürtüp kızıştırır. Dostluğun kolları birbirimizi dünyanın bir
ucundan bir ucuna kucaklayabilecek kadar uzundur. Hele karı koca
dostluğunda, uzun bir iş ortaklığı dolayısıyla bizi birbirimize çekecek,
hatırlatacak nice bağlar vardır.
Gerçek dostluğun ne olduğunu bilirim; bildiğim için de dostumu
kendime çekmekten çok, kendimi ona veririm. Ona iyilik etmeyi onun
bana iyilik etmesinden daha çok istemekle kalmam; kendine her
edeceği iyiliğin bana da iyilik olmasını isterim. Bana en büyük iyiliği
kendine iyilik ettiği zaman etmiş olur. Bir yere gitmek ona hoş
geliyor, yahut bir işine yarıyorsa, uzakta olması bana yanımda
olmasından daha tatlı gelir. Kaldı ki haberleşmek olanağı varsa insan
ayrı düşmüş de sayılmaz. Ben vaktiyle dostumdan ayrılmada yarar
bile buldum. Birbirimizden uzaklaşmakla hayatımızı daha fazla
doldurmuş, olanaklarımızı genişletmiş oluyorduk. Başka başka
yerlerde, o benim için yaşıyor, keyfediyordu, ben de onun için.
Hayatın tadını bir aradaymışız gibi çıkarıyorduk. Hatta bir aradayken
birimizden biri işsiz kalıyordu. O kadar kaynaşmıştık ki ayrı ayrı
yerlerde olmakla anamızdaki gönül birliği bir kat daha
zenginleşiyordu. (Kitap 3, bölüm 9)
__________________



LinkBack URL
About LinkBacks


Alıntı ile Cevapla


Paylaş