Üye olmak zorunda değilsiniz,Linkler Açıldıl

Etiketlenen üyelerin listesi

TÜRKÇESİ İsmet İnönü ünlü bir Kurtuluş Savaşı komutanı, Lozan Barış Anlaşması’nın başarılı bir diplomatıdır ve Türkiye’nin ilk başbakanı, ikinci cumhurbaşkanıdır. Modern Türkiye’nin kurulmasında öncü olanlar arasında Mustafa Kemal Atatürk’ten sonra ikinci olarak O kabul edildi. İsmet İnönü’nün babası Malatya’dan Hacı Raşid Bey İzmir mahkemesinde hakimdi ve annesi Bulgaristanlı Cevriye hanımdı.
  1. #1
    3mN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    3mN
    Süper Üye
    Üyelik tarihi Jun 2011
    Yaş 22
    Mesajlar 766
    Bahsedilmiş
    0
    Takip edilen
    0

    Standart İsmet İnönü'nün Biyografisi (Türkçe ve İngilizce)

    TÜRKÇESİ

    İsmet İnönü ünlü bir Kurtuluş Savaşı komutanı, Lozan Barış Anlaşması’nın başarılı bir diplomatıdır ve Türkiye’nin ilk başbakanı, ikinci cumhurbaşkanıdır. Modern Türkiye’nin kurulmasında öncü olanlar arasında Mustafa Kemal Atatürk’ten sonra ikinci olarak O kabul edildi.

    İsmet İnönü’nün babası Malatya’dan Hacı Raşid Bey İzmir mahkemesinde hakimdi ve annesi Bulgaristanlı Cevriye hanımdı. O İzmir’de doğdu ama babasının işi dolayısıyla ilköğretimini Sivas’ta tamamladı. İnönü genç yaşta girdiği Sivs Askeri orta okulda çok başarılı bir öğrenciydi. Bir yıl Sivas Sivil Hizmet Lisesi’nde okuduktan sonra iftiharla mezun olduğu İstanbul’daki Topçu Savaş Akademisi Lisesine geçti Bu başarısını girdiği Topçu Savaş Akademisinde de sürdürdü. Sınıfın en başarılısı olarak oradan mezun oldu, O zaman subaylar için eğitim okulu olan Yüksek Askeri Okula katılmaya hak kazandı.

    Öğrencilik yılları boyunca İsmet İnönü dersleriyle olduğu kadar ülkenin karşılaştığı sorunlarla da yakından ilgiliydi. Ortaokulda Fransızca öğrenmeye başladı ve Askeri Akademi’de Almanca öğrendi. Her iki dilde askeri ve siyasi yayınları kolayca takip edebildi. sultan abdülhamid’ artan baskılar ve Osmanlı imparatorluğunun dış politikası genç yurtseverler arasında hoşnutsuzluğa neden oldu. İnönü’nün okul arkadaşları da aynı ilgiyi hissetti. Ülkenin durumu sık sık karşı karşıya tartışmak için karşılayacak.
    Bu ona ilk disiplin cezasını getirdi. Öğretmenlere saygısız olmasına rağmen onu kovulmaktan kurtardı.

    1906 da ikinci ordu için bir komutan olarak yayınlandı. 1907 sonunda komuta birliğinde ilerlemeye katıldı. İkinci anayasal bildirgesini takiben1908 de Edirne karargahındaki komitenin nüfuslu bir üyesi oldu.
    Aynı yıl kasımda üst düzey kaptanlığına yükseldi.
    Yeşilköy merkezinde bir süre çalıştığı cep orduyla 1909 yılında 31 mart olaylarını bastırdı.
    Daha sonra ikinci ordu temsilcisi olarak birlik ve ilerleme için komiteye katıldı.
    Bu kongrede Mustafa kemalin görüşlerini paylaştılar. Kim inanırdı ki bir kez ordunun politika dışında kalmasına. Ve Mustafa kemale uygun davrandılar. Ancak bu görünüm biraz destek çıktı ama yine de bir azınlık kaldı. Kongre sonrasında, inönünün komitesine bağlantılar zorladı.

    ismet inönünün çalışkanlığı, disiplinliği ve yeteneği onu hemen göze çarpar hale getiriyordu.
    1910 yılında komutan Ahmet izzet paşanın yemen isyanını bastırmakla görevlendirildiğinde İnönü onun emir subayı olarak seçildi.1912’de binbaşılığa terfi etti, 1913e kadar yemende kaldı. İstanbula geri döndüğünde savaş karargahında Enver paşayla beraber görev aldı. Albay rütbesine terfi etti ve ordunun yenilenmesinde etkili rol oynadı. Cephelerde hizmet etmeye yönelik bir istek üzerine 1915 ekim de 2. orduya kurmay başkanı olarak atandı. Ve aynı yıl albaylığa yükseldi.
    İsmet İnönü 1. dünya savaşı boyunca hizmet ettiği tüm alanlarda başarılı ve yetenekli bir asker olduğunu kanıtla. O, 2. ordu kurmay başkanı ve üçüncü kolordu komutanı olarak görev yaptı. Savaş sırasında ve Harbiye(savaş) bakanlığında müsteşar olarak görev yaptığı sırada albaylık rütbesine ulaştı. İnönü yaptığı savaşlardaki performansları için 11 ödül ve madalya aldı. 1919 yılında Mevhibe adında bir bayanla evlendi.
    Harbiye Bakanlığı’ndaki müsteşarlık görevi süresince, Mustafa Kemal Paşa ile Şişli’deki evinde sık sık görüşmeler yapıyor, ülkeyi düşman işgalinden nasıl kutarabileceklerini tartışıyorlardı. Mustafa Kemal’in isteği üzerine O, 1920 yılında ankara’da ulusal ordu kurulması konusunda toplantılara girdi. Daha sonra isteği üzerine İstanbul’a döndü ve Fevzi Çakmak Paşa bu savaş bakanlığına tayın oldu. 16 mart 1920’de, İstanbul’un Müttefik kuvvetler tarafından işgal edilmesinin ardından, Musrafa Kemal İnönü’ye Ankara’ya gitmeyi emretti. İnönü hemen bu emre uydu ve tanınmamak için sıradan bir asker gibi giyinerek yola koyuldu. Ankara’ya 9 nisan 1920’de vardı. 23 Nisan 1920’de açılan TBMM’ye Edirne’den milletvekili olarak girdi. Yeni oluşturulan kabinede Genel Kurmay Başkanlığı’nı temsil ediyordu. Görevi yeni ulusal orduyu kurmak ve yönetmekti. Bu sırada Mustafa Kemal ve İsmet İnönü İstanbul Hükümeti tarafından ölüme terk edildi.
    Bu milli ordunun kurulma süreci oldu, Yunanlılar Ege Bölgesi’ni işgal etmek için Orta Anadolu üzerine harekete başladılar. Batı önünde artık önemli ve tehlikeli oldu. İnönü 10 Kasım 1920 tarihinde bu ön kuzey sektörüne komuta atandı. 6 Ocak 1921’de Yunanlılar Bursa ve Eskişehir arasında İnönü’nün bölgesinde Türk ordusuna saldırdı. 1. İnönü savaşı olarak bilinen bu çatışma, süper komutasındaki Türk ordusu için zaferle sonuçlandı. Daha sonra Çerkez Ethem liderliğindeki bir ayaklanma bastırıldı.
    1 Mart 1921’de TBMM İnönü’ye Tümgeneral ünvanını vermeyi kararlaştırdı ki bundan sonra İsmet İnönü’ye general rütbeli bir asker olarak “paşa” ünvanı ile ile hitap edilmeye başlandı. Bundan kısa bir süre sonra Yunanlılar tekrar toplanarak 1. İnönü Savaşı’nın olduğu yerde, 23 Mart 1921’de ikinci bir saldırı düzenlediler. 2. İnönü Savaşı olarak bilinen bu çatışma Türklerin zaferi ve Yunanlıların geri çekilmesiyle sonuçlandı. Daha sonraları İsmet Paşa Sakarya Meydan Muharebesi’nde Büyük taarruz ve ve Bşkumandan Meydan Muharebesi’nde önemli görevler üstlenmiştir. Bu kampanyalarda O’nun başarısı Perlomentosu tarafından bağımsızlık madalyası ile ödüllendirildi. 11 Ekim 1922 tarihinde Barış ve Mudan Ateşkes Antlaşması ile kurulmuş uluslar arası toplantılarda Türk bağımsızlığını tanıma konusu başlatılmıştır. İsmet Paşa, Mustafa Kemal tarafından Dışişleri Bakanlığı’na atandı ve bu nedenle Lozan Konferansı’na katılmayı başardı. Lozan Konferansına da İnönü gibi kendini kanıtlamış yetenekli diplomat askerler gerekliydi. İnönü liderliğindeki barış görüşmeleri yeniden Türkler için zaferle sonuçlandı. İsmet Paşa bir kez daha dışişleri bakanı olarak Türk Perlomentosu’na ikinci dönem katıldı. Cumhuriyetin kurulması ve yeni anayasanın hazırlanması aşamasında O, hep Mustafa Kemal’in yanında oldu ve etkisi büyüktü. Türkiye Cumhuriyetinin ilanının hemen ardından Başbakan olarak hükümeti kurmakla görevlendirildi. 12 yıl süren bu görevinde Mustafa Kemal’in prensiplerini uyguladı, Türk ekonomisini düzene koydu ve denizaşırı ülkelerle sağlam ilişkiler kurdu. 1937 yılında başbakanlık görevine istifa etmesi usulen kabul edildi. 1938 yılında Atatürk’ün ölümünden sonra İnönü cumhurbaşkanı ve Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) başkanlığına seçildi. 2.Dünya savaşı boyunca sıkı bir şekilde Türkiye’nin tarafsızlığını korumaya çalıştı ve savaşın tarafları olan ülkelerin hepsi ile çok yanlı ilişkiler kurma konusunda çok dikkatliydi. Ocak 1943’te Adana’da İngiltere başkanı Churchill ile görüştü. Başkan Roosevelt aynı yıl aralık ayında Kahire’ye gitti. Ayrıca Almanya ile savaş sırasında bir saldırmazlık paktı imzalandı. Savaş sırasında İsmet İnönü bile demokrasiye geçiş hakkında kendi adreslerinin pek çoğunda düşündürüyordu. O’nun amacı bir çok partili sisteme geçmek için tek parti yönetimine son vermek oldu. Getirmeyi amaçlayan iş bu savaştan sonra başladı. Demokratik Parti 1946 Celal Bayar ve başkanlığında kurulmuştur. 1950 seçimlerinde, O parti seçimleri kazandığında, İnönü CHP Genel Başkanı olarak Muhalefet liderliği rolünü üstlendi. 27 Mayıs 1960’da askeri müdahale ettiler.
    1961 seçimlerinde de milletvekili en fazla olan partinin başkanı olarak üç koalisyon hükümetlerini oluşturdular. 1965 yılındane zaman hükümet güven oyu kaybetti. İnönü muhalefet lideri görevinden döndü. 22 Şubat 1962ve 21 Mayıs 1963 darbe girişimlerini engelleyerek demokrasiyi kesintiye uğratma çabalarını da önlemiştir. 1964ve Kıbrıs olaylarında O’nun hareket birliklerinin inişi sırasında ABD tarafından engellendi. Bunun ardından çok yanlı dış politikayı benimsemiştir. 1972’de parti kongresinde yeterli desteği bulamamasının ardından İsmet İnönü yeni parti yönetimiyle birçok konuda fikir ayrılıklarına düştü ve genel başkanlıktan istifa etti. Önceki başkanlara izin veren anayasal değişiklik sonucu İnönü 1971’de meclise girdi. **ümü, Türkiye’yi ve komşu ülkeleri yasa boğmuştu. Mezarı Atatürk’ün Anıtkabir’deki mezarının yanındadır.

  2. #2
    3mN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    3mN
    Süper Üye
    Üyelik tarihi Jun 2011
    Yaş 22
    Mesajlar 766
    Bahsedilmiş
    0
    Takip edilen
    0

    Standart Cevap: İsmet İnönü'nün Biyografisi (Türkçe ve İngilizce)

    Biography of İsmet İnönü
    İSMET İNÖNÜ ( 1884 – 1973 )
    İsmet İnönü was a famous commander in the war of Independence a successful diplomat at the Lausanne Peace Agreement, and Turkey’s first prime minister and second president. He is regarded as the ‘second figure,’ after Mustafa Kemal Ataturk, among those in the vanguard of the foundation of modern Turkey.
    İsmet İnönü’s father was a magistrate at İzmir Court, Hacı Reşid Bey of Malatya and hıs mother the lady Cevriye (Temelli) from Bulgaria. He was born in İzmir, but completed his primary
    education in Sivas on account of his father’s work. İnönü was by no means a successful student at the Sivas Military
    Middle School, which he entered at an early age. After studying for one year at the Sivas Civil Service High School, he entered the high school department of the Artillery War Academy in Istanbul, graduating with honours. He continued this success at the Artillery War Academy, which he entered next. Graduating from there at the head of his
    class he earned the right to join the Advanced Military School, which was then a training school for officers
    .During his student years, İsmet İnönü was as deeply interested in the
    problems facing the country as he was by his courses. He began learning French while still in middle school, and
    learned German at the Military Academy, and was easily able to follow publications in both languages concerning military and political matters.Sultan Abdülhamid’s increasing constraints and the Ottoman Empire’s foreign policy led to
    dissatisfaction in the youthful patriot.İnönü’s schoolmates felt the same concerns. They would frequently meet to discuss the situation facing the country. That led to his receiving a first disciplinary warning, although the
    respect he had gained among his teachers and those close to him prevented him being expelled.In 1906 he was posted to the 2nd Army at Edirne as a staff captain, and at the end of 1907 secretly joined the Committee for Union and Progress. Following the declaration of the second constitutional monarchy in 1908, he became an influential member of the committee in its Edirne headquarters. In November the same year he was promoted to senior captain. At Yeşilköy he joined the Mobile Army, which suppressed the March 31 incidents in 1909, working for a time at headquarters. He then attended the Committee for Union and Progress congress as 2nd Army delegate.

    - 1 -


    At that congress he shared the views of Mustafa Kemal, who believed that the army should remain outside politics, and acted in concert with him. That view attracted some support, but nevertheless remained a minority one. Following the congress, İnönü’s links to the committee were severed.
    İsmet İnönü was one whose industriousness, discipline and ability immediately brought him to notice. When the then chief of general staff,
    Ahmed İzzet Paşa, was tasked with suppressing the Yemen Revolt in 1910, İnönü was selected as his adjutant. Promoted to the rank of major in 1912, he remained in Yemen until 1913, when he returned to Istanbul to take up a post at the War Ministry headquarters
    alongside Enver Paşa. During that attachment he was promoted to the rank of lieutenant-colonel and played an influential role in the renewal of the army.Following a request to serve on the front, he was posted to the 2nd Army as chief of staff in October 1915, and was promoted colonel that same year.
    İsmet İnönü proved himself to be a talented and successful soldier on all the fronts on which he served during World War I. He served as chief of staff of the 2nd Army and commander of the XX and III Army Corps, reaching the final rank of colonel during the war and serving as undersecretary at the War Ministry. İnönü received 11 awards and medals for his performance in the war, and married a lady called Mevhibe in 1919.During his time as undersecretary at the War Ministry, İnönü frequently met with Mustafa Kemal Paşa at the latter’s house in Şişli, where they would discuss how to free the country from enemy
    occupation. At Mustafa Kemal’s request he went to Ankara in January 1920 for meetings regarding the establishment of a national army. He then returned to Istanbul at the request of Fevzi Çakmak Paşa, who had been appointed to the War Ministry. On March 16, 1920, following the occupation of Istanbul by the Allied Powers, Mustafa Kemal ordered İnönü to Ankara. İnönü obeyed at once, and set out dressed as an ordinary private soldier to avoid being recognised, arriving in Ankara on April 9, 1920. He entered Parliament, which opened on April 23, 1920, as member for Edirne and represented the General Staff in the newly formed Cabinet. His task was to form and direct the new national army. During this time, Mustafa Kemal and İsmet İnönü were sentenced to death by the Istanbul government.
    -2-

    While the national army was still in the process of being established, the Greeks invaded the Aegean region and began moving on central Anatolia. The western front was now the most important and dangerous. İnönü was appointed to command the northern sector of that front on November 10, 1920. On January 6, 1921, the Greeks attacked



    the Turkish Army on İnönü’s sector between Bursa and Eskişehir. This conflict, known as the First İnönü War, resulted in victory for the Turkish Army, superbly commanded by İnönü. He then put down a revolt led by Çerkez Ethem.On March 1, 1921, the Turkish Parliament decided to promote İnönü to major-general, after which, as an officer of general rank, he began to be referred to as İsmet Paşa. Shortly afterwards, the Greeks regrouped and initiated a second attack in the area where the First İnönü War had been fought, on March 23, 1921.Later still, İsmet Paşa assumed important posts in the Sakarya War, the Ground Offensive and the Chief
    Command Battle of 1921-1922. His success in these campaigns was rewarded by Parliament with the Independence Medal.Peace was established with the Mudanya Ceasefire Agreement on October 11, 1922, and international meetings began
    on the subject of recognizing Turkish independence. İsmet Paşa was appointed foreign minister by Mustafa Kemal, and was thus able to attend the Lausanne Conference.
    During the Lausanne Conference İnönü proved to be as talented a diplomat as he was soldier. Led by İnönü, the Lausanne peace talks again ended in another victory for the Turks.
    İsmet Paşa once more participated in the Turkish Parliament’s second term as foreign minister. He was constantly at Mustafa Kemal’s side during the foundation of the Republic and the preparation of the new Constitution, and exerted a profound influence. Immediately after the declaration of the Turkish Republic, he was charged with forming the government as prime minister. During his 12 years in that post, he implemented the principles of Kemal Ataturk, re-ordered the Turkish economy and established sound relations with overseas states. In 1937, he asked to resign the post of prime minister, which was duly accepted.

    -3-

    Following the death of Ataturk in 1938, İnönü was elected Turkish president and echairman of the Republican People’s Party (CHP). During the Second World


    War he scrupulously tried to maintain Turkish neutrality, and was careful to establish multilateral relations with the powers engaged in the conflict. On



    January 1943 he met with British prime Minister Winston Churchill in Adana, and with Churchill and U.S. President Roosevelt in Cairo in December that same year. He also signed a non-aggression pact with Germany during the war.

    Even during the war İsmet İnönü was thinking about the transition to democracy, making this clear in many of his addresses. His aim was to put an end to single-party rule and to move to a multi-party system. Work aimed at bringing this about commenced after the war. The Democratic Party was set up under the chairmanship of Celal Bayar in



    1946. When that party won the 1950 elections, the CHP entered Parliament as the opposition. As CHP chairman, İnönü assumed the role of leader of the opposition.

    In the 1961 elections following the May 27, 1960, military intervention, he formed three coalition governments as



    chairman of the party with the greatest number of deputies. When the government he had formed lost a vote of confidence in 1965, İnönü returned to



    the post of leader of the opposition. During the Cyprus incidents of 1964 his move to land troops there was blocked by the United States. Following this he turned to a multilateral view of foreign policy.

    In 1972, İsmet İnönü had disagreements with the party leadership on a number of issues, and resigned the

    chairmanship after failing to secure sufficient backing at the party conference. He entered the Senate in



    1971, as a result of a constitutional amendment allowing former presidents to do so.

    His death was the cause of great mourning at home and overseas, and his tomb is next to that of Ataturk at Anıtkabir.

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
ForumFokurtu.CoM

Url List Google Sitemap

Sitemiz; hukuka, yasalara, telif haklarına ve kişilik haklarına saygılı olmayı amaç edinmiştir. 5651 sayılı yasaya göre, site yönetiminin hukuka aykırı içerikleri kontrol etme yükümlülüğü yoktur. Bu sebeple sitemiz, "uyar ve kaldır" prensibini benimsemiştir. Yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahipleri veya meslek birlikleri abuse[at]forumfokurtu[dot]com mail adresinden yada İletişim bölümünden bizlere ulaşabilirler.